2 gol atan Fenerbahçe, sahasında 2-1 mağlup !

Süper Lig’de sezonun  4’te 3’ü de geride kalırken, Başakşehir engelini de 3-2’lik skorla aşan Beşiktaş liderlik tahtına iyice ısındı. Galatasaray 2 maç sonraki galibiyeti Kayserispor’a karşı 3 golle bulurken, diğer şampiyonluk adayı Fenerbahçe evinde galibiyete hasret kaldı. 

Haftanın yorumlarını, Hakan Ortatepe yine hiçbir yerde duyulmamış tespitlerle sizler için derledi:

BEŞİKTAŞ’IN AKLI FENERBAHÇE DERBİSİNE ODAKLANDI

Beşiktaş liderlik koltuğunda oturmaya devam ediyor.

Başakşehir karşısında mücadeleden vazgeçmeyen, liderliğini sürdürebilmek için kazanmak isteyen ve en önemlisi de birbirine inanmış bir oyuncu grubu vardı sahada. Bunu attıkları gollerden sonra birbirlerine kenetlenip sevinmelerinden açıkça görebiliyoruz. Nitekim oynadıkları futbol ile gerçekten seyir keyfi veriyor ve kazanmayı hak ediyor bu takım.. Ancak Beşiktaş bunu ilk defa yapmıyor. 10 kişi kaldığı maçlarda dâhi sahadan galibiyetle ayrılmıştı. Bu defa da öyle oldu ve Başakşehir’in beraberliği yakalamasına rağmen, oyunu bırakmayıp Josef de Souza’nın gerçekten görülmeye değer golüyle galip geldi. Kısacası, Beşiktaş hız kesmeden yoluna devam ediyor. Şimdi bütün gözler Pazar günü oynanacak BJK- FB derbisine çevrilmiş bulunuyor. 

GALATASARAY’DA “RÜZGÂRIN OĞLU” ONYEKURU FIRTINASI

Önceki haftalarda oynadığı 2 maçtan ancak 1 puan çıkarabilen Galatasaray bu hafta hata yapmadı ve üç puanı hanesine yazdırıp ligin zirvesindeki iddiasını sürdürdü.

Haftaiçi oldukça geç kalınmış, ancak doğru bir kararla Belhanda‘nın sözleşmesinin fehs edilmesinden sonra (ki buna en çok üzülen Fatih Terim olmuştur) Belhanda’siz Galatasaray kazandı. Bu oyuncunun Galatasaray’a ne kadar el freni etkisi yaptığını ve bunu diğer takım arkadaşlarına da yansıttığını daha önce de söylemiştik. Fatih Hoca elinde bu kadar alternatifli bir kadro imkanı olunca, sahaya uzun bir süre sonra  taktik değiştirerek çift forvet düzeni ile çıktı. Moustafa Mohammed’in cezasının bitmesi ve Falcao‘nun da sakatlıktan dönüp geçen hafta iki golle takıma katkı yapması, Fatih Hoca’nın elini kuvvetlendirdi. Mohammed’in performansı, Falcao üzerinde çok olumlu etki yapmış görünüyor. Falcao,  Drogba’vari bir vuruşla kaydettiği golle de klasını ortaya koydu.  Kadroda ilk defa bu kadar ciddi bir forvet rekabetinin olması Falcao‘ya da esas işinin futbolculuk olduğunu hatırlatmış ve futbol oynamaya tekrar dönmüş görünüyor.

Diğer yandan Belhanda‘nın sözleşmesinin fesih edilmesi ile Feghouli de “pabucun pahalı” olduğunu anlayanlardan.  Zira oyuna girdikten sonra bugüne kadar belki de en istekli oyununu oynadı. Bunu yaptığı asistle de gördük. Demek ki yapılan bazı işlerle “hiç kimse alternatifsiz değildir” gibi hatırlatmalar yapmak olumlu etkiler yaratabiliyor. Bu etkiyi ilerleyen haftalarda Emre Akbaba ile Babel’de de göreceğiz. Diğer yandan Onyekuru faktörü Galatasaray için gerçekten çok büyük bir rol oynuyor.  Süratli driplingleriyle rakip müdaafayı  şaşırtan Onyekuru, 50 yıl önce Gençlerbirliği ve Milli takımda forma giyen milli futbolcu “Rüzgarın oğlu” lakaplı Zeynel Soyuer‘i hatırlattı. Oyuna girdikten sonra son 10 dakikada 2 gol atıp, takımı farklı galibiyete götüren oyuncu oldu. Tabii bu arada Fatih Terim, Onyekuru değişikliği ile bu hafta doğru zamanda doğru bir iş yaptı. Galatasaray zorlanmadan kazandı ve ligdeki iddiasını da sürdürüyor.

FENERBAHÇE’NİN KADIKÖY BÜYÜSÜ BOZULDU

Fenerbahçe Kadıköy’de yine kaybetti. Sarı Lacivertli takım, deplasmandaki başarısını evinde gösteremiyor. Şimdi her şey sil baştan ve yine tek suçlu Erol Bulut olacak. Gerçekten bu maçta Erol Hoca takımını iyi yönetemedi. Ama aslında bu maçtan önce bütüne bakmak gerek. Ligin başından bu yana 30 hafta geride kaldı. Bu 30 hafta içinde Fenerbahçe’nin henüz bir oturmuş sistemi ve kadrosu mevcut değil. Hâlen defansta solda Caner kadro dışı.. Yerinde  ise  Fener’in golünü atan Novak oynar ama stoperde Serdar Aziz – Szalai mi yoksa Thiserand – Lemos mu oynamalı? Sağ bek de Gökhan mı yoksa Sangare’mi oynar? Orta sahada Sosa ile Ozan mı yoksa Mert Hakan mı oynasın ? Bu oyuncular oynarsa Gustavo ne olur? Pelkas sağ kanatta mı daha faydalı, yoksa olmayan forvet arkasında mı daha iyi olur? Olmayan forvette Thiam, Samatta, Valencia ya da Cisse hangisi oynamalı. Bir de tüm bunların yanına sırf şöhret olsun diye alınmış Mesut Özil, İrfan Can Kahveci ve Osayi Samuel kimin yerinde oynar konusu var. Sadece kaledeki Altay’ in yeri kesin. İşte 30 hafta sonunda Fenerbahçe’deki resim bu. Bu oyuncularla 30 haftada bir sistem yapamayan bir Teknik Direktör ne kadar başarılı sayılır? Bunu da varın siz cevaplayın.

Bugüne kadar Fenerbahçe’nin kazandığı ve seyredenlere keyif veren kaç maçı var? Belki 3 tane falan çıkar. Bunların dışında kazandığı diğer maçlara baktığımızda %90 nı ya hep oyuncuların bireysel çabaları ile ya da duran toplardan atılan gollerle kazanılmış olduğunu görürüz. Yani kısacası Takım olamamış bir takım görüntüsü var. Şimdi Gençlerbirliği maçına bakalım, ilk 11 de Mert Hakan ve Thiam yanlış tercihler. Hatta Mert Hakan yerinden o kadar emin değil ki, yeri garanti olsun diye pozisyonlarda hakeme itiraz ederek, takımın hakkını savunuyormuş gibi yapan bir vücut dili vardı. Pelkas’ın da sol tarafta kanatta oynaması doğru değildi.  

İlk yarıda Fener kalesine şut atamayan Gençlerbirliği, Serdar Aziz’in kendi kalesine attığı golle hayat buldu. Fenerbahçe’de ilk golünü atan Novak sakatlanıp çıkınca onun bölgesi bir türlü kapatılamadı. Caner madem affedildi neden Novak’ın yerine oyuna alınmadı? Akabinde Gençlerbirliği bu kanattan yaptığı akınlarla da ikinci golü buldu, hatta bu yine bölgeden yaptığı akınlarla fark arttıracak pozisyonlarda buldu, ancak kaleci Altay buna izin vermedi ve Kadıköy’de tam 21 yıl sonra galibiyet yüzü gördü. Takımda sistem olmadığı gibi, Fenerbahçe de oynayan futbolcularda Fenerbahçe’li lik ruhu da yok. Kaçan pozisyonlardan sonraki tavırları hiç de üzülürmüş gibi değil (Örnek: Sangare`nin topu kalenin üstünden dışarı attığında hiç kimseye bakmadan geri koşması). Sadece Pelkas maç sonunda üzüntüden yerde yatıyordu. Tabii ki bu tablo oyuncuların durumu, diğer yandan Erol Hoca’nın bu şekilde başarısız olmasının diğer sebebi de kendi başına karar verememesi ve takımda çok başlılık olması. Erol Bulut elinde olsa basın toplantısına bile çıkmayacak, toplantı konuşması o kadar kısa sürdü ki hiç kimse bir şey anlamadı. (Fatih Terim’in ve Sergen Yalçın’ın maç sonrası yaptığı basın toplantıları ile karşılaştırın, ne demek istediğimiz mutlaka anlaşılır.)

Geçen hafta kazanılan Konyaspor maçından sonra Erol Hoca’nın kredisinin arttığını, ancak kaybedilecek ilk maçtan sonra durumunun tekrar sorgulanacağını söylemiştik. Önümüzde iki senaryo var: 1) Erol Bulut her an istifa edebilir, akabinde sezon sonuna kadar götürecek bir Antrenör ile anlaşılır. Gelecek sezonda da Avrupa şampiyonasından sonra Alman Milli takımını bırakacağını açıklayan Joachim Löw veya bir başka ünlü yabancı Antrenör gelir. 2)Erol Bulut sezon sonuna kadar devam eder ve sadece takımı şampiyon yaparsa kalabilir. Yapamzsa sezon sonunda sözleşmesi fesih edilir. Yerine yine Joachim Löw veya bir başka ünlü yabancı Antrenör gelir. Ama her halükarda Fenerbahçe`nin yeni Teknik Direktörü yabancı bir isim olur.  

ANADOLU TAKIMLARINA BAKIŞ 

Gençlerbirliği 98.kuruluş yılında, henüz 3 gün önce göreve başlamış yeni Teknik Adamı Özcan Bizati ile ilk maçında Fenerbahçe’yi yenip büyük moral bulmuş oldu. Biraz daha becerikli olsalar Fenerbahçe’ye tarihi bir yenilgi yaşatabilirlerdi. Bu galibiyete rağmen düşme potasından çıkmaları çok zor görünüyor.

Antalyaspor’un ismini görünce Ersun Yenal ‘dan dolayı, o maçın aslında ne kadar sıkıcı ve gol kısırı bir maç olacağı akla geliyor. Çünkü Ersun Yenal takımını ilk planda gol yememek için oynatıyor. Durum böyle olunca da, haliyle Antalyaspor`un maçlarındaçok keyif veren bir oyun olmuyor. Ama futbolda sadece gol yememek yeterli değil ve kazanmak için esas olan gol atmak. Antalyaspor konuk olduğu Alanya’da karşısında aksine ilk planda gol atmayı düşünen ve isteyen bir takım buldu. Herhalde Ersun Yenal geçen haftaki Alanyaspor-Trabzonspor maçını seyretmemiş olmalı ki, Alanyaspor’un nasıl golcü bir takım olduğunu atlamış. Bu yüzden de her zamanki gibi gol yememek için sahada olan Antalyaspor 4’lük oldu.

Alanyaspor’un başarısının altında Çağdaş Hoca’nın takımı iyi idare etmesinin yanısıra transfer konusundaki mahareti de büyük rol oynuyor. Bu konuda Alanyaspor’u gerçekten tebrik etmek lazım. Hem sattığı ve hem de aldığı futbolcularla, transferde ligin en başarılı takımı. Çünkü, hem takıma gerçekten fayda sağlayan oyuncuları hem üzerine koyup satıyor ve para kazanıyor, hem de sattıklarının yerini doldurabilen yeni futbolcular alıp, gücünden bir şey kaybetmiyor. Bu Alanyaspor daha çok can yakacak gibi . 

Son haftalarda çıkışta olan Ankaragücü’ne baktığımızda, Hikmet Karaman’ın etkisi hemen belli oluyor. Takımın başına geldiğinden beri mücadeleci ve kazanmaya yönelik bir futbol oynatan Hikmet Hoca ile Ersun Yenal arasındaki fark hemen görülebiliyor. Daha mütevazi bir kadroya sahip olan Ankaragücü bu mücadelesi ile ligde kalacak gibi gözüküyor. Hikmet Hoca’nın elindeki bu mütevazi kadroyu bu şekilde motive edip oynatabilmesi gerçekten büyük başarı.

Göztepe de son iki haftada da aldığı sonuçlarla dikkat çekmişti. Ancak bu hafta tökezledi. İlk yarısında daha etkili bir oyun oynamasına rağmen ikinci yarıda Halil’in sahada olmaması farklı mağlubiyeti getirdi. Halil Göztepe için önemli bir güç. Ünal Karaman onu oyundan alıp Jahovic ile gol bulmayı planlamış olmalı ama bu yanlış bir karar oldu. Jahovic o eski günlerinden çok uzak.

 Son iki haftayı kayıpla geçen Hatayspor ve Trabzonspor sanki duraklama dönemine girmişler gibi. Hatayspor iki haftadır mağlup ve geçen hafta kendi evinde Alanyaspor’a kaybeden Trabzonspor da bu haftada Erzurumspor deplasmanından 1 puanla dönüyor.

HAKEM ELEŞTİRİLERİ TAMAM AMA BİRAZ DA ÖZELEŞTİRİ

Şampiyonluğa oynayan takımlara baktığımızda aldıkları kötü sonuçlardan sonra maç sonunda yaptıkları açıklamalarda hakemlerden şikayet ediyorlar. Tamam hakemler iyi değiller ve hep hata yapıyorlar ama şikayet eden takımlarda hiç mi sorun yok. Şampiyonluğa oynayan takım,eğer gerçekten şampiyon olmak istiyorsa, şartlar ne olursa olsun, sahada oyununu oynar ve kazanır. Bakınız Beşiktaş

Lig heyecanı daha da artarak devam ediyor, biz de izlemeye devam ediyoruz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: