SEÇİM ZAMANI ADRESİNİZİ YENİDEN YURTDIŞINA ALIN DERLER Mİ?

Otomatik Bilgi Paylaşımı hala Yurtdışındaki Türklerin gündemini meşgul ediyor. Yaklaşık 6 milyon Türk ne yapacağını şaşırmış bir şekilde gelişmeleri takip ediyor. Hamburglu Avukat Talha Barut, bu konulara açıklık getiren tafsilatlı bir yazı kaleme aldı.

İşte Talha Barut’un vatandaşlarımızı bilgilendirici  ve yetkililerimize uyarı mahiyetindeki o yazısı: 

 Seçim zamanı “Adresinizi yeniden yurtdışına alın” derler mi?

Konsolosluklarda randevu kontenjanlarının düşürülmesi sebebiyle 2 aydan önce randevu almak artık pek mümkün olmuyor. Konsolosluklardan randevu alamayan bazı vatandaşlar ise Covid-19’dan kaynaklı risklere rağmen alelacele Türkiye’ye giderek konuya ilişkin bir çözüm bulmaya çalışıyor. Kimisi bankadaki parasını çekip hesabını kapatıyor, kimisi de bazı milletvekilleri ve yetkililerin de tavsiyesine uyarak adresini Türkiye olarak gösteriyor. “Bugün adresinizi Türkiye gösterin” diyen yetkililer ya da vekiller seçim zamanı geldiğinde, bu defa da muhtemelen “Adresinizi yurtdışı gösterin” diye telkinde bulunacaklardır.

Peki seçim zamanı geldiğinde bu anlaşma askıya mı alınacaktır?

Tabii ki hayır! Devletler aralarında yapmış oldukları uluslararası anlaşmaları uzun yıllar içerisinde uygulamak üzere yürürlüğe koyarlar. Örneğin, 1964’ den beri Almanya, 1966’dan beri Hollanda, Belçika ve Avusturya, 1969’dan beri İsviçre ve 1972’den beri de Fransa ile Türkiye arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmaları uygulanıyor. Görüldüğü üzere bunlar birkaç yıl içerisinde sona ermemiş anlaşmalar. Nasıl ki Sosyal Güvenlik ile ilgili konularda yapılmış olan anlaşmalar 50 yıldan fazla bir süredir uygulanıyor, aynen o şekilde de vergi konularında yapılmış bu anlaşma da uzun yıllar uygulamada kalacaktır. Bu durumda bu anlaşma kapsamından çıkmak isteyen kişiler ömür boyu adreslerini Türkiye mi gösterecektir?

Adres Değişikliği Kalıcı Bir Çözüm Değildir!

Yetkililer tarafından önerilen bu yol, kalıcı bir çözüm değildir. Kanaatimce halkın tepkisini azaltmak ve halkı alıştırmak için bulunmuş bir ara formüldür. Öğrenilmiş çaresizlik çerçevesinde insanların mevcut duruma alışması beklenmektedir. Gerek Almanya’da gerekse Türkiye’de bir kişi fiilen yıl içerisinde 6 aydan fazla nerede yaşıyorsa orada mukim sayılır. Türkiye’de adresi olan kişiler yurtdışı seçmen kütüğünden çıkarılır. Artık yurtdışından oy kullanamaz. Sadece seçim günü Türkiye’de olmak kaydıyla oy kullanabilir. Oy kullanmak için kaç kişi işini gücünü bırakıp Türkiye’ye gidebilir? Yurtdışındaki seçmeninin oyunu kaybetmek istemeyen ve bugünlerde “adresinizi Türkiye’ye taşıyın” diyen siyasiler seçmen listeleri askıya çıktığında “adresinizi yurtdışı gösterin” diye söyler mi? Kanaatimce söyler…

Peki bugün adresini Türkiye’de gösterenler bu şekilde anlaşmanın kapsamına girmiş olmayacaklar mı? Yetkililer bu konularda gurbetçilere garanti verebilecek mi?

Adresinizi Türkiye gösterin diyen yetkililerin şu konuda kişilere garanti vermesi gerekiyor:

1) Gerçek dışı adres beyanında bulunan gurbetçilerin Türkiye’de cezai ya da hukuki takibata uğramayacağı garanti edilmelidir. Zira Nüfus Hizmetleri Kanunu”nun 67.maddesinde gerçek dışı adres beyan edenlere 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

2) Bu kişilere SGK’nın Genel Sağlık Sigortası (GSS) borcu çıkarmayacağı garanti edilmelidir. Zira sistem gereği Türkiye’de yerleşik gözükenlere sağlık güvencesi otomatik olarak sunulmakta, masrafı da sistemden otomatik olarak tahakkuk ettirilmektedir.

3) İcra dairelerinden ya da mahkemelerden Türkiye’deki adreslerine yapılacak tebligatlar neticesinde hak kaybına uğrayacak kişilerin mağduriyetlerinin giderileceği garanti edilmelidir. Zira ilk tebligat geldikten sonra 7 gün ya da 15 gün gibi süreler içerisinde cevap verilmediği takdirde savunma ya da itiraz hakkını kaybetme ihtimali bulunmaktadır.

4)Kendini Türkiye’de yerleşik gösteren gurbetçilerin iki yıl süreyle aracını Türkiye’de tutma hakkı ellerinden alınmamalıdır.

5)Bu durumda olan kişilerin  AT 21 belgesi ile yurtdışında sağlık yardımından yararlanabilecekleri garanti altına alınmalıdır.

6)Türkiye’de yerleşik gözükürken herhangi bir işlem (vekalet, pasaport, kimlik evlenme vs) nedeniyle konsolosluğa giden kişilerin adresinin yeniden yurtdışı gösterilmeden hizmet alabilecekleri garanti altına alınmalıdır.

7) Türkiye’de yerleşik gözükürken hiçbir şekilde finansal bilgilerinin yurtdışındaki ülkelerle paylaşılmayacağı garanti altına alınmalıdır.

Vatandaşa ve Yetkililere düşen nedir?

Bu liste daha çok uzatılabilir. Bu konularda adresinizi Türkiye gösterin diyen yetkililerin garanti vermesi mümkün değil. O zaman vatandaşlara düşen tek bir şey kalıyor. Bulundukları ülkelerde durumlarını hukuka uygun hale getirmelidirler. Usule aykırı işlem yapmış kişilerin de hatalarını telafi etmek için bulundukları yerde kendilerine yakın gördükleri yeminli mali müşavir ya da avukatlarıyla görüşerek yol haritası belirlemeleri gerekmektedir. Vatandaşa düşen budur.

Otomatik Bilgi Anlaşması başlamadan en az 2 yıl önce kişilerin bilgilendirilmesi gerektiğini 2017 yılından beri vurguluyoruz. Yetkili ağızlardan bilgilendirmeler yeni yeni yapılmaya başlamıştır. Kişilerin durumlarını, yaşadıkları ülkelerde usulüne uygun hale getirebilmeleri için anlaşmanın uygulanması geciktirilebilir. En az 2 yıl öncesinden anlaşmanın yürürlüğe gireceği tarih belirtilmelidir. Yetkililere düşen de budur.

Herkes üzerine düşeni zamanında yaparsa hiç kimse bu konudan bir mağduriyet yaşamayacaktır.

Avukat Talha Barut

0049 (0)40 636 93 310

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: