Hamburg’da Boğaziçi direnişine destek ve dayanışma

İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilere karşı yapılan sert uygulamaları protesto etmek amacıyla Hamburg ve çevresindeki 5 Alevi Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen eyleme 250’yi aşkın kişi iştirak etti.

Gazetem.eu / Özel.. Fotoğraflar: Leyla Suveren

Hamburg tren istasyonu önndeki Hachmann Platz’da oldukça soğuk bir havada gerçekleştirilen öğrencilere destek ve dayanışma amaçlı eylem öncesinde Alevi Dernekleri adına yapılan çağrıda şöyle denildi:

“AKP-MHP despot iktidarı kırıntı demokratik haklara bile tahamül göstermeyerek, tüm kurum ve kuruluşları tek adam yönetimi altına almaya devam ediyor. Boğaziçi Üniversitesine atadığı AKP’li kayyum Rektör ile öğrencileri, Üniversite çalışanlarını ve öğretim görevlilerini yıldırmak ve kontrol altına almak istiyor.

Boğaziçi Üniversitesinin gösterdiği tepkiyi kanlı bir şekilde bastırmak istiyor.

Bir aydır süren direnişi kiramayan iktidar, polis ve üniversite güvenlik görevlileriyle bu baskı ve şiddeti gün be gün artırıyor.

Tek adam rejimi insanların nefes almasını dahi kontrol altına almak istiyor, buna dur diyebilmek için,

Despotluğa, diktatörlüğe, faşizan gidişe dur diyebilmek için,

Tüm muhalif güçlerle destek ve dayanışmamızı göstermek için,

Ve de en önemlisi

Boğaziçi Üniversitesinin haklı ve şanlı direnişini desteklemek ve dayanışmamızı göstermek için,

tüm duyarlı insanları tek adam despotluğunu protesto etmeye çağırıyoruz. Fiziki mesafe,hijyen kurallarına uyulmasını bekliyoruz.”

                                      ***

SOĞUK HAVAYA RAĞMEN YOĞUN KATILIM

Cumartesi günü saat 14.00’te ağırlıklı olarak Alevi Dernekleri mensupları olmak üzere yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen eylemde ilk konuşmayı Alevi Kültür Merkezleri adına Baykal Arslanboğa yaptı. Arslanboğa alkışlarla karşılanan konuşmasında şunları söyledi: 

Türkiyede özellikle 15 Temmuz sonrası devlet gücü kullanılarak bir tek adam, tek parti rejimi  inşaa edilmeye çalışılıyor. Akp iktidarı muhalif basını para cezaları, tutuklamalar, basın emekçilerine yapılan saldırılar  ile susturmaya çalışıyor, muhalif siyasetçiler, sivil toplum temsilcileri, sosyal medyadan eleştirel fikir beyan edenler bile tutuklanırken, Sivas’da insan yakan katil, çete reisleri serbest bırakılıyor.

Her fırsatta seçim, sandık, milli irade diyen akp iktidari seçimi kaybettiği doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki beldelere mahkeme kararı bile olmaksızın kayyum atıyor, hatta oradaki seçilmiş il ve ilçe parlementolarını tasfiye ederken demokrasiyi adım adım yok etmeye çalışıyor.

Pandemide belediyenin halka yardımını bile idarede çift başlılık olmasın deyip engelerken, meslek odaları seçimlerinde destekledikleri adaylar kazanamayınca oraları bölüp, çift başlılığı yasal kılıfa sokuyorlar.

12 Eylül faşist rejimi bile üniversitelerde seçimi ortadan kaldırmamışken, akp iktidarı üniversitede seçimleri ortadan kaldırdı, hatta rektörlerin Profesör olma şartını bile ortadan kaldırdı. Türkiyenin en eski üniversitelerinden biri olan Boğaziçinin bir demokratik geleneği var, bu geleneğe saygı gösterilmesi lazım. Tüm çağdaş ülkelerde üniversite rektörleri, üniversite bünyesindeki kişi ve oluşumlarca (idare, öğrenci temsilcileri, mezun kulüpleri, üniv. öğretim üyeleri) seçilirken, siyasetçilerin partizanca atamalarının ne üniversite camiasında, ne de çağdaş dünyada karşılığı vardır. Akp iktidarı bu antidemokratik uygulamayı yasaldır bahanesiyle meşrulaştırmaya çalışıyor. Bu kararname olağanüstü hal rejiminin ürünü, çağdısı bir kararnamedir ve seçime de engel değildir. İşine gelmeyince parlementodan geçirdikleri yasaları bile uygulamayan, anayasayı, Anayasa mahkemesi kararlarını bile tanımayan iktidar, işine geldiginde kararname bahanesine sığınıyor. Bu meşru değildir. Anadolu topraklarında adalet mücadelesinin binlerce yıllık tarihi vardır. Cumhuriyet ve demokrasi mücadelesinin 200 yıllık tarihi vardır. Tek adam istiyor diye bu mücadele bitmez.Tarihin akısına ters düşenler, tarihin çöplüğüne atılırlar. Elindeki güçle şımarıp, halka zulmedenler, tek tipçi zihniyeti dayatanlar unutmasınlar ki fetöcü savcı ve hakimlerin, valilerin de, 12 eylül cuntacıların da bir dönem böyle şımarık bir tavırla halka zulmederken, bugün tarihin çöplüğüne atıldığını unutmasınlar.

DİĞER KONUŞMACILAR DA DESTEK VERDİ

Hamburg Eyalet Parlamentosu SOL Parti  Milletvekili ve Grup Başkanı Cansu Özdemir, konuşmasında Bogaziçi öğrencileri ile dayanışma içersinde olduklarını belirterek, kadınlar ve kızlarımıza karşı sergilenen kötü muameleye  son verilmesini istedi. 

Eski Milletvekili Avukat Mahmut Erdem ise, Avrupa ülkeleri ve Almanya’da Üniversitelerin Akadamik ruhlu Rektörleri seçerlerken,  Türkiye’de atama yoluyla yapılmasındaki olumsuzluğa dikkat çekti. Erdem, “Bogaziçi öğrencileriyle dayanışma içindeyiz” dedi ve  Türkiye’deki anti demokratik uygulamalara karşı sessiz kalan Almanya başbakanı Merkel’in Rusya’daki benzer olayla tepki verdiğine dikkat çekti.  

Bazı pankart ve plakatların  da göze çarptığı açıkhava etkinliğinde sanatçı şair Hüseyin Ertuğrul, Alevi Federasyonu ile Hamburg Üniversitesi Öğrencileri ve Güç Birliği adına ise Kadın konuşmacılar görüşlerini dile getirdiler. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: