Bu ülkede Atatürk’e düşman kim varsa vatan hainidir!..

31 Mayıs 2021 Pazartesi. Aslında bambaşka bir konuyla ilgili yazı yazacaktım. Bu yüzden kısaca derdimi anlatıp nokta koyacağım.

Murat AĞIREL

Bakın Atatürk benim kırmızı çizgim…

Son zamanlarda ona yönelik çok fazla saldırı olduğunu herkes görüyor. Üstelik Türkiye Cumhuriyetini korumakla görevli AKP iktidarının bundan pek de rahatsız olmadığı açık.

Daha önce Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yaptığı benzer bir saldırıyı şimdi de yine Ayasofya’da Nakşibendi üyesi bir imam yaptı.

“Bunlardan daha zalim ve kâfir kim olabilir” diyerek Atatürk’e ve kahraman komutanlara saldırdı.

Kim bu imam…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hemşerisi…

26 Nisan 2014’teki düğününe Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan ile birlikte katılmış.

İmamlarının, Atatürk’e karşı bu kadar militanlaştığı memleketin üzerinden FETÖ geçmeye kalkmışken hâlâ ders alınamamış olması akıl alır gibi değil.

Hani imam diyor ya “Bunlardan daha zalim ve kâfir kim olabilir” diye. Ben söyleyeyim: Ayasofya’yı İngilizlere bırakan Vahdettin ve onu yardakçısı sarıklılar…

Lafı eğip bükmenin manası yok.

Bu ülkede Atatürk’e düşman kim varsa vatan hainidir.

Bu imam Atatürk’ü tanıyor mu?

Hayır.

En ufak bir bilgisi dahi yok.

Olsa böyle konuşamazdı.

Atatürk bunlara ne yaptı?

Yazayım…

Yabancılara tanınan ekonomik imtiyazlar kaldırıldı ve onlara ait üretim araçları ve demiryolları millîleştirildi. Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu ile eğitim Türk hükümetinin denetimine girdi. Seküler ve bilimsel eğitim esas alındı. Binlerce yeni okul inşa edildi. İlköğretim ücretsiz ve zorunlu hale getirildi. Yabancı okullar devlet denetimine alındı. Köylülerin sırtına yüklenen ağır vergiler azaltıldı. Erkeklerin serpuşlarında ve kıyafetlerinde değişiklikler yapıldı. Takvim, saat ve ölçülerde değişikliklere gidildi. Mecelle kaldırılarak yerine seküler Türk Kanunu Medenisi yürürlüğe konuldu. Kadınların sivil ve politik hakları pek çok Batı ülkesinden önce tanındı. Çok eşlilik yasaklandı. Kadınların şahitliği ve miras hakkı erkeklerinkiyle eşit hâle getirildi. Benzer şekilde, dünyanın çoğu ülkesinden önce olarak Türkiye’de kadınlara ilkin yerel seçimlerde (1930), sonra genel seçimlerde (1934) seçme ve seçilme hakkı tanındı. Ceza ve borçlar hukukunda seküler yasalar yürürlüğe konuldu. Sanayi Teşvik Kanunu kabul edildi. Toprak reformu için çabalandı. Arap harfleri temelli Osmanlı alfabesinin yerine Latin harfleri temelli yeni Türk alfabesi kabul edildi. Halkı okuryazar kılmak için eğitim seferberliği başlatıldı. Üniversite Reformu gerçekleştirildi. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı yürürlüğe konuldu. Sınıf ve statü farkı gözeten lâkap ve unvanlar kaldırıldı ve soyadları yürürlüğe konuldu. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları, Türk Hava Yolları, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Hıfzıssıhha Enstitüsü, Türkkuşu, Sümerbank, Etibank, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu ve daha birçok kamu kurumu Atatürk tarafından veya Atatürk’ün desteğiyle kuruldu.

Geçmiş yüzyıllarda kalmış bir ülkeyi aldı, savaştı, işgalden kurtardı, en baştan inşa etti. Kazandığı 24 madalya 9 madalyona, Afrika ve Suriye’deki kahramanlıklarına değinmiyorum bile.

Bakın Sütçü İmam’a atfedilen bir söz var:

“Her kim ki Mustafa Kemal Paşa ve Kuvai Milliye aleyhine fetva verip düşmanlık yapar, bilin ki onların damarlarında kâfir kanı akar…”

O da imam bu da imam…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: