F. Bahçe’den tek golle 3 puan ve Lig ikinciliği

Süper Lig sanki yeniden başladı. Şampiyonluk yarışında iddialı iki takım da kaybedince, Fenerbahçe’nin Denizlispor ile oynadığı maç, bu yarışta “ben de varım” diyebilmesi adına daha farklı bir önem kazandı. Fenerbahçe’de kendisine sunulan bu ikramı geri çevirmedi.

HAKAN ORTATEPE’nin akıcı ve sürükleyici kaleminden okuyalım: 

EMRE BELÖZOĞLU İLE 9 PUANLIK MAÇ

Emre Belezoğlu’nun ilk defa Teknik Adam olarak çıktığı maçta, beklentinin yüksek olmasına rağmen Fenerbahçe, oyun olarak bu beklentiyi karşılayamadı ama tek golle 9 puanlık maçı kazanarak büyük bir avantaj elde etti. Ön planda Emre Belezoğlu teknik adam oldu olmasına rağmen, arka planda esas gizli yönetmen gibi olan Volkan Demirel’in de takımdaki etkisini atlamamak gerek. Saha kenarına bakınca her ikisinin de görüntüleri sanki “sonuda istediğimiz oldu” der gibiydi.

Fenerbahçe için önemi büyük olan ve kazanılması gereken bir maçtı Denizlispor karşılaşması. Fenerbahçe de kazanarak bu yarışa ortak oldu, bu galibiyetle birlikte sanki her şey yoluna girmiş gibi gözüküyor. Şimdi her zaman olduğu gibi herkes bu başarıdan söz ederek büyütecek. Yalnız henüz ortada bir başarının olmadığını, kaybedilecek bir maçla her şeyin tepe taklak gelebileceğini hatırlatıp, bu ilk maçta oynan futbolu yorumlamanın çok da dogru olmayacağını belirterek  Fenerbahçe’yi, Emre Belezoğlu’nu ve Volkan Demirel’i izlemeye devam edelim.

BEŞİKTAŞ’A PAŞA GOLÜ

Lider Beşiktaş hiç de hesapta olmayan ve hemen herkesin net favori gördüğü maçtan mağlubiyetle ayrılarak büyük bir avantajı kaçırdı. Kasımpaşa’yı yenebilseydi arayı açmış ve şampiyonluğa oldukça yaklaşmış olacaktı. Çeşitli nedenlerle önemli oyuncularından yoksun olarak sahaya çıktı Beşiktaş.

Oyuna baktığımızda Necip’i sağ bek, Rosier’i de onun önünde oynatmayı planlamış Sergen Hoca.. Fakat Kasımpaşa hemen her atağını bu kanattan yaparak golü de bu kanattan buldu. Aytac öyle bir şut atıp topu ağlarla buluşturdu ki adeta Ersin topu göremedi desek yanlış olmaz. Ghezzal olmayınca Atiba ve Josef ikilisi de oyuna çok hükmedemediler. Gol ayağı olarak sahada olan Larin de aslında Aboubakar’ın yanında tamamlayıcı bir rol oynadığını bir kez daha gösterdi ve atması gereken net bir golü atamayıp adeta saç baş yoldurdu. Bu kadar eksiği olan takımda aslında sorumluluk alması gereken Lajic, çok ta ortalarda görünmedi nitekim Sergen Hoca da onu çıkarıp Gökhan Töre’yi aldı oyuna ve onun girmesiyle Beşiktaş, biraz daha hareketlendi.  Ancak, genel anlamda bu mücadele, daha önce geriye düşüp çevirdikleri maçlardaki gibi değildi ve bu defa kazanmak için yeterli olmadı. Lider Beşiktaş bu mağlubiyetle büyük bir avantajı yitirmiş oldu.

Kasımpaşa evinde yeni hocası Şenol Can ile çıktığı ilk maçta, deplasman takımı görüntüsünde bir oyun sergiledi ama buna rağmen galip gelmeyi bildi. Özellikle golü atan Aytaç Kara’nın ikinci sarı kartı göreceğini anlayıp oyundan alması, çok olumlu bir hareketti. Oynaması gerektiği gibi oynayıp 3 puanı aldı Kasımpaşa.

GALATASARAY’DA 2 HOCA  CEZALI OLUNCA..

Galatasaray, şampiyonluk yolunda büyük yara aldı. Defansta ki iki önemli isim Marcao ve Luyindama olmayınca, Gedson ve Donk gibi devşirme oyuncularla defans bloğu oluşturan Fatih Hoca yine o ünlü şapkadan tavşan çıkarma becerisini sergilemek ve “bakın ben yaptım oldu” demek istedi. Ancak yine olmadı. Ligin ilk yarısındaki gibi, o klasik geriden oyun kurmaya çalışan ve orta alana kadar gelip tekrar geriye oynayan bir Galatasaray vardı sahada.

Maçtan sonra yaptığı açıklamada “bireysel hatalardan gol yediklerini” söyleyen Donk ta herhalde başka bir maçtaydı. Daha önce kaybettikleri maçlardan sonra Fatih Hoca’nın yaptığı “bugüne kadar bireysel hatalardan tam 20 gol gördük kalemizde” açıklamasında kalmıştı aklı. Çünkü bu maçta yenilen gollere bakınca, bireysellikten öte, takım olarak arka arkaya yapılan hatalar zincirinin olduğunu görüyoruz. İkinci yarıya 4 değişiklikle başlayan Galatasaray’da değişen bir şey olmadı. Sonradan oyuna giren Falcao dışında diğer futbolcular kazanmak için mücadele göstermedi. Ama tek başına Falcao’da yetmedi. Diğer yandan en iyi gol averajına sahip takım olan Galatasaray, bu avantajını da kaybetti. Sakatlıktan sonra muhteşem bir geri dönüş yapan Muslera arka arkaya oynadıkları Rizespor ve Hatayspor maçlarında toplam 7 gol gördü kalesinde. Çift forvete döndükten sonra Moustafa Mohemmed’in de etkisini kaybettiğini söyleyebiliriz. Yani hem tutanı hem de atanı iş yapamıyor bu aralar Galatasaray’ın.

Lider Beşiktaş’ın da  kaybetmesi ile derin bir nefes alan ve şampiyonluk yarışından kopmayan Galatasaray, önümüzdeki haftalarda bu kadar şanslı olmayabilir. Ve Fatih Hoca ile ilgili bir not; maç esnasında gördüğü kırmızı kartlar ve maç sonlarında yaptığı açıklamalar dolayısıyla sahada oynayan futbolculardan daha çok ceza aldı Fatih Hoca. Bunun da takım üzerinde negatif bir etki yarattığını da söylemek yanlış olmaz.

Hatayspor golcüsü Boupendza’nın yokluğunu hissetmedi. Hücum hattında Kamara, Akintola ve Diouf gerçekten iyi işler yapıyorlar. Ömer Erdoğan Galatasaray’ın oyununu çok iyi etüt etmiş ve ona göre kurgu yapmış, adeta Galatasaray’a sahayı dar eden bir Hatayspor seyrettirdi. Attıkları ilk golden sonra arkadaşları sevinirken hocası Ömer Erdoğan’ın yanına gidip bir şeyler anlatan Riberio da sanki “sen daha dur bak neler olacak” der gibiydi. Nitekim muhteşem bir gol atarak bunu da gösterdi. Hatayspor haketti ve kazandı. 33. Hafta maçlarının bu hafta içinde oynanacağını hatırlatıp Lig heyecanını izlemeye devam edelim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: