Hayvanlara Tecavüz Artıyor Ama..

Hamburg’daki Uluslararası Hayvanları Koruma Derneği Başkanı yazar Esma Arslan,  son zamanlarda sokak hayvanlarına tecavüzlerin artması karşısındaki tepkisini dile getirdiği yazısında,  Hayvan Haklarını Koruma Yasası’nın  neden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde henüz kabul edilip yürürlüğe girmediğini sordu. 

Yozgat‘ın Sorgun ilçesindeki sokak hayvanlarına yardım için kuruluşunun da etkin rol alarak düzenli şekilde maddi yardımda bulunan yazar Esma Arslan‘ın  duygulu yazısı şöyle: 

Hemen her gün yeni bir vaka ile, iğrenç bir saldırı ile ilgili haberleri okumaktan hepiniz gibi inanın ben de bıktım. Ne yapalım, susalım mı yoksa oturup görmezden mi gelelim, hiçbir şey olmamış gibi devam mı edelim, ağzımıza kilit mi vuralım? Artık bu utanmaz arlanmazları alenen teşhir etmek de bir işe yaramıyor. Pişkince sırıtıp para cezası neyse ödeyip hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar.

YASANIN ÇIKIŞI NEDEN GECİKİYOR?

Bilinen bir gerçek, bunu uzmanlar da, psikologlar da, kriminal istatistikler de çok iyi biliyor ve gösteriyor ki böylesine insanlar bir süre sonra çocuklara ve kadınlara da tecavüz etme eğilimi gösteriyorlar. Aralarında katil çıkanların sayısı da bir hayli fazla. Güya hazırlanan ama nedense bir türlü çıkmak bilmeyen yeni Hayvan Haklarını Koruma Yasası’nda iki yıllık ceza öngörülüyor. Ama hani nerede bu yasa, daha ne bekleniyor yürürlüğe konulması için ???  İktidar hemen her konuda jet kararlar alıp hızlıca hareket edebiliyorken, Hayvanları Koruma Yasası’nı çıkartmak neden uzadıkça uzuyor anlayan beri gelsin.

Tecavüze uğrayan hayvanların çoğu ölürler. Zira iç organları parçalanıyor, iç kanamadan hayatlarını yitiriyorlar. Böyle bir vaka, tecavüz kurbanı bir hayvan ile karşılaştığınızda önce güvenlik güçlerini aramalısınız. Ayrıca o semtin belediyesi aranıp yardım istenebilir. Bu konuda devlet babaya çok iş düşüyor. Hatta ana görev onun. Eğitim dedik, bilinçlendirme dedik. Soysuzları teşhir dedik. Olmuyor, bitmiyor.. Ben şimdi de şahsen ağır hapis cezaları şart diyorum. Belki bu uçkur düşkünü hastalıklı yaratıkları caydıracak bir ceza yetebilir.

PARA CEZALARI ÇÖZÜM DEĞİL

Yer yer kendime soruyorum ceza kanunları neden var, devlet neden var, polis, asker onca güvenlik tedbirleri, harcamaları neden varlar, bunlar olmasa hayat nasıl olurdu vb. diye. Ortalık arap saçına döner, tam bir kaos ve karmaşa hayata egemen olurdu değil mi? İyi de o zavallı korumasız canların suçu ne? Madem bu uygarlığın bir parçasıyız, kendimizi koruyup kollayabilecek yasaları yapıyor, hayatı düzenleyebiliyoruz, öyleyse  onları koruyup kollamak için neden daha çok çaba göstermeyelim!.. Göstermelik bir para cezası sapıkların çoğalmasını engellemeye yetmiyor işte, her şey ortada görünüyor. 

Hükümetin hazırlanan tasarıyı eksik bulduğu o yüzden bu gecikmelerin yaşandığı uzun zamandır dillendiriliyor. İyi de ne bu eksiklikler, bilen yok. Şimdi ortalığı velveleye verip ileri geri konuşmak istemem. Ama ortada o kadar dernek, federasyon, binlerce gönüllü, yüzlerce barınaklar varken eksik olan neyse uygun bir üslupla neden bir an önce saptanıp gerekli değişiklikler yapılmıyor, neden hükümet kendisinin de benimseyeceği boyutlarda zorunlu değişiklikleri gerçekleştirerek bu yasayı bir türlü çıkartmıyor soruyorum. Daha kaç ölüm yaşanmalı, daha kaç sapık haberiyle güne başlamalı, daha kaç potansiyel çocuk ve kadın tecavüzcüsünün yetişmesini beklemeliyiz? Bir yandan çağ atlarken diğer yandan çağın gerisine düşmek nasıl bir tezatlık.

HAYVANLAR DA BİRER CANLIDIR

Hep mevcut kaynakların yetersizliğinden bahsedilir. İşte sokak hayvanları sorununu çözmeye devletin kaynakları yetmez diye. Hayvana şiddet konusunda çocuklara hayvan sevgisi aşılamak şart denilir. Ama atılan adımlara bakıldığında ortada koca bir hiçle karşılaşırsınız. Güzel ve bol vaatler ama icraat sıfır. Bırakalım hayvanseverliğimi, ben bir anne, nine, kadın olarak utanıyorum artık böyle haberler okumaktan. Biz bu muyuz, bu kadar mı çürük bir toplum olduk çıktık? Korunması gereken zavallı canlara yaptıklarımıza bir bakın. İşlenen suçların cezalandırılması gerekirken biz hala kabahatmış gibi, yanlışmış gibi görüp değerlendirdikçe, hayvanı bir canlı değil de bir nesneymiş gibi gördükçe, ne kadar imza toplarsak toplayalım anlaşılan kimselere sesimizi duyuramayacağız.

Yazımı toparlayacak olursam.. Ben diyorum ki caydırıcı ceza yasaları bir an önce çıkartılmalı. Yetmez, hazırlanan Hayvan Hakları Yasası ile ilgili taslak üzerinde bir an önce uzlaşmaya varılmalı ve bu yasa bu yıl bitmeden bir an önce çıkartılmalıdır. Bu konuyu farklı boyutlarıyla ele almaya devam edeceğim.

Yazar Esma Arslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: