KRAL OL, KRALİÇE OL!

Ünü Avrupa ülkelerine kadar yayılmış olan Hamburg’un en etkin gruplarından TİYATRO ASMİN’in kurucusu, oyun yazarı, oyuncu ve yönetmeni Ferman Karayiğit, günümüz insanlarında zaman zaman ortaya çıkan bazı çarpıklıkları ve ideal davranış biçimlerini ortaya koyan nefis bir yazı kaleme aldı.

İşte Ferman Karayiğit’in her kesime hitap eden o yazısı:

KRAL OL, KRALİÇE OL! 

Yoksula, işsize, mülteciye, güçsüze, dilenciye, hastaya, engelliye gülümsemen; onları kucaklaman, onları sahiplenmen, içindeki Anne bak Kral çıplak!” diyen devrimci çocuğu büyütür. Sana tepeden bakanlara karşı, Sen kendini Kral/Kraliçe olarak görmekten asla tereddüt etme. 

Mozart

Başarının yolu kendine güvenden, inanmaktan geçiyor. Mozart bir sanatçı babanın çocuğu olarak 4 yaşında müzikle tanışır ve babası bütün başarılarında Mozart’ı yanıbaşında taşır. Charlie Chaplin’in babası küçük yaşta ölse de o bir sanatçı çocuğuydu. Bizim topraklarımızda Babalarımız, Analarımız ve anılarımız toprak kokar, sevda ve kavga kokar.

Yaşar Kemal

Babam ne sanatçı, ne edebiyatçı, ne de oyuncuydu. Benim babam kavga adamıydı, puştluklara çelme takan yürekli bir adamdı. Hayatı hapiste, dağda geçen bir insandı. Ben, Adana’nın pamuk tarlalarında büyüdüm, Siverek’in çamurlu sokaklarında kavga ile tanıştım, yatılı okullarda okuyup, mahpus damlarında diploma aldım. Güzeli, doğruyu savunuyorsak, eşit bir dünya istencinde ısrar ediyorsak, devrimcilerden aldığımız bilinç sayesindedir.

Yılmaz Güney

Kendisi gibi yoksula tepeden bakan o magandalara, yoksulun da yazabileceğini, üretebileceğini anlatamadık, Çünkü onlar bize baktıklarında aynada kendilerini görürler. Yoksul insanlara tepeden bakarlar, ki bunlar sıradan insanlar değiller. Proleteryayı kurtaracak(!), kadınları ve Kürtleri özgürleştireceklerdi. Sanatı, siyaseti, edebiyatı sadece onlar bilir, Türk Dil kurumu yöneticiliğine soyunurlar ama “Sizi biz kurtaracağiz´´ dedikleri halkların dilinden selam vermeyi dahi bilmezler. Onlara göre herkes cahil, herkes diplomasız, herkes köylüdür, bir tek Feminist bacılara şirin görünürler. İzlemedikleri oyunları, okumadıkları ürünleri aşağılamayı marifet sanırlar. 

Bunlara karşı ülkenin yoksul topraklarında harikalar yaratan çiftçı Sadık´ın oğlu Yaşar Kemal´ın ve ırgat Hamid´in yılmayan Yılmaz oğlunu kucaklamak ta onur burcunuz olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: