FERMAN KARAYİĞİT: TİYATRO’DAN SİNEMA’YA!

23 yıl öncesinden başlayıp Korona pandemisi öncesine kadar tiyatro ile yatıp kalkan Hamburglu yönetmen Ferman Karayiğit, çekimi biten KUMA’R filmiyle sinema dalına ilk adımını attı.

Röportaj: Mehmet ATAK / gazetem.eu

Her vesile ile “Tiyatro benim ruhum, gıdam, hayalim, aşkım, her şeyimdir” sözleriyle kendisini tanımlayan  Hamburg’un tiyatro duayenlerinden Ferman Karayiğit, dünyadaki dengeleri altüst eden Korona’lı dönemde tiyatro faaliyetlerinin durdurulmasıyla birlikte kafasında oluşan Sinema branşına balıklama dalıp, ilk filmi KUMA’R‘la “Ben de varım” dedi. 

Kendisini sahneye adamış bir kişiliğe sahip olan Ferman Karayiğit, söyleşimizde Sinema konusundaki sorulara açıklık getirdi ve ikinci filmin de yolda olduğu müjdesini verdi. 

* Sayın Karayiğit, uzun yıllardır Hamburg ve Avrupa sahnelerinde kurucusu olduğunuz Tiyatro Asmin’de oyun yazarı, oyuncu ve yönetmen olarak çok sayıda oyunla seyircilerinizin karşısına çıkıp alkış aldınız. Şimdi ise senayosunu yazıp yönettiğiniz ve kısa da olsa bir rol aldığınız kısa metrajlı KUMA’R filmiyle ayrı bir sanat dünyasına başlangıç yaptınız. Tebrikler!..Bu U dönüşüne neden gerek gördünüz, böylece tiyatro çalışmalarına nokta mı koymuş oluyorsunuz ?

F. K :  Bu bir U dönüşü  değil; buna yol ayrımı diyelim. Sanatın değişik yolları ve çeşitleri vardır.Tiyatro ve Sinema birbirlerine bir hayli yakın sanat dalıdırlar. Sinema alanında başarılı olmuş bir çok insan temel oyunculuğu tiyatroda almıştır. Sinema elbette teknik olarak tiyatrodan farklıdır ama,  ana mayası oyunculuktur. Bu anlamda biz de 23 yıllık Tiyatro yaşamamızda bugünkü başarımızı, birikimimizi ve yaşama olan iyimser tutkumuzu, tiyatronun bedenimizde ve ruhumuzda yarattığı o manevi güzellikere borçluyuz.  Öte yandan, özellikle bizim gibi toplumlarda Sinemanın popüler bir kültür olduğu da gerçek.

KORONA YASAKLARI SİNEMA’YI DOĞURDU

* Peki neden 23 yıldan sonra Sinema ?

F. K : Korona yaşamın her alanında olduğu gibi tiyatroları ve  tiyatrocuları da hayli etkiledi. Bildiğiniz gibi bu yıl ́  “Benimle çocuk yapar mısınız” ve   “Remo und Jale” adlı iki oyun çalışmasına başlamıştık. Korona günlerinde koparılan fırtınaya rağmen ilk oyunumuzu sahneledik, ikinci oyun  Remo und Jale’nin  oyun tarihleri ve sahnelenecek salon netleşmesine rağmen koronadan dolayi iptal edildi. Tiyatro yaşamamızın bir parçasıyken, pandemi günlerinde kendimizi aniden derin bir boşlukta bulduk. Sinema fikri  benim içimde zaten hep vardı ama, Korona salgını döneminde su yüzüne çıktı. Ben birey olarak bu dönemi çok iyi ve çok verimle kullanıp, hergün yazdım ve ciddi yeni iki ayrı film senaryosuyla arkadaşlarıma gittim. Teklifim benimsendi ve hazırlık dönemini takiben Sinema filmi çekimlerine de bu dönemde başladık.

* KUMA’R filminin fragmanında hem “Kumar” hem de “Kuma” gibi toplumsal birer yara olan 2 konunun işlendiği görülüyor. Filmin konusu hakkında bir açıklama yapar mısınız ?

F. K : Filmi hep beraber seyr ettiğimizde Kumar ile Kuma ́nın yarattığı sıkıntıların nasıl keşiştiğini filmi izlerken hep beraber göreceğiz.

* Filmde rol alıp emeği geçenlerin isimlerin sayar mısınız ?

F. K : Film bir çok insanın emeğinin örünü sonucu tamamlandı. Yıllardır kahrıma ve kaba-saba laflarıma ve davranışlarıma katlanan değerli arkadaşlarım Nurcan Keskin, Hakan Gök,  Sevgi Polat, Mehmet Koca, Simge Akgül, Kasım Palabıyık, Sibel Kara, Müşerref Çelik, NazIm Evren, Cahit Balat, Teoman Aykut, Reyhan Çam, Özkan Yıldırım, Çağla Akgül, Gülistan İnci ve her çalışmamızda desteğini esergemeyen Kameraman Atakan Can, Montaj ustası Bülent Deniz, evini bize açan arkadaşımız Pınar Yeşilgöz ve işyerini açan Necmettin Acar ile ismini unuttuğum bir çok insanın emeğiyle ilk fimimiz ortaya çıktı.

KUMARDA KAYBEDEN  ÇOK ŞEY KAYBEDER

* Yine fragmanınızda, kumar olarak Almanya’da genellikle “Münzspielautomat” adıyla bilinip para atılarak oynanan ve kazanma yüzdesi çok düşük olan kumar oyunları göze çarpıyor. Oysa ki, artık dünyanın her tarafına salgın şeklinde yayılan her biri ayrı ayrı işlenebilecek türden Futbol bahis oyunları, Rulet, Barbut, Poker vs. gibi ocak söndüren oyunlar da da var. Acaba filmde bu tür sahnelerede yer verildi mi ?

F. K : Kumarın bir çok çeşidi olduğu doğrudur ama biz sembolik olarak bir kaç çeşidini işledik. Zira anlatmak istediğimiz, bu tür alışkanlıkların, oynayanı ve çevresini ne kadar çok yıprandığını vurgulamaktı.  Toplumda kumarla içli-dışli insan sayısı  tahminlerin kat kat üstünde.

* Bu konuda mutlaka  etraflı bir araştırma yapılmıştır herhalde ?

F.K : Evet.. Tabii ki yerinde incelelemer yaptım. , Kumar oynanan mekanlara uğradım, oynayan insanlarla sohbet ettim, onların ilginç hikayelerini dinledim ve öyle tahmin edildiği gibi kumar asosyal,ya da yalnızlık çeken bireyin sığındığı bir alan deyil;  birikimli, okumuş toplumda söz sahibi bir çok insanın da kumara tutkuyla bağlı olduğuna tanık oldum . Hatta, özel bir kaç kişi ile söyleşiler yaptım. Bu röportajları da filmin sonunda göstereceğiz.

* Bu ilk fiminiz KUMA’R hangi yayın mecralarında izlenebilecek ?

F. K : Galasını bir sinemada yapacağız. Korona döneminin sonlanıp, normal hayata geçılmesini bekliyoruz.

İKİNCİ FİLM MUHAMMED SIRADA

* Sinema dalında bundan sonraki hedefleriniz ?

F. K : KUMA’R filmiyle sinemaya adım attık, küçümseyeceklerin olacağını biliyoruz, zira yirmi yıla aşkın tiyatro yaşamımızda hiç tahmin etmediğimiz kişiler bizi engellemeye çalıştılar ama Almanya ve Avrupa’nın bir çok kentinde Türkiyelilere tiyatroyu sevındırmekle kalmadık, bir çok insanın oyuncu olmasının kapısını araladık. Sinemada da söz yerine belirliyeci olan özdür. İkinci ciddi filmimiz ́ ́Muhammed ́ ́ ile hedefimizin de rotasını belirlemiş olacağız.

* Neden Ali, Ahmet, Hasan gibi isimler dururken toplumda başka çağrışımlara yol açabilecek özellikle  Muhammed  adını seçtiniz ?  Tiyatro oyunlarınızda da dini konuları işlediğiniz için, bu tepki çekebilecek bir isim değil mi ́?

F.K : Ağır bir konu ama tahmin ettiğiniz gibi din ile alakası yok.  Filmin kahramanı bir insan ve adı  da Muhammed. Türkiye’de ve dünyada adı Muhammed olan  yüzbinlerce, milyonlarca insan var. 

* Ve son sorumuz.. KUMA’R filminizin 2 konusundan biri olan KUMAR’ı açıkladınız ama  KUMA hakkında birşey söylemediniz. Neden KUMA ?

F. K : İslam ülkelerinin toplumsal bir yarası olan “Kuma”, bu filmde gerçek mânâda “Kuma” olmayıp, oyun hastası eşinin gece gündüz evinde bile kumar ortamındaki konuşmaları sayıklaması karşısında, kadının, “Eyvah, Kuma var” telaşına kapılma sahnesidir ki eşi daha sonra gerçeği anlayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: