BAKAN İLE EMNİYET MÜDÜRÜ’YLE GÖRÜŞMELER AÇIKLANDI

Hamburg’da 15 yaşındaki Kadir H’nin polis şiddetine maruz kalan  gelişmelere yönelik olarak, Hamburg Emniyet Müdürü Ralf Martin Meyer ile STK temcilcilerinin yaptıkları görüşmelerle ilgili Hamburg Trabzonlular derneğinde bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda, hem İçişleri Bakanı Grote hem de Emniyet Müdürü ile grup halinde yapılan görüşmelerin içeriği açıklandı ve sorular cevaplandırıldı.

Haber ve Fotoğraflar: Ali AKDEMİR

Yorumlar: Mehmet ATAK

Hamburg’da 15 yaşındaki K.H’nin polis şiddetine maruz kalan  gelişmelerle yönelik olarak, Hamburg emniyet müdürü  Ralf Martin Meyer ile STK temcilcilerinin yaptıkları görüşmelerle ilgili Hamburg Trabzonlular derneğinde bir basın toplantısı düzenlendi. TGH başkanı Murat Kaplan ile Trabzonlular dernek başkanı İlhan Yılmaz basın mensuplarına görüşmenin ayrıntıları ile  ilgili açıklamalarda bulunarak, basın mensuplarının sorularını cevaplandırdılar. Trabzonlular derneği yönetim kurulu üyesi Murat Yılmaz basın toplantısında tercümelerde  yardımcı olurken, İyi Toplum Gönüllüleri adına görüşmeye katılan İbrahim Vurelli de görüşme ile ilgili düşüncelerini ek olarak aktardı.

Bir gün arayla Hamburg İçişleri Bakanı ile Emniyet Müdürü’yle yapılan ve Hamburg Türk Toplumu (TGH) Başkanı Murat Kaplan’ın girişimleri ile gerçekleşen toplantıya başta Hamburg Başkonsolosu Yonca Sunel olmak üzere, 14 sivil toplum kuruluşu  (STK) katılmışlardı.

“GÖRÜŞMELER BAŞARILI GEÇTİ”

İlhan Yılmaz, “15 yaşındaki Kadir H’ya uygulanan sert şiddet içeren tavırlarla ilgili eleştirilerin dile getirildiği Alsterdorf’daki Emniyet Müdürlüğü’!nde gerçekleşen yaklaşık 1,5  saat süren   görüşmede, Hamburg Emniyet Müdürü Ralf Martin Meyer dışında, polis teşkilatından komiser Derya Yıldırım, Thomas Model, Sandra Levrün ve Sebastian Born hazır bulunduğu toplantı çok olumlu ve başarılı geçti” açıklamasında bulundu.  Murat Kaplan ise, “K.H’ya polisin yaptığı sert  davranışı İçişleri Senatörü ve Polis Müdürü tasvip etmediler. Böyle bir davranış hiç kimseye kabul edilemez. Söz konusu karşılıklı tarafları diyalog ve çözüm noktasında bir araya getirmeyi önerdik. Poliste bu toplumun bir parçasıdır. Polisteki eğitimlerin daha yüksek seviyeye yükseltilmesini önerdik. Polis  daha önce yaya kaldırımında e.roller süren  iki defa uyarılan çocuğun ailesiyle olaydan önce muhakkak konuşmalıydı. Bu tür olaylar  ne ilk nede son olacaktır. Biz polisin sert davranışına maruz kalan  bu genci kaybetmek istemiyoruz.  Böyle bir şey yaşanmamalıydı. Olaydan sonra bazı gazetelerde  yer alan ön yargılı haberler bizleri üzmüştür” şekinde konuştu.

GAZETECİLERİN SORULAR VE CEVAPLAR

– Niye geniş çaplı bir yürüyüş  ya da miting düzenlemediniz?  şeklindeki soruyu, TGH başkanı Kaplan, ” Biz sorunun çözümü için yürüyüş ya da miting yapmayı doğru bulmadık. Sorunların görüşülerek çözüme kavuşturulmasını benimsedik. Ayrıca korona pandemi sürecini de göz önünde bulundurmakta fayda var” diye cevaplandırdı.

– Bir gazetecinin,  “Olayın arkasında ırkçı motif var mı?  sorusuna ise İlhan Yılmaz, ” Bize göre olayın arkasında ırkçı bir motif gözükmüyor. Acemice yapılmış bir davranış olarak görüyoruz” şeklinde bir cevap verdi.

– Yine bir gazetecinin, “Başarılı bir görüşmeden  söz ediyorsunuz ama,  çocuk hakkında açılan bir dava hala sürüyor, ayrıca çocuğa karşı bariz bir biçimde şiddet içeren sert tavırlar içinde olan birkaç polis niye Frankfurt’taki gibi görevden alınıp cezalandırılmadı? sorusuna STK’lar adına cevap veren Kaplan, “ Çocuk polise karşı gelmiştir. Bu yönde açılan dava sonuçlanmak durumundadır. Ayrıca biz 8 polisin olaylarla ilgili görevden alınmasını doğru bulmuyoruz” dedi.

Sinan POLAT

– Evrensel gazetesi ve DİDF adına söz alan Sinan Özpolat, ” Polisin bu şiddeti ilk değil, son da olmayacaktır. Son dönemde bir çok yerde bu türden polisin şiddetine  rastlamak mümkündür.  Polisi aklamak ve şirin göstermek bizim mi görevimiz olmalıdır?  Niye bu görüşmeler kapalı kapılar ardında yapılıyor? Biz demokratik hakkımızı kullanarak polis şiddetini protesto eden bir miting düzenledik.   Irkçılık konusunda bir açıklamanız var mı? Görüşmeler başarılı gösteriliyor. Başarı nerededir?” diye görüşlerini ifade etti.

Murat KAPLAN ve İlhan YILMAZ

TGH BAŞKANI MURAT KAPLAN: “POLİS DE BU TOPLUMUN BİR PARÇASIDIR!”

Tepkilerin barışcıl bir şekilde ifade edilmesini  vurgulayan TGH Başkanı Murat Kaplan, sorulan sorulara karşı,  “Hamburg Emniyet Müdürü ile gerçekleştirdiğimiz toplantı çok olumlu geçti. Ne istedigimiz soruluyor. Biz demokrasiden yanayız. Buna benzer olayların tekrarlanmaması için gereken tüm önlemlerin alınması ve gençlerimizin polislere olan güvenin sarsılmamasından  yanayız. Olaya sükunetle ve çözüm odaklı baktığımızda  polise karşı değil,  bilakis polis ile beraber olacağız. Polis de  bu toplumun bir parçasıdır. Polisi   kabullenmemiz gerek. Bizim çocuklarımızdan da  polis olanlar var. Ancak  polisler profesyonel  eğitimlerini geliştirmeleri gerek. 15 yaşındaki bir çocuğun karakola götürülme anının doğru olmadığını bütün dünya gördü. Bu olayın peşindeyiz ve ileriki günlerde de resmi görüşmelerimiz devam edecek.

Irkçılık konusunda yaptığımız çalışmalar ile  bu konuda yaptığımız açıklamalar ve girişimlerimizin  etkileri  ortadadır.  NSU davasında kararlı duruşumuz ve net tavrımız herkes tarafından bilinmektedir” ifadelerini kullandı.

                                                    ***

MEHMET ATAK’tan NOTLAR ve YORUMLAR

Almanya’nın dünyaya açılan kapısı olarak kitaplara konu olan Hamburg eyaletinde, Türk gencinin  yaşadğı polis baskısı sonrasında Türk Sivil Toplum Kuruluşları’nın kenetlenip, İçişleri Bakanı ve Emniyet Müdürü gibi üst düzey görevlilerce muhatap alınarak görüşme yolu açılmasını önemsediğimizi ve bunun ileriki zaman için güzel gelişmelere vesile olacağı inancımızı belirterek, Pazar günkü Basın Toplantısı hakkında bazı notları aktarıyoruz: 

* Pazar günü saat 15.00’te başlayıp 1,5 saat kadar devam eden Basın toplantısında hazır bulunan 20  kişiye Korona’dan  korunma gereğince mesafeli oturma ve maske takma kuralı uygulandı.

* Toplantıya katılan  2 Alman gazeteciden birinin “Çok olumlu geçtiğini belirttiğiniz görüşmelerden çıkan sonuçlar hangi yaptırımları getirecek acaba?” şeklindeki sorusu, araya giren başka konuşmalar sebebiyle tam karşılığını bulamadı. 

* Hamburg’da onlarca Türkçe  gazete, dergi, radyo, TV ve internet haber sitesi bulunmasına rağmen, belki de iletişimsizlik  sebebiyle, böylesine önemli ve güncel bir konu için basın toplantısına  sadece 5 basın mensubunun iştiraki dikkat çekti. 

* Serbest gazeteci Ali Akdemir’in “Girişiminiz gerçekten de çok anlamlı ama, iyi niyetlre rağmen Türk genci hakkındaki soruşturma sürüyor” hatırlatmasında bulunarak, “O videoyu seyredince, polise karşı polise karşı olan güvencimde şaşkınlığa uğradım” dedi. İlhan Yılmaz da buna karşı, ” Hem genç, hem polisler için soruşturma var” diye düzeltme yaptı.

* Post gazetesi temsilcisi  Erdal Altuntaş’ın “Geniş çaplı bir miting düşünülüyor mu, Polisin o günkü davranışı âni gelişen bir olgu mu sizce?” sorusunu da cevaplayan İlhan Yılmaz, “Ortada acemice bir davranış var. Tecrübeli bir polis olsa bunlar olmazdı” dedi.

* Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Evrensel gazetesi temsilcisi Sinan Özbolat’ın tesbit ve soruları özetle şöyleydi:

– Almanya çapında kamusal bir şiddet var. 

– Polis teşkilatının içinde ikinci NSU benzeri bir ırkçı oluşum çabaları olduğu öne sürülüyor. Ne dersiniz ?

– Türkçe bilen polisler, bu tür baskılar için çözüm değildir.

– Dernekler Platformu olarak sizin göreviniz polisi savunmak, polisi şirin göstermeye çalışmak değildir. 

– Antifaşit karşıtı bir kampanya başlatıldığını duyuyoruz. Bu kabul edilemez.

Sinan Özbolat’ın Dernekler Platformu hakkındaki ithamı karşısında konuşan İlhan Yılaz, ” Biz bugün aydınlatma ve bilgi verme amacıyla buradayız. Polise  ve hiç kimseye şirin görünme çabasında değiliz” dedi.

* Türkses gazetesi sahibi ve HTBB Başkanı Emin Sağlık’ın “Ülke çapında görülen bu son olaylar karşısında, Korona pandemisi sebebiyle toplu yürüyüşler  ve mitinglerden ziyade, büyük araba konvoyları düzenleyerek sesimizi duyurmamız bence daha caziptir” teklifinde bulundu. Bu görüş bazılarınca tasvip gördü.

* İşadamları Derneği temsilcisi Hasan Sabancı kısa ama öz konuştu:  “Buradaki bazı konuşmalarda belirtilenleri uygulamaya kalkarsak bu yargısız infaz olur. Polis de bizim, gençler de !” 

* AKP Hamburg Teşkilat Başkanı Ali Ekinci, TGH Başkanı Murat Kaplan’ın girişimleri sonucu 32 dernekle karar alıp Hamburg tarihinde belki de  ilk defa en yetkili makamda olan kişilerle görüşmek çok önemli bir adımdır. Hepimiz destek olalım” diyerek, işin peşinin bırakılmaması  tavsiyesinde bulundu. 

ENDİŞELENİYORUZ !

Basın toplantısı esnasında, Hamburg STK Dernekleri Diyalog Platformu adına “Endişeleniyoruz” başlıklı Almanca bir metin olarak katılımcılara dağıtılan Basın Açıklamasında özetle şu görüşlere yer veriliyor: 

“Endişeleniyoruz!

Hamburg polisinin silahsız, 15 yaşındaki çaresiz bir gence olan bağlılığı Hamburg ‘ da yaşayan bizler ile çok ilgileniyor. Bizi en yüksek ölçüde rahatsız etti ve polise olan güvenimizi ihlal etti.

İçişleri Senatörü  ve Emniyet Müdürü ile  20 ve 21 Ağustos tarihlerinde   Türk toplumu temsilcileri ile yapılan görüşmelerden sonra, tüm katılımcılar bu olayla ilgili diyalog konusunda anlaştı ve mümkün olduğunca hızlı çözüm stratejileri talep etti, ki biz de aynı fikirdeyiz.

Bu olayda çocuk panik kargaşa içinde 8  kadar polisle  çevrili ‘ idi, bu yüzden polis için daha nazik bir strateji gerekli olurdu. (…) 

Yine de polisin olumsuz bir görüntüsünün oluşturulmasını istemiyoruz,  çünkü polis hala bize güvenlik duygusu veren güvenilir bir otorite. Bu nedenle polisi yanımızda tanımaya devam etmek istiyoruz ve her an polisle yapıcı çalışmalara hazırız.

Bu olayın ardından Hamburg polisi açıklama yaptı.

Ancak, özellikle aileyle diyalogda kalması ve bu olayı birlikte işlemeye devam etmesi durumunda daha da ilerlemektedir. Bizlerde aileye her alanda desteğimizi vermeye devam ediyoruz. Her zaman birlikte sohbete hazırız.

İçişleri Komitesi ‘ nin bu bireysel davadan bağımsız olarak ayrımcılığa odaklanmaya devam etmesi önemli.

Ayrıca devlet koalisyon sözleşmesinde yer alması gereken ayrımcılık karşıtı organın mümkün olduğunca hızlı bir şekilde kurulması çağrısı yapıyoruz. Polis teşkilatında çeşitliliği de karşılardık.

Son olarak, değerli polis çalışmalarını desteklemeye ve her an işbirliğimizi sunmaya her zaman hazır olduğumuzu vurgulamak isteriz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: