BEŞİKTAŞ’TAN DEVLER LİGİ’NE VEDA

Futbol karşılaşmalarını karşımıza adeta canlı olarak getiren bir tarzda yorumlayan Hakan Ortatepe, Beşiktaş’ın daha ilk maçta Paok’a 3-1 yenilerek elenmesini o akıcı üslubuyla kaleme aldı.

İŞTE PAOK- BEŞİKTAŞ MAÇI 

Beşiktaş Sergen Yalçın ile Selanik’te Paok karşısına bu sezonun ilk Avrupa sınavına çıktı ve daha birinci yarının 30. dakikasında 3’lük oldu. Şampiyonlar Ligi’ne göre 3. sınıf transferler (ki hatta bazıları ligdeki rakipleri ile adete yarış halinde yapılan transferler) ve gecen sezonun yedekleri ile ancak bu kadar olabildi. Oysa beklenti çok farklıydı, çünkü daha önceki Avrupa serüveni Çok daha başarılıydı.

Şimdi, bir çok kişi Sergen Hoca’ya “neden bu kadro ile çıktı” diye kabahat bulacak. Aşçıya verilen malzeme bu olunca, ortaya çıkan yemek’te bu oluyor. Öte yandan Paok’un takımına bakınca, yeni transfer olarak sadece Rapid Wien’den aldığı Stefan Schwab sahadaydı. Diğerleri ise geçen sezondan ve birlikte oynayıp, birbirini tanıyan futbolculardı.

Maça baktığımızda; Oğuzhan’ın daha diri geri döndüğünü söyleyebiliriz. Onun oyuna kattığı fark çok ortada. Adeta ölçüp biçip ve iğne deliğinden geçirerek attığı pasla, kaleci ile karşı karşıya kaldı Lens, ama topu kalecinin üstüne vurdu. Oysa topu ilk kontrolde soldaki Larin’e atsa, 2. golü bulması çok yüksek ihtimal ve belki de maçı çevirme şansı olacak. 

Lens bunu gol yapamayınca çıkıp Sergen Hoca mı atacak? Ama Lens bunu becerebilseydi zaten, değil Beşiktaş’ta, Türkiye’de oynamazdı. 

Kaleci Ersin kurtardığı penaltı ve çıkardığı toplarla Beşiktaş’ı daha fazla fark yemekten ve bir anlamda da hezimetten kurtardı diyebiliriz. Yeni transferler N’Skala, Welinton ve Mensah  başta da belirttiğim gibi Şampiyonlar Ligi seviyesinde olmayıp, 3.sınıf transferler ve ancak Türkiye liginde idare edebilirler. Takımın en tecrübeli iki ismi Vida ve Atiba da beklenenden çok uzaktılar. 

Bu arada maçın İtalyan hakemi de sertliklere göz yumdu ve Beşiktaş’ın yüzde yüz penaltısını vermedi. Bunu bahane olarak değil de dip not olarak belirtmek istedim. 3-1’lik sonuçla tek maçta elenen BJK, Süper Lig’de son 8 maçtaki performansıyla yakaladığı Şampiyonlar Ligi’ne çok erken veda etmiş oldu. 

BİZDE “KOÇUM ASLANIM”, ONLARDA “SİSTEM” VAR

Neden hep aynı filmi seyrediyoruz, neden hep aynı şeyler başımıza geliyor?.. Kaybettiğimiz her maç sonrası, her defasında “bu maçtaki hatalarımızdan ders çıkaracağız” diyoruz. Ama o dersi nedense bir türlü çıkaramıyoruz ya da çabuk unutuyoruz ve sonra aynı hataları bir daha yapıyorumz. Konu sadece bu oyunda yapılan münferit hatalar değil. Konu aslında çok farklı ama,  biz onu ya gerçekten göremiyoruz ya da görmek istemiyoruz.Sanki biz her şeyi daha iyi biliyoruz da onlar bilmiyor. Biz ”bununla sahaya çıkarsa veya o öyle oynarsa” gibi varsayımlarla uğraşıyoruz. Onlar çıkıp oynuyor ve kazanıyor, biz de sonrasında  “henüz tam olarak hazır değiliz” diyoruz. Bizde “hadi koçum benim, aslanım benim” var, onlarda oyun planı ve sistem var. Onlar 18 yaşındaki çocukla 2 gol atıyor, biz tecrübeli ayaklarımızla gol arıyoruz. Sonuçta bize yine hüsran ve üzüntü düştü, onlarda başarı ve sevinç var.

GERÇEKÇİ OLMAK GEREKİRSE!..

Gerçekçi olmak ve gerçekleri görüp ona göre işler yapmak zorundayiz. Aksi taktirde geçen hafta Şampiyonlar Ligi finalinde oynayan iki takıma baktığımızda, tek Beşiktaş’ın değil, herhangi bir Türk takımının bu takımlara karşı final oynayabileceğini  düşünmek sadece güzel bir hayal olarak kalmaya ve biz de bu ve benzeri hayallerle yaşamaya devam edeceğiz.

BEŞİKTAŞ’TAN DEVLER LİGİ’NE VEDA” için bir yorum

  1. Yine harika analizler ve Türk futbolunun icinde yer aldığı içler acısı haline gerçekçi bir yorum yapmışsınız… Ağzınıza ve yureginize sağlık… Başarılar Hakan Bey

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: