DEMİRTAŞ İÇİN YAPILAN TAHLİYE BAŞVURUSU REDDEDİLDİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın derhal serbest bırakılması kararını vermesi sonrası avukatları tarafından yapılan tahliye başvurusu reddedildi.

Mahkeme, AİHM kararının Türkçe tercümesinin tahliye başvurusuna eklenmemiş olmasını ret kararının gerekçesi olarak öne sürdü.

Mahkemenin ret kararı şu ifadeleri içeriyor:

“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca mezkur kararın Türkçe tercümesinin dosyaya gönderilmesi için Adalet Bakanlığına müzekkere yazılmış olup henüz cevabın gelmediği anlaşılmıştır. Şüpheli müdafileri tarafından ekte sunulan kararın tercüme metninin bulunmadığı, bu haliyle AİHM’nin kararının hangi başvuruya istinaden hangi suçlara yönelik, hangi kapsamda olduğu bilinmediğinden söz konusu kararın hukuken denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.”

Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, sosyal medya hesabından “Suç işliyorsunuz, bunlar ileride kendi iddianamenizde yer alacak” diyerek mahkeme kararına tepki gösterdi.

‘Bizi bağlamaz dediklerine göre AİHM kararını biliyorlar’

Kararla ilgili BBC Türkçe’ye konuşan Karaman, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ne diyebiliriz ki… Önemli değil, resmi tercümeyi de bekleriz. Biz daha önce AİHM’in 20 Kasım 2018 ilk daire kararı için tercümeyi de sunmuştuk. Tercümeyi sunmuştuk kabul etmemişlerdi, bunlar her halükarda resmi tercüme bekliyorlar ama şimdi bu mesele resmi tercümeyi bekleyecek bir mesele değil. AİHM Büyük Dairesi kesin ve bağlayıcı bir karar verdi, tüm dünya duydu. Bahçeli tercüme etti biliyor, Sayın Cumhurbaşkanı da biliyor, Soylu da biliyor. Bizi bağlamaz dediklerine göre onlar içeriğini biliyor. Mahkeme onlara sorsaydı ya.

“Demirtaş, on ayrı suç, on ayrı dosyadan tutuklu değil ki, şimdi baktığınız dosyadan tutuklu. Kalkmış bir de ‘Hangi dosyadan, hangi suçtan tutuklu bilmiyoruz’ diyorlar. Tercüme geldikten sonra ne diyeceksiniz?

“Önemli değil, bir hafta daha bekleriz. Demirtaş şu aşamada diyor ki, ‘Benim için uluslararası hukukun bu meseleyi tescil etmiş olması yetiyor, dolayısıyla üç gün dışardaymış, içerdeymiş, fark etmiyor”

Pazartesi yeni bir başvuru daha yapacaklarını söyleyen Karaman şöyle devam etti.

“AİHM’in 22 Aralık 2020’de kararı açıklanır açıklanmaz, Adalet Bakanlığı’nın bu kararı hemen yerine getirmesi gerekiyordu. Bakanlığın bu karar üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nı arayıp ‘Tahliye edin’ demesi hukuka müdahale değildir. Yani Uluslararası bir mahkemenin kararını ülkenin idaresi, siyaseti yerine getirir. Dolayısıyla Adalet Bakanlığı’nın devreye girip, bu kararın önünün açılmasının sağlaması gerekir. Kararın verildiği gün, kararın açıklandığı saat bunu yapması gerekiyordu” dedi.

‘Türkiye’nin hukuki olarak ‘uygulamama’ seçeneği yok’

AİHM kararında, Selahattin Demirtaş’ın HDP eş başkanlarından biriyken 20 Mayıs 2016’da dokunulmazlığının kaldırıldığı ve ardından gözaltına alındığı hatırlatıldı.

Kararda, “Duruşma öncesi uzun süren tutukluluk süresinin ve yaptığı siyasi konuşmaların temel alındığı kanıtlara dayanarak yapılan terörle bağlantılı suçlamaların, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu” belirtildi:

“Tutukluluğu süresince yerel mahkemeler tarafından, dava öncesi tutuklu kalması için gerekli olan makul şüpheyi sağlayacak hiçbir vaka ya da bilgi sunulamamıştır. Tutukluluğa konu olan suçları işlediğine dair makul bir şüphe de dolayısıyla yoktur. Aynı gözlemler sonucu, Demirtaş’ın seçilme ve parlamentoda olma hakkının da ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise kararla ilgili, “Bu adımlar siyasidir, çifte standarttır, ikiyüzlülüktür” ifadelerini kullandı.

Erdoğan açıklamasında ayrıca, “AİHM Türkiye nezdinde saygı görmek istiyorsa önce dönüp kendi çelişkilerini sorgulamalıdır.

BBC Türkçe’ye konuşan insan hakları hukukçusu Kerem Altıparmak’a göre Türkiye’nin hukuki olarak “bu kararı uygulamama” seçeneği yok.

AİHM kararının tartışmaya ve şüpheye yer bırakmayacak kadar kesin olduğunu söyleyen Altıparmak’a göre, kararı uygulamamak, Türkiye’nin kurucuları arasında olduğu Avrupa Konseyi’nden çıkartılmasına kadar gidebilecek bir süreci başlatabilir.

AİHM kararı ne diyor?

Kararda, “Demirtaş’ın suçlandığı ifadeler sebebiyle parlamenter dokunulmazlığa hakkı olup olmadığını inceleme görevini yerine getirmediği” belirtilen adli yetkililerin, tüm bu süreçte Demirtaş’ın ülkedeki muhalif liderlerden biri olduğunu da göz önünde bulundurmadığı ifade ediliyor.

Demirtaş’ın 16 Nisan 2017 referandumunda ve cumhurbaşkanı adayı olduğu 24 Haziran 2018’de siyasi tartışma özgürlüğünün de cezaevinde olduğu için kısıtlandığı ve çoğulculuğa olumsuz etki yaptığı belirtildi.

Kararda, hak ihlali olmadığına karar verilen “tutukluluğun makul şüpheye dayalı olup olmadığına hızla karar verilmesi hakkı”yla ilgili de şu açıklama yapıldı:

“Başvuranın Anayasa Mahkemesi’ne başvurusunun karmaşık bir konu olduğuna; parlamenter dokunulmazlığı kaldırılan bir milletvekilinin dava öncesi tutukluluğuyla ilgili karmaşık sorunları gündeme getirdiğine karar verildi. Temmuz 2016’da ilan edilen olağanüstü hâl sebebiyle Anayasa Mahkemesi’nin olağanüstü iş yükününün de göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna varıldı. Anayasa Mahkemesi’ndeki 13 ay dört günlük sürenin ‘hızlı’ olarak tanımlanamayacak olsa da bu davanın özel durumundan ve özel koşullardan dolayı, bu maddenin ihlal edilmediğine karar verilmiştir.”

Kaynak : BBC TÜRKÇE / Hatice Kamer / Diyarbakır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: