FIRTINA İLE ASLAN KARTAL’I UÇURDU

Geçtiğimiz hafta içinde oynanan maçlardan sonra Beşiktaş zirve yarışında  önemli bir avantaj yakalarken, deplasmanda Konyaspor’a karşı 3-0’lık galibiyet alan Fenerbahçe’nin iddasını sürdürmesi, Trabzonspor’un da kendi evindeki 3-1’lik mağlubiyeti ve hakem olayları Süper Lig’e damgasını vurdu. 

İşte Hakan Ortatepe’nin akıcı kaleminden bir çırpıda okuyacağınız maç yorumları:

KARAKARTAL TEPEYE KONDU

Beşiktaş ve Sergen Hoca tam gaz yola devam ediyorlar. Hata yapmamak lazım, bunu gayet biliyorlar. Aksi taktirde zirve mücadelesindeki diğer rakiplerin arayı açmaları işten bile değil. Beşiktaş bu fırsatı rakiplerine vermek istemiyor. Gaziantepspor karşısında aldığı 3 puan bu yarışta çok değerli.

Oyuna baktığımızda; Son 10 dakikada nasıl olsa kazandık havası oldu ve anlamsız bir şekilde geri çekildi Beşiktaş. Daha dogrusu Gaziantep takımı daha çok istemeye başladı ve aradığı golü de son dakikada kazandığı penaltı ile bulup umutlandı. Hatta uzatmalarda bir top ta direkten döndü, eğer o top gol olsa maç berabere bitecek ve biz de çok farklı şeyler konuşuyor olacaktık. Ama hazırlanışı mükemmel olan ilk ve akabinde adeta göstere göstere “ben bu golü atacağım” deyip attığı ikinci gol ile Aboubakar, maçın yıldızı ve Beşiktaş’a 3 puanı kazandıran isim oldu. Gerçekten ilk goldeki paslaşmalar, organizasyon ve Ghezzal’ın asisti muhteşemdi.

Diğer yandan bunu daha önce de dile getirmiştik.

Sergen Hoca, oyunu, saha kenardaki Teknik Adam gibi değil, sanki saha içindeki Futbolculardan biriymiş gibi yaşıyor ve o nedenle de bir futbolcu gibi sarı kart görmeye devam ediyor. Nitekim 4. Sarı kartı da bu maçta görerek cezalı duruma düştü ve bir sonraki maçı tribünden seyredecek. Şampiyonluk yarışındaki diğer takımlarda star dediğimiz nitelikte oyuncuların bolluğu ortada. Bu tip star oyuncuları olmamasına rağmen hemen her şeyiyle “Takım” olmuş, mücadele eden ve birbirini tanıyan bir oyuncu grubu var Beşiktaş’ın ve bu takım ile de bu hafta liderlik koltuğuna oturan Beşiktaş şampiyonluğun en büyük adaylarından.

GALATASARAY ÇOK UCUZ GOLLERLE 2-2

Galatasaray’da büyü bozuldu, işler yolunda gitmiyor. Ankaragücü mağlubiyeti ve arkasından Sivasspor’a karşı alınan beraberlik ile kaybedilen 5 puan. Bu iki maçta şampiyonluk yolunda çok büyük bir kayıp yaşadı. Ancak her iki maçtan sonra da hakemlere yüklendi Galatasaray ve yapılan hataların, alınan bu sonuçlarda önemli rol oynadığı anlatılıp duruldu. Fakat  alınan bu kötü sonuçlarda Teknik kadro ve oyuncuların hiç rolü yok mu ???.

Sivasspor karşısındaki ilk 11’e bir bakalım: Ligin ilk yarısındaki klasik kadrosuna yakın bir kadro.

Belhanda, Babel ve Falcao üçlüsü uzun bir süreden sonra ilk defa birlikte sahadalar. (Fatih Hoca’nın bu maça dair ilk hatası) Belhanda ve Babel, ne ya da neler yaptılar?

Belhanda; bildiğimiz Belhanda, hiç bir ekstrası yok, ne bir pres yapıp top kazanıyor ne de olumlu bir hareketi var. Bir çaba göstermeden oynuyormuş gibi yapıyor ve sadece göz boyuyor sahada ama Fatih Hoca’nın Belhanda tutkusu maalesef bitmiyor ve bu tutku zarar veriyor takıma. Bunun ne kadar farkında acaba?

Babel; Çıkana kadar “vız vız bal yapmayan arı” gibi. Mücadele etmiyor sadece topu alıp veriyor, iletken bir pozisyonda ve onun da oyuna ekstra bir katkısı yok. Her ikisi de star isimler ama bi o kadarda hayal kırıklığının Nirvana’sı. Bu oyuncular çıkıp bir maçta saman alevi gibi parlayıp, seyredenlerin ağzına bir parmak bal çalıp, sonrasında uzun süre yine ortalarda görünmüyorlar ve esas yapmaları gereken işi yani takımı sırtlayıp maç kazandırmayı yapmıyorlar.

Falcao; Uzun bir sakatlıktan sonra iki golle geri döndü ama bu yeterli olmadı. Kısacası Galatasaray bu starları hep “olacak” diye bekledi ve beklemeye devam ediyor ama onlar bir türlü olmuyor.

Onyekuru bu maçta en hareketli ve her an bir şeyler yapacak oyuncusu idi Galatasaray’ın. Son dakikalardaki o baskılı oyunda diğer oyunculara göre daha fazla gol atma şansı vardı ama Fatih Hoca onu son 10 dakikada Arda ile değiştirdi.

(Fatih Hoca’nın bu maça dair ikinci hatası) Galatasaray için Moustafa Mohammed’in olmaması gerçekten büyük eksiklikti. Bu şekilde lider Beşiktaş’la arasındaki puan farkı 2 ve en yakın takipçisi Fenerbahçe ile aynı puanda olan Galatasaray şampiyonluk yarışına zorlanarak devam edecek.

FENERBAHÇE KONYA’DA 3 PUANA 3 GOLLE KONDU

Fenerbahçe kolay kazandı. Kadıköy’de yani evinde oynadığı maçlardaki puan kayıplarından sonra, Konyaspor deplasmanından 3 puanla dönmek önemliydi Fenerbahçe için. Ve hele en yakın rakiplerinden olan Galatasaray’ın puan kaybetmiş olması bu maçın önemini bir kat daha arttırmıştı. Bu bilinçle sahaya çıkan Fenerbahçe, baskılı bir oyunla ve farklı bir skorla, çokta zorlanmadan mağlup etti Konyaspor’u ve Galatasaray ile puanlarını eşitledi. Pelkas’a geçmiş olsun. Talihsiz bir pozisyon yaşayıp sahayı sedye ile terk etti. Ancak maç sonrası gelen iyi haberle sevindirdi. Fenerbahçe icin önemli ve oyunda iki yönde de etkili olabilen bir isim Pelkas. İkinci golde Osayi Samuel’e yaptığı asist ile de bunu göstermiş oldu. Sonrasında Gustavo oyuna girince takım daha farklı oynamaya başladı. Sosa çıkana kadar eski günlerine yakın bir oyun sergiledi. Doğru transfer olarak nitelendirdiğimiz Szalai ise Fenerbahçe forması ile ilk golünü attı.Son golde ise Serdar Aziz, kalecinin hatasını iyi değerlendirdi. Tüm bunlara baktığımızda burda esas enteresan olan nokta, golleri atan isimlerin hiç biri forvet değil. Fenerbahçe’nin iyi bir forvete ihtiyacı var. Valencia, Thiam, Samatta ve Cisse, bu isimlerin hiç biri Fenerbahçe’nin forveti olacak seviyede oyuncu  degil. Deplasman karnesi çok iyi olan Fenerbahçe geride kalan haftalarda şampiyonluğun en büyük adaylarından biri. 

Konyaspor ilk yarıya göre ikinci yarıda daha etkili bir oyun sergiledi ama Fenerbahçe kalecisi Altay Konyaspor’a geçit vermedi. Bu galibiyetle Erol Hoca’nın da kredisi artmış oldu. Yoksa alınacak ilk kötü sonuçta yine Erol Bulut ve yanlışları konuşulacak.

TRABZONDA FIRTINA TERS ESTİ

Trabzonspor son maçlarındaki performansı ile bir var bir yok.. Tam şampiyonluk yarışında “ben de varım” diyebileceği haftalarda yaşadığı puan kayıpları ile bir türlü bu yarışa dahil olamıyor ve zirvedeki takımları bir adım arkadan takibe devam ediyor. Evinde Alanyaspor’a karşı aldığı 3-1’lik  mağlubiyet hiç hesapta yoktu.

66. dakikaya kadar denk bir oyun oldu ama Alanyaspor o dakikada golü bulup öne geçti. Akabinde Trabzonspor beraberlik için takım olarak daha çok öne çıkıp oyunu rakip sahada oynamaya başladı ve geride oldukça boş alanlar bıraktı, Davidson da bu boş alanda yakaladığı fırsatı iyi değerlendirdi. Alanyaspor’un attığı 3. golde ise Moubandje adeta “asist böyle yapılır” dersi verdi.

Trabzonspor’da MWakame o alıştığımız sol çaprazdan içeri kat edip şut atmayı çok yapamadi be defa, sadece son dakika da yapabildi bunu ama direğe tosladı. Bakasetas eski takımına attığı penaltı golü ile Trabzonspor’a geldiğinden beri 5. golüne imza atmış oldu, böylece ne kadar “doğru ve nokta” bir transfer olduğunu gösterdi. Haftanın sürpriz sonuçlarından biriydi.

Bir diğer sürpriz sonuç da, son haftalarda durdurulamayan Hatayspor’un Kayserispor’a mağlup olmasıydı. Kayserispor bu galibiyetle düşme hattından çıkarak biraz nefes aldı.

Son haftalarda çıkış yapan Göztepe’de, Ünal Karaman’ın dokunuşları gözle görülmeye başladı. Göztepe üst üste aldığı galibiyetlerle takım olarak, oynadığı oyun ve attığı gollerle de Halil Akbunar oyuncu olarak dikkat çekiyor.

Bir başka dikkat çeken takımda Hikmet Karaman’ın başına geldiği ve belirli bir farklılık ortaya koyduğu Ankaragücü.

Bu şekilde devam ederse düşme hattından uzaklaşıp ligde kalacak gibi görünüyor.

Gençlerbirliği, Denizlispor ve Erzurumspor’un yansıra, henüz bir tehlikede olmamasına rağmen Sumudica ile yolları ayıran ve Bülent Uygun’u göreve getiren Rizespor düşme potasına girecek en büyük adaylardan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: