Çifte vatandaşlar için kritik karar: Alman vatandaşlığı otomatik olarak kaybedilmiş sayılmayabilir

Almanya’da çifte vatandaşlığı ilgilendiren önemli bir karar çıktı. Federal İdare Mahkemesi (Bundesverwaltungsgericht), 4 Mart 2026 tarihli kararında, yabancı bir vatandaşlığın kazanılması nedeniyle Alman vatandaşlığının otomatik olarak kaybedilmesine ilişkin eski uygulamanın her durumda geçerli olmayabileceğine hükmetti.

GAZETEM/HABER

Alman Vatandaşlık Kanununun (Staatsangehörigkeitsgesetz – StAG) 25. maddesinin 2000 ile 2024 yılları arasında yürürlükte olan eski düzenlemesine göre, bir Alman vatandaşı başka bir ülkenin vatandaşlığını alırsa ve önceden “vatandaşlığı koruma izni” almazsa Alman vatandaşlığını otomatik olarak kaybediyordu.

Bu durum aynı zamanda Avrupa Birliği vatandaşlığının da sona ermesi anlamına geliyordu.

Ancak yıllar içinde birçok kişinin bu hukuki sonucu bilmeden başka bir vatandaşlık aldığı ortaya çıktı. Yanlış bilgilendirme veya yasal sonuçların bilinmemesi nedeniyle yaşanan bu durum, hem bireyler hem de idare için çok sayıda hukuki uyuşmazlığa yol açtı.

Dava Türk kökenli iki kişi üzerinden açıldı

Mahkemeye taşınan davada, 1974’ten beri Almanya’da yaşayan ve 1999 yılında Alman vatandaşlığına geçen iki eski Türk vatandaşı bulunuyordu.

Bu kişiler aynı yıl Türkiye’de yeniden vatandaşlık başvurusu yaptı ancak Alman vatandaşlığını korumak için gerekli izin başvurusunda bulunmadı. 2000 yılında Türk vatandaşlığını yeniden kazandılar.

Alman makamları bu durumu yıllar sonra tespit ederek 2021 yılında söz konusu kişilerin Alman vatandaşlığını kaybettiklerini açıkladı. Bunun üzerine konu yargıya taşındı ve süreçte Avrupa Birliği Adalet Divanı (EuGH) da devreye girdi.

Mahkeme: Orantılılık incelenmeli

Federal İdare Mahkemesi kararında önemli bir ilkeye dikkat çekti.

Buna göre, Alman vatandaşlığının kaybı aynı zamanda Avrupa Birliği vatandaşlığının kaybına yol açıyorsa, bu durum her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmek zorunda.

Mahkeme, kamu yararı ile bireyin hakları arasında orantılılık değerlendirmesi yapılmadan vatandaşlığın kaybedilmiş sayılmasının mümkün olmayabileceğini vurguladı.

Eğer bu değerlendirme sonucunda Avrupa Birliği vatandaşlığının kaybı orantısız bulunursa, hukuken kişinin Alman vatandaşlığını hiç kaybetmemiş sayılması da mümkün olabilecek.

Dosya yeniden incelenecek

Buna rağmen mahkeme, davayı sonuçlandırmak yerine dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere Düsseldorf İdare Mahkemesi’ne gönderdi. Yerel mahkeme şimdi somut olayda vatandaşlık kaybının gerçekten orantılı olup olmadığını inceleyecek.

Binlerce kişi etkilenebilir

Hukukçulara göre karar, geçmişte aynı nedenle Alman vatandaşlığını kaybettiği tespit edilen çok sayıda kişi için yeni bir hukuki kapı açabilir.

Uzmanlar, bu kişilerin vatandaşlık kaybına ilişkin kararlarında orantılılık incelemesi yapılıp yapılmadığını kontrol etmelerini öneriyor.

Yeni düzenleme çağrısı

Kararın ardından hukuk çevreleri, sorunun kalıcı şekilde çözülmesi için siyaset kurumuna çağrı yaptı.

Uzmanlara göre geçmişte vatandaşlığını kaybetmiş kişiler için af benzeri bir düzenleme veya basitleştirilmiş bir yeniden beyan sistemi getirilmezse, yüz binlerce dosyanın yeniden incelenmesi gündeme gelebilir. Bu durum hem idare hem de mahkemeler için ciddi bir iş yükü anlamına geliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir