Futbol yorumcumuz Hakan Ortatepe, kıvrak kalemiyle Türk futbolundaki iki yaraya dokundu.
HAKAN ORTATEPE/SPOR

YILDIZ FUTBOLCULARIMIZ VE ŞU BİZİM HAKEMLER
Kısa olmayan bir aradan sonra tekrar birlikte olabilmenin sevincini yaşıyoruz sevgili dostlar.
1982 yılında İspanya’da düzenlenen Dünya Kupası’nda Zico, Sokrates, Eder, Serginho, Falcao ve Cerezo gibi yıldızları kadrosunda bulunduran Dream Team Brezilya ile başlayan futbol aşkı bugüne kadar hiç değişmedi. Ancak o günden bugüne futbolda büyük ölçüde değişim yaşandı.
O zaman da futbolda önde olan yine Brezilya, Arjantin, İtalya, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerdi. Bizim futbolumuz o zamandan bu zamana nasıl bir evrim ve değişim göstererek bir gelişme ortaya koydu? Tabii ki şimdi oynadığımız futbol, 80’lerde ve 90’larda oynadığımız futboldan elbette daha üst seviyede ve bir takım gelişmelerimiz de mutlaka oldu. Ancak tabloya genel olarak bakmak lazım.
Şöyle ki:
Yaklaşık 87 milyon nüfusa sahip bir ülke olarak bugün kendi kaynaklarımızdan yetiştirip ihraç ettiğimiz pek çok futbolcumuz var ama sadece bir kişi, evet yanlış değilse 87 milyonluk ülkede bugün kendi kaynaklarımızdan yetiştirip yurt dışına yolladığımız ve üst seviyede oynayan sadece bir futbolcumuz mevcut: Arda Güler. Hâl böyleyken futbolcu yetişmeyen bir ülkede bir derbi maçı yönetecek hakemin de olmaması gayet doğal.
BİR MAÇTA FUTBOLU DEĞİL, HAKEMLERİ KONUŞMAK
Daha birçok konu veya sorulabilecek soru mutlaka var. Öncelikli olarak futbolun katma değerinin yukarılarda olabilmesi ve daha çok gencimizin Avrupa’da oynayabilmesi düşünüldüğünde şu andaki durumumuzun aslında ne kadar da iç açıcı olmadığını açıkça görebiliyoruz. Böyle olunca da ne kendi kaynaklarımızdan yetişen ikinci bir yıldız futbolcumuz ne de derbi yönetecek bir hakemimiz oluyor. Ve biz her derbi maçından sonra olduğu gibi hafta sonu oynanan Beşiktaş–Galatasaray maçından sonra da futbolu değil, hakemleri konuşuyoruz.
SON ÖRNEK: BEŞİKTAŞ – GALATASARAY DERBİ MAÇI
Sahada oynanan futbola baktığımızda galibiyeti kim hak etti? Eğer hakem Galatasaray’a göstermesi gereken kırmızı kartları gösterseydi (buna rağmen daha doğru dürüst şut çekmeyi beceremeyen futbolcuları kadrosuna dolduran) Beşiktaş, Galatasaray’ı yenebilir miydi?
Veya Sané’den sonra Osimhen’den de yoksun, 9 kişi kalabilecek Galatasaray galibiyeti koruyabilir miydi?
Duruma bakıldığında ilerleyen dönemlerde birçok maç sonrasında yine futbol yerine sadece hakemleri konuşacağımız apaçık ortada diyor ve önümüzdeki maçlarda buluşmak dileğiyle şimdiden mübarek Ramazan Bayramı’nızı kutluyoruz.
