Beşiktaş -Dortmund maçına uzatmalardaki goller damga vurdu

Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi C Grubu’nda Alman temsilcisi Borussia Dortmund’u ağırladığı mücadelede 45 +3 ve 90+4’te gelen goller maçın kaderine tesir etti.

Hakan Ortatepe yazdı

Her sene diğer büyüklerde olduğu gibi, Beşiktaş için de  transfer ayında, yapılan yeni transferler hakkında atılan klasik başlıklar “Kartal bomba transferi açıkladı” “Beşiktaş yılın transferini yaptı” gibi örnekler çoğaltılabilir. Ancak takımlarımız Avrupalı rakiplerine karşı oynarken, ne hikmetse bu transferler bir türlü yeterli olamıyor. Kadrosuna kattığı üst düzey yabancı oyuncuları, maalesef dün akşam da galibiyet için yeterli olmadı.

Rakip takım Dortmund oyuncu değişikliği yapıyor ve sahaya 19 yaşında genç bir oyuncu giriyor, ki aynı şekilde  ilk 11’de de var bu gençlerden. Maçı anlatan spiker “oyuna giren futbolcu 2004 doğumlu ve Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek” diyor. Bu olay onlar için normal. Ancak bize tuhaf ve sanki olması imkansız gibi geliyor. Oysa bir gece önce İsviçre temsilcisi Youngboys aynı şekilde genç oyuncularla galip geliyor. Yendiği takım da Şampiyonlar Ligi’nin gediklisi, Ronaldo’lu Manchester United üstelik.

Şimdi bizim takımlarımıza bakalım:  Ayni şey bizde olur mu? Tabii ki de olmaz. Neden mi? Çok basit, çünkü bizim futbol mantalitemiz farklı. Biz günlük başarıya önem veren, hatta mümkünse hemen başarıya ulaşmak isteyen, sabrı ve disiplini olmayan bir mantaliteye sahibiz. Bu değişmeden de bir yere gelmemiz çok zor. Hatta imkansız.

FUTBOL HEM AKIL HEM DE GÜÇ OYUNUDUR

Dün akşamki oyuna gelince. Futbol sadece mücadele edip güçle kazanılmıyor. Akılla da birleştirip öyle oynamak gerekiyor . Tıpkı Dortmund’ un yaptığı gibi . Oyunun genelinde takım olarak iyi mücadele etti Beşiktaş, ancak Dortmund, galibiyeti yakaladıktan sonra, daha kontrollü oynamaya başladı. Bazen topla kendi yarı alanında kalıp, hızlı atak yaparak etkili olmaya çalıştı. Bazen de topu da Beşiktaş’a vererek ve ancak Beşiktaş’ı ta kendi sahasından çıkmasına ya da oyun kurmasına izin vermeden oynattı. Sadece ligimizdeki maçlarda değil, asıl bu maçlarda gol atması için alınan Batshuayi eline geçirdiği fırsatları değerlendiremedi. Atiba eski günlerinden uzak bir görüntü çizdi. Ghezzal ve Rosier standartın üstüne çıkamadılar. Defans bloğundaki Welinton ve 90 + 4’te attığı şık kafa golü ile Beşiktaj’a gelecek maçlar için ümit veren Montero özellikle Haaland karşısında çok zorlandılar ve hatta ikisi birden sarı kart gördü. Kısacası Beşiktaşın oynadığı oyun galibiyet için yeterli olmadı.

Maç boyunca yapılan oyuncu değişikliklerinde yedek kulübesi de yeterli değildi Beşiktaş’ın. Daha zengin olan taraf ta yine Dortmund’du. Kenan Karaman dahil, oyuna girip, oyunun seyrini değiştirecek bir isim yoktu. Beşiktaş’da. Bu arada, Kenan Karaman demişken bu oyuncuda anlaşılmayan ve sanki beklentileri karşılayamayacak bir görüntü var. Yırtıcı, rakiple kora kor mücadele eden, hırslı ve kazanmak isteyen bir görüntüsü yok. İlerleyen zamanda değişir mi bilinmez, ancak gereğinden fazla değer verildiği kesin. Uzatmalarda gelen gol, maçın tümünde olması gereken cesareti ve güveni getirdi takıma, fakat süre yetmedi.

İŞTE ÖZLENEN HAKEM YÖNETİMİ ve BEŞİKTAŞ’TAN REKOR

Bir parantez de maçın hakemine açalım. Oldukça süratli bir oyunun sergilendiği bu önemli maçta ufak tefek faulllere düdük çalmayarak karşılaşmanın akışını bozmayan Hakem, neticede seyredenlere “Maç böyle yönetilir” dedirtti.  Öyle ki, gazetelerdeki maç istatistiklerine göre,  Beşiktaş bu maçta 114.7 km mesafe kat etti ve son 8 sezonda Türk takımları içinde Şampiyonlar Ligi’nde bir maçta en çok koşan veya en çok mesafe kat eden Türk takımı oldu.

Buna karşın Alman devi Borussia Dortmund 120 kilometre mesafe kat etti. Beşiktaş’ın en çok koşan oyuncuları 12 km ile Josef de Souza ve Miralem Pjanic oldu. Montero 10.7 km, Rosier ise 10.6 km ile bu isimleri takip etti.

Sonuç olarak, yenildik ama iyi mücadele ettik. Her zaman olduğu gibi Avrupalı rakibimizden yine ders alıp, ilerleyen dönemlerde bir ara kullanılmak üzere tecrübe kazanıp, bir şeyler öğrendik. Ve her zamanki gibi umudumuz devam ediyor. Artık önümüzdeki maçlara bakacağız. Temsilcimiz Beşiktaş 28 Eylül’de Ajax’a, Dortmund da Lizbon’a konuk olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: