Gazeteci İsmail Saymaz Sözcü’den ayrıldı!

Gazeteci İsmail Saymaz, 1 yıldır köşe yazarlığı yaptığı Sözcü’den ayrıldığını açıkladı. Sözcü çalışanları ve okurlarına teşekkür eden Saymaz, “Mesleğe kardeş bir mecrada devam edeceğim” dedi.

Gazeteci İsmail Saymaz, Sözcü’den ayrıldığını açıkladı. “Sözcü’ye veda” başlıklı bir köşe yazısı yazan Saymaz, gazete çalışanlarına ve okurlarına teşekkür etti. 

Yazısında, “Sözcü’de yaklaşık bir yıl önce başladığım köşe yazarlığı maceram bugün son buluyor” diyen Saymaz, “Mesleğime kardeş bir mecrada devam edeceğim” dedi. Köşesinin inançları, kimlikleri, dilleri ve tercihlerinden ötürü ayrımcılığa uğrayanların kürsüsü olduğunu söyleyen Saymaz, 1 yıllık süreçte gazetenin yazılarına müdahalede bulunmadığını belirtti.

Köşe yazısını sosyal medya hesabından da paylaşan Saymaz, “Bir yıldır köşe yazarı olarak çalıştığım Sözcü gazetesine bugün veda ediyorum. Sözcü çalışanlarına ve okurlarına selam olsun” ifadelerini kullandı. Saymaz, çalışacağı yeni kurumun adını ise açıklamadı. 

İşte Saymaz’ın veda yazısı,

“SÖZCÜ’de yaklaşık bir yıl önce başladığım köşe yazarlığı maceram bugün son buluyor. Gazetemin bana ayırdığı bu köşeyi yoğun bir muhabirlik emeği gerektiren araştırmalarla, haberlerle, söyleşilerle ve kulislerle doldurmaya çaba gösterdim.

İnandım ki bu köşe halkın kürsüsü olmalıdır.

Emeğiyle geçinenlerin…

Ezilenlerin…

Güne aç, ilaçsız ve işsiz uyananların…

Üniversitelilerin…

Kadınların…

İnançları, kimlikleri, dilleri ve tercihlerinden ötürü ayrımcılığa uğrayanların kürsüsü.

Bu kürsüden, memleketime bir kabus gibi çöken iktidar sahiplerini, partizan memurları, yandaş müteahhitleri, açgözlü kodamanları, merdivenaltı tarikatları, “Allah” diye diye istismar eden şeyhleri, PKK ve IŞİD gibi terör örgütlerini, yolsuzlukları, doğa ve çevre kıyımlarını teşhir etmeye gayret ettim.

İş cinayetinde can vermişlere…

İşkenceye uğramışlara…

Devlet, patron ve erkek şiddeti görmüşlere ses olmaya uğraştım.

Kişisel öfke ve hesaplaşmalarımı bu köşeye taşımadım.

Elden geldiğince başarılı olduğuma inanıyorum.

Vurgulamak isterim ki SÖZCÜ’de, kimi görüş farklılıklarıma karşın bir harfime dahi müdahalede bulunulmadı. Yirmi yılı devirdiğim gazetecilik hayatımın en özgür günlerini yaşadığımı söylemeyi borç biliyorum.

Yarından itibaren bir okuru olarak SÖZCÜ’yü takip etmeyi sürdüreceğim.

İlk açtığım gazete, yine SÖZCÜ olacak.

Merak eden varsa diye yazıyorum; mesleğime kardeş bir mecrada devam edeceğim.

SÖZCÜ Ailesi’ne katılmamı sağlayan işverenimiz Burak Akbay’a…

Genel Yayın Yönetmenimiz ve ağabeyim Metin Yılmaz’a…

İşsiz olduğum aylarımda beni gazeteye davet eden Erdoğan Aktaş’a…

Yorum, eleştiri ve katkılarını üzerimden eksik etmeyen başta Uğur Dündar, Saygı Öztürk ve Deniz Zeyrek olmak üzere yazar ağabey ve arkadaşlarıma…

Avukatımız İsmail Yılmaz’a…

Yayın yönetmenlerimiz Neşet Şenizel ve Serdal Saraç’a…

Her kahrımı çeken ve tanımaktan büyük onur duyduğum Kenan Kurtkaya’ya…

Sevgili Metin Köklüçınar ve Özkan Saçkan’a…

Yazılarım için en az benim kadar ter döken editörüm Bahar Kurşun’a…

Vaktini ve muhabbetini eksik etmeyen Mustafa Cesur’a…

Engin bir sabırla benden yardımını esirgemeyen sayfa sekreterlerimiz Adem Berber’e ve Muzaffer Akdoğan’a…

İnternette sayfamızda habercilik adına büyük başarılara imza attığımız İsmail Şahin ve Taşkın Su’ya…

Büyük bir sahiplenişle bana kucak açan SÖZCÜ okurlarına teşekkür ederim.

Yazılarımda farkına varmadan incittiğim ve hakkına girdiğim olmuşsa özür dilerim.

Yine görüşmek dileğiyle…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: