Prof. Harun Gümrükçü’ye Dekanlık görevi

Antalya Bilim Üniversitesi’nin Hamburg kökenli Profesörlerinden Harun Gümrükçü “Fakülte Dekanı” seçildi.

Röportaj: Mehmet ATAK (Gazetem.eu)

1990’lı yıllarda Avrupa’daki gurbetçilerimizin uğradığı haksızlıkları Avrupa  Adalet Divanı’na kadar taşıyarak olumlu kararlar çıkmasında etken olması ve yazdığı onlarca kitapla kamuoyunun takdirini kazanan Prof. Harun Gümrükçü, şimdilerde görev yaptığı Antalya Bilim Üniversitesi tarafından Dekanlık pâyesine layık görüldü. Gümrükçü, artık İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde  “Dekan” olarak hizmet verecek.

Söyleşimize geçmeden önce Prof. Harun Gümrükçü’yü tanıtalım: 
Almanya’daki bilimsel kariyeri 1973 yılında Hamburg Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde başladı. O zamanlar bu üniversite yalnızca iki Türk öğrenci bulunmaktaydı.  Kişisel başarılarının da katkısı ile günümüzde bu üniversitede yabancı öğrenci oranı %20’ye çıktı. Eğitimine başlamadan önce çalıştı ve bu esnada sosyal konularda çok aktif rol aldı.. Ondan dolayı  Alman Sendikalar Birliği’ne bağlı Hans-Böckler Vakfı’dan ilk burs alan yabancı ünvanını kazandı. Bu süre içinde sendikalarda fahri olaraktan görev yaptı. Türklerin üye sayısını %30 civarlarından %60’a çıkmasına önemli katkıları oldu. Bugün bu vakıftan burs alan göçmen kökenli öğrencilerin oranı %25’e kadar çıkmıştır. İktisat Fakültesini çok iyi bir not ortalamasıyla bitirmesinin akabinde Siyasal Bilimler Fakültesine girdi ve oradaki doktorasını 1986 yılında tamamladı. Bu çalışması Federal Çalışma Dairesi Araştırma Bölümü’nce ödüllendirildi ve onlar tarafından yayınlandı. Bu bir ilkti. İki yıl sonra da Avrupa Birliği Yüksek Okul Dairesi tarafından Genç ve Kabiliyetli Bilim İnsanları Ödülüne layık görüldü. AB’den şimdiye kadar başka hiç bir Türk’e böyle bir ödül verilmedi.

Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkileri konularında yaptığı çalışmalar çok beğeni topladı. Diğer bilim insanlarıyla birlikte kurdukları Avrupa Türkiye Araştırmaları Enstitüsü alanında en başarılı kurumlar arasında yerini aldı. Türkiye’nin A(E)T/AB ile yaptığı antlaşmaların ve Ortaklık Konseyi Kararlarının ulusüstü özellikleri olduğu çalışmaları ve Avrupa Birliği nezdinde verilmesine katkıda bulunduğu 62 mahkeme kararlarıyla teyit edildi. Göçmen hareketinin ‘en alttakiler’ kesimini organize ederek onların inkar edilen haklarının ortaya çıkarılmasında öncülük yaptı. Bu alanda yazdığı Almanca, İngilizce ve Türkçe dillerinde olmak üzere 18 kitap ve yüze yakın makalesi bulunmaktadır.

2006 yılında Akdeniz Üniversitesi’ne döndü ve orada öğretim üyeliği yanında üç yıl boyunda dekan yardımcılığı ve Strateji Merkezi başkanlığı yaptı. 2010 yılında Malta’ya ve 2011 yılında Avustralya’ya misafir öğretim üyesi olarak gitti. Oradaki çalışmaları  neticesinde Güney Kutbu konusunda uzmanlaştı. Türkiye’ye dönünce Kutup Çalışmalarını başlattı. Bu alanda şimdiye kadar bir yayın serisi içerisinde beş kitap yayınladı ve bu alanda ilk sosyal bilimler dalında eser veren bilim insanı oldu. Bunun yanı sıra 2019 yılında  bir grupla Antalya Bilim Üniversitesi’nde Küresel Bakışla Kutup Çağı Sempozyumunu düzenledi. Bu konudaki çalışmaları ise TÜBİTAK bünyesinde “Kutup Ansikolopedisi”nde madde yazarlığı, editörlüğü ve Sosyal ve Beşeri Bilimler konu koordinatörü olarak halen devam etmekte. Gümrükçü, Devlet memurluğundan emekli olmasının ardından Antalya Bilim Üniversitesi nezdinde bilimsel çalışmalarımı sürdürmekte. Aynı zamanda Alman-Türk İşbirliği çerçevesi kapsamında Türk Sağlık Çalışanlarının Almanya’da İstihdamı için geliştirilen projenin koordinatörü olarak görev yapmakta. 2021 yılı Kasım ayı itibariyle bu kurumda İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanlığı’nı yürütmeye başlamış bulunuyor.

Ve… İşte kısa söyleşimiz: 

Sayın Gümrükçü, önce Dekan olmanızdan dolayı tebriklerimizi sunar, başarılar dileriz. DEKAN olmanız hangi sistemle ve nasıl gerçekleşti ? İlk Dekanlık faaliyetiniz hangi konularda olacak?

* H. Gümrükçü:  Kendisi de Türkiye’den Almanya’ya göç eden işçi bir babanın oğlu olan Sayın Rektör Hocamız Prof. Dr. İsmail Yüksek ve uzun yıllar Londra’da yaşamış Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Hamza Kandur’un önerisi ve YÖK onayı ile görevime başladım. Bu süreçte beni ikna etmek için kullandıkları bazı argümanlar ise beni oldukça heyecanlandırdı. Bunlar arasında 26-27-28 Aralık 2021 tarihinde Antalya/Beldibi’nde bulunan Rixos Sungate Oteli’nde gerçekleşecek olan “Uluslararası Göç Sempozyumu ve Türkiye Almanya Arası İşçi Alımının 60. Yılı ” organizasyonu da yer almaktaydı. Dekanlığımın ilk büyük organizasyonu olacak olan sempozyumumuza bu konuda Almanya’da çalışan tüm uzmanları beklemekteyiz. Bilime her daim destek sağlayan üniversitemiz sayesinde sempozyumda sunum yapacak katılımcılar hiç bir bedel ödemeksizin Sungate Oteli’nin konaklama imkanlarından yararlanacaktır. Yüzyüze gerçekleşecek bu sempozyum aynı zamanda sanal ortamda da yayınlanacak olup Türkçe, İngilizce ve Almanca sunumlar yapılacaktır. Sunumlar kitap haline getirilip bilim dünyasına katkıda bulunulacaktır.

Dekanlık için teklif almanız ve gerçekleştiği anlardaki duygularınızı açıklar mısınız?

* H. Gümrükçü: Elbetteki tarif etmesi oldukça güç olan duygularım bir hayli karmaşıktı. Bir yanı ile Dekanlık, bilimselliğin yansıdığı en yüksek makamlardan olduğundan her bilim insanı tarafından heyecanla karşılanır. Tabii ki bu kutsal görevin bir başka boyutu ise idarecilik görevlerindeki artıştan dolayı bilimsel faaliyetlere ayrılabilecek zamanın azalmasıdır. Bu iki durum arasında uzunca bir süre düşünmek zorunda kaldığımı sizlerle paylaşmakta bir sakınca görmemekteyim.

Dekan olarak kaç öğretim üyesi ve öğrenciyle muhatap oluyorsunuz? Dekan olmanın zorlukları nelerdir?

H. Gümrükçü:  İİSBF bünyesindeki akademisyen sayımız 30’un üstünde olup, her öğretim üyemizin İngilizce ve Almanca başta olmak üzere yabancı dil hakimiyeti yüksektir. Üniversitemizdeki en fazla yabancı öğrenci sayısı fakültemizdedir. Toplam 750 civarı öğrencimizin 160’ı yabancı uyrukludur. Öğrencilerimizin arasında elbette Türk-Alman öğrencilerimiz de bulunmaktadır.   
İdari yükümlülüklerin bilimselliğe ayrılan zamanı azaltması dışında henüz bir zorluk ile karşılaşmadığımı belirtmek isterim. Tam tersi, tüm birimlerden büyük destek görmekteyim. Bunun için kendilerine teşekkür ediyorum.

Sayın Gümrükçü, özellikle Suriyeli göçmen çocuklarının Türkiye’deki Üniversitelere sınavsız alınma uygulaması sürerken, Yurt dışında yaşayan Türk çocukları için de Üniversitelerimizde en azından bir kontenjan uygulaması var mı acaba?

H. Gümrükçü: Suriyeli göçmenlerin üniversitemizde eğitim alabilmesi için iyi derecede bir lise diplomasına sahip olması, not döküm belgelerinin yanı sıra İngilizce yeterliliklerlerinin de olması gerekmektedir.   
Her yabancı ülke için kabul koşullar değişmekte olup YÖK kriterlerine uyulmaktadır. Elbetteki Yurt dışında yaşayan Türk çocukları için her zaman kontenjanımız bulunduğu gibi kendileri birincil önceliğimizdir. Türk-Alman vatandaşları lise diplomaları, not döküm belgeleri ve mavi kartları ile üniversitemize online olarak kolaylıkla başvurabilir. Alman vatandaşları için ise lise diplomaları, not döküm belgeleri ve pasaportları yeterli olacaktır.

Soldan sağa Prof. Dr. Tülin AKSOY ve eşi, Prof. Dr. Şafak AKSOY, Hocanın iş arkadaşı ve İİBF Eski dekanı, yanında Prof. İbrahim Mutlu, Harran Üniversitesi eski rektörü ve öğretim üyesi, Prof. Dr. Gözde YİRMİBEŞOĞLU

NOT: DEKANLIK hakkında ansiklopedik bilgileri de okuyucularımız için derledik:

Dekan nedir, ne iş yapar, nasıl olunur, olma şartları nelerdir?
Dekan; üniversitelerde bulunan bir görevlidir. Dekan; üniversite içerisindeki en yetkili kişilerden biri demek mümkündür çünkü Dekan; bir fakültede bulunan ve en fazla yetkiye sahip olan yöneticidir. Her üniversitenin Dekanı YÖK tarafından oluşturulan ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan yönetmeliğine bağlı bir şekilde görev yapmaktadır.

Dekan görevleri nelerdir? Dekan ne iş yapar?
Dekan görevleri YÖK tarafından belirlenmiştir. Türkiye’nin en uç köşesinde yer alan üniversitenin Dekanı dahi YÖK tarafından oluşturulan yönetmelik ile belirlenen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. Dekan görevlerini yerine getirmez ise Rektör uyarıda bulunabilir, uzaklaştırabilir ya da direkt olarak görevden alabilir.

Dekanın görevleri:

  • Kurullar içerisinde başkan olarak yer almak,
  • Kararların uygulanması için gereklilikleri yerine getirmek ve takip etmek,
  • Birimlerin doğru bir şekilde çalışmasını sağlamak ve eksiklikleri tespit ederek geri bildirimlerde bulunmak,
  • Gerekli olması halinde Rektör tarafından istenilen raporları sunmak,
  • Fakültenin ihtiyacı olan ödenekleri tespit etmek ve bildirmek,
  • Kadroda bulunan eksiklikleri bildirmek,
  • Tüm personelleri gözlemlemek, denetlemek,
  • Gerekli güvenlik önlemlerini almak,
  • Öğrenim için gerekli ortamı oluşturmak ve daha kaliteli hâle getirmek,
  • Öğrencilerin sosyal hizmetlerden yararlanmasını sağlamak

Dekan nasıl olunur?
Dekan olmak için öncelikle 4 senelik bir üniversiteyi bitirmiş olmanız ve öğrenim üyesi olarak üniversiteye girmeye hak kazanmanız gerekmektedir. Bu aşamadan sonra gerekli sınav ve eğitimlerin ardından Profesör unvanını almanız gerekir. Bu son aşamadır, Profesör olduktan sonra; Rektör tarafından önerilmiş olmanız şartı ile Dekan olmanız imkanlı bir hal alır. Dekan olmanız seçime bağlı olduğu için kesinlikle Dekan olarak görev yapacaksınız demek mümkün değildir.

Dekan nasıl seçilir?
Dekan seçimi yapılırken atama gereklidir. Atamanın gerçekleşmesi için Rektör tarafından önerilmiş olmanız esastır. Rektör tarafından her fakülteye 3 aday önerilir. Önerilen adaylar arasında kurul bir oylama yapar ve çıkan sonuca göre seçilen kişi 3 yıl Dekan olarak görev yapma hakkı kazanmış olur.

Dekanların görev süresi ne kadardır, kaç yıldır?
Dekanlar seçilmelerinin akabinde görev süreleri 3 sene olarak belirlenmiştir. Görev süresi sona eren dekanlar tekrar seçilerek bir 3 sene daha görev yapabilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: