RAMAZAN AVCI’YI ANIYORUZ

SPD Hamburg Eyalet Parlamentosu Üyesi Güngör Yılmaz 21 Aralık 1985’de ırkçı saldırıya uğrayıp, 24 Aralık’da hayatını kaybeden Ramazan Avcı’yı anmayla ilgili bir mesaj yayınladı.

İŞTE O MESAJ

RAMAZAN AVCI’YI ANIYORUZ

Hamburg’da 21 Aralık 1985’de yaşanan ve Almanya sınırlarını aşan bir infial yaratan neonazi saldırısında öldürülen Ramazan Avcı’yı katledilişinin 35. yılında anıyoruz. Ramazan Avcı, kardeşi ve bir arkadaşıyla 21 Aralık 1985’de Landwehr tren istasyonu yakınında bulunan ve ırkçı dazlakların buluşma yeri olarak bilinen lokalden çıkan kalabalık bir grup neonazinin saldırısına uğradı. Kardeşi ve arkadaşı son anda bir otobüse atlamayı başarırken, kaçmak için caddeden karşıya geçmek isteyen Ramazan Avcı’ya bir otomobil çarptı. Bunu fırsat bilen ırkçılar yere düşen, savunmasız Ramazan Avcı’yı öldüresiye dövdüler. Avcı, kaldırıldığı hastanede komadan uyanmadan, 24 Aralık Noel Gecesi hayatını kaybetti.

Ramazan Avcı cinayeti Almanya’da farklı siyaset ve dünya görüşü olan Türkiye kökenli göçmenlerin ırkçılıkla mücadele paydası altında biraya gelerek, bugünkü adı Almanya Türk Toplumu (TGD) olan örgütlenmenin önayağı sayılan Hamburg Türkiye Göçmenler Birliği’nin kurulmasına vesile oldu. Ramazan Avcı’nın öldürüldüğü yere, 2010’da kurulan Ramazan Avcı İnisiyatifi’nin çabalarıyla “Ramazan-Avcı-Platz” adı verildi.

1980li ve 90lı yılların ırkçılığı Rostock, Mölln ve Solingen vahşetleri, Berlin-Breitscheidplatz, Hanau ve Halle gibi sayısız ırkçı cinayetlerle günümüze kadar sürdü ve sürüyor. Mülteci konularının gündemin birinci maddesini oluşturduğu günümüzde bile ne yazık ki, 1990lı yılları çağrıştıran ırkçı saldırılar her gün yaşanmakta. Federal Hükümet haklı olarak ırkçılıkla mücadeleyi ajandasının en üstüne koydu. Ama bu yeterli değil. Irkçı oluşumlar, göçmen kökenli ve yerli halkın barış ve kardeşlik içindeki ortak yaşamlarını zehirleme çabasındalar. Irkçı oluşumlarla mücadele kolay olmayan bir mücadeledir.

Bugün Ramazan Avcı’yı anarken, toplumda yaşanan her türlü ırkçılık ve ayrımcılığa karşı etkin bir mücadelenin ancak tüm demokratların el ele vererek çalışmalarıyla mümkün olacağına inanıyorum.  Buna yanısıra toplumda her birey tepkisini dile getirmeli ve karşılıklı bilgiyi, anlayışı, sevgiyi, sempatiyi, saygıyı geliştirici yönde çalışmalıdır.

GÜNGÖR YILMAZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: