Hamburg-Bergedorf Osterade adresindeki Alevi Vakfı salonunda geleneksel Hızır Orucu iftar programı gerçekleştirildi. Üç günlük orucun son gününde oruçlarını açmak, dua etmek ve lokmalarını paylaşmak üzere bir araya gelindi.
HABER ve FOTOĞRAFLAR: Dilek Çağlar (Gazetem.eu/LİMAN)
Hamburg’da düzenlenen Hızır Orucu buluşması, umut, barış ve dayanışma duygusuyla farklı kuşakları aynı sofrada buluşturdu. Hızır ayı, Alevi inancında zor zamanlarda ilahi yardım, barış, merhamet ve toplumsal dayanışmayı simgeliyor.

Beş dernek, tek bir topluluk geleneği yaşatan, dayanışmayı pekiştiren ve geleceğe yön veren.
Etkinlik; Hamburg Alevi Kültür Merkezi (Başkan: Fatma İme), Alevi Toplumu HAAK-Bir (Başkan: Özlem Bütün), Harburg Alevi Kültür Merkezi (Başkan: Medet Doğan), Bergedorf Alevi Kültür Merkezi (Başkan: Ilkay Dörtyol) ve Hamburg Alevi Vakfı (Başkan: Mehmet Akbulut) tarafından planlanıp yürütüldü. Bu kurumlar birlikte Hamburg Alevi Koordinasyon Kurulu’nu oluşturuyor.

Program, Elif Aksu ve Ayfer Orhan tarafından sunuldu. Karşılamanın ardından gerçekleştirilen dualar, yakılan mumlar ve Alevi deyişleri buluşmanın atmosferini açtı. Hızır’ın anlamına dair açılış konuşmasını Özlem Gültekin yaptı. Ritüel hizmeti ise Dedeler Mahsuni İme, Hacı Erdemli ve Düzgün Gültekin tarafından yürütüldü. Diren Akbıyık, Erencan Güzel ve Arda Güzel tarafından Alevi deyişleri ve nefesler ile ritmik bir şekilde eşlik edildi ve Hızır Orucu’nun atmosferi derinleştirildi.

Siyaset, bilim ve farklı inanç topluluklarından temsilciler de katıldı.
Bilim Senatörü Maryam Blumenthal, kendisi de Alevi olarak, Alevi kültürünün korunması ve görünür kılınmasının önemini vurguladı. Prof. Dr. Cem Kara Alevilik, toplum ve eğitim üzerine konuştu. Hindu toplumu adına Erlen Petersson dinlerarası diyaloğu takdir etti. Siyasi konuklar arasında Filiz Demirel ve Mehmet Yıldız da yer aldı. Alevi toplumsal çalışmalarının öncü isimlerinden İsmail Kaplan da hazır bulundu.

Vakıf Başkanı Mehmet Akbulut ev sahibi kurum olarak selamlama yaptı. Baykal Arslanbuğa, Koordinasyon Kurulu adına bir konuşma yaparak hem Hızır’ın Alevi inancındaki yerine hem de Hızır ayındaki çalışmalara vurgu yaparak, toplumdaki aşırı ve radikal akımlara karşı demokratik ve özgürlükçü değerlerin korunması için çağrıda bulundu.
Program Alevi deyişleri ile devam etti. Diren Akbıyık’ın yanı sıra Erencan Güzel ve Arda Güzel de deyişler sundu. Ayrıca öğrenciler, Alevi Kültür Evi’nde Alevilik üzerine dersler veriyor ve bilgi ile değerleri aktarıyor.

Dini-mistik anlayışta Hızır; gizli bir kutsal yardımcı, ilahi rehberliğin sembolü ve yaşamın, suyun ve umudun koruyucusu olarak kabul edilir. Hızır orucu, içsel arınmayı, hakikat arayışını ve ilahi lütuf deneyimini ifade eder. Su ilahi yaşamı, mum ışığı içsel idraki temsil eder.

Hızır orucu programı Semah ritüeli ile son buldu. Semah, Destan Akgüç öncülüğünde Alevi gençleriyle birlikte icra edildi ve insan ile Allah’ın birliğini, yaşamın döngüsünü, sevgi, bağlılık ve içsel arınmayı simgeledi.
Böylece ortak Hızır orucu, yalnızca dini bir buluşmanın ötesine geçerek; inancı, kültürü, eğitimi ve toplumsal sorumluluğu bir araya getirdi ve Hızır’ın özünde neyi temsil ettiğini görünür kıldı: zor zamanlarda umut, birlikte yaşamda barış ve çeşitlilik içinde birlik. Aynı zamanda bu buluşma, katılımcılara derin bir dini ve spiritüel deneyim sundu, inanç ve içsel huzurun bir yansıması oldu.

Olağanüstü bir dayanışma ve derin bir barış arzusu taşıyan bir toplulukta, bu kadar çok insanın saygı, sıcaklık ve karşılıklı bağlılık içinde bir araya gelerek gerçek bir birlik oluşturduğunu görmek son derece etkileyiciydi. Yaşanan dayanışma, geleneğine bağlı, yüreğinde barış taşıyan ve insanlıkla şekillenen ortak bir geleceğe umutla bakan bir birliktelik örneği sundu.
Bu akşam, umut, barış ve yaşanan dayanışmanın bir topluluğu nasıl ayakta tuttuğunu ve insanları gerçek bir birlik içinde buluşturabildiğini gösterdi.
































