Lütfullah Kayalar: “Türkler Avrupa için hayati önem taşıyor!”

Almanya Yozgatlılar Federasyonu (AYDEF) tarafından organize edilen etkinliğe katılmak için Hamburg’a gelen eski Bakan Lütfullah Kayalar,  verdiği konferansta ”Yeni Dünya ve Türkiye” üzerine konuştu ve Türkiye’nin artık önemli bir güç olduğunu belirtti.

Haber: Salih Kartal / Fotoğraflar: Kadir Taçgın (Gazetem.eu / Liman)

1983 yılında Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminden itibaren  5 dönem Anavatan Partisi Yozgat Milletvekili ve Köy İşleri Orman ve Maliye Bakanı olarak etkin görev yapmış olan Lütfullah Kayalar,   Kısa adı AYDEF olan Almanya Yozgatlılar Federasyonu’nun Hamburg teşkilatı tarafından organize edilen Yozgatspor Dayanışma Gecesi‘ne katılmak üzere geldiği Hamburg’da ”Yeni Dünya ve Türkiye” konulu konferansta da konuştu.
Ünlü alışveriş caddesi Steindamm‘daki Öz Urfa Restaurant‘ta yoğun bir katılımla zengin kahvaltı sonrası  gerçekleştirilen konferansta, Yozgatspor Başkanı Dr. Kazım Arslan, Çiğdemli Belediye Başkanı Ahmet Sungur, Almanya Yozgatlılar Federasyonu (AYDEF) yeni Başkanı Mustafa Çelik (Münih), AVTEF’in yeni Genel Başkan Vekili ve Bremen Bölge Başkanı Şemsettin Yıkılmaz, AYDEF’in eski Başkanı Salih Çlik, Yozgatspor Genel Koordinatörü ve AYDEF Hamburg Başkanı İrfan Gündoğan, Hamburg Uluslararası Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Yazar Esma Arslan, eski Milletvekili Bayram İnan, Sivaslılar Derneği Başkanı Ruhi Özer, Kerkük Türkmen Derneği Başkanı Remzi Jasim, Hamburg Türk Basın Birliği Başkanı Erdal Altuntaş, AVTED ve BJK Derneği’nden Sümbül Tarakçılar, Sanatçı Özcan Süer, İYİ Parti’ye katılan Bülent Güven, Basın mensupları Ahmet Durmuş, Yaşar Yıldırım, Zafer Özpolat, Kadir Taçgın, Ali Akdemir, Evrim Şendur ve Salih Kartal, Kameraman Şevket Kellekula ve Hamburglu vatandaşlarımız  yer aldılar.

Programın moderatörlüğünü yapan  “Liman” dergisi Genel Yayın yönetmeni Mehmet Atak,  Yozgatlı Bakan Lütfullah Kayalar‘ı tanıtarak başladığı konuşmasında “ Özal’ın dokuz prensinden birisi olan, Turgut Özal, Yıldırım Akbulut ve Mesut Yılmaz’ın başbakanlıkları dönemlerinde, Tarım Orman ve Köy İşleri, Maliye Bakanlığı yapmış olarak üç değişik başbakanla çalışmış tek kişi olarak görülüyor. Yozgat’dan beş dönem Milletvekilliği yaptı aslen hukukçu olup, bir ara bağımsız aday olarak devam ettiği siyasette en yüksek oyu almasına rağmen partilerin barajını geçememesi nedeniyle seçilemedi. 1970’li yılların başında Ecevitin başında olduğu Cumhuriyet Halk Partisi mualefetteyken “Toprak işleyenin, su kullananın” sloganıyla köylü kısımdan epeyce oy almıştı. Fakat..Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlısı sırasında, ülkemizde ilk defa “şehirde ne varsa, köyde de o olacak” sloganıyla  başlattığı “Yeşil Kırsal” projesini hayata geçirip Türkiyenin tarım ve hayvancılığına adeta çağ atlatan biri var ve işte  o da karşınızda, sayın Lütfullah Kayalar” diye yaptığı giriş konuşması salondan alkışlarla desteklendi.


Yeni Dünya ve Türkiye” adlı programında, uzun yıllar Türkiye siyasetinde görev almış deneyimli politikacı Lütfullah Kayalar’ıın yaklaşık 60 dakikalık konuşmasından özet bölümler şöyle idi: 

61 YILDA 4 NESİL ve AVRUPA İÇİN HAYATİ ÖNEM

Bu topraklara adım attığınız 1961 yılından bugüne tam 61 sene geçmiş ve artık sizler Alman toplumunun asli unsurlarından birisiniz. Birinci ve ikinci nesil kendilerini burada hep geçici hissetmişler ve  döneceklerini ifade etmişlerdi. Ama bu duygu yerini üçüncü, dördüncü jenerasyon bu toplum içerisinde daha güçlü bir yer edinmek için neler yapılması gerektiği tartışmalarına evrilmiş ve bu artık tartışma ve düşünce noktasını da geçerek Alman toplumu ile birlikte Almanya’da hayatın devam ettirilmesi şeklinde bir noktaya gelmiştir. Maalesef hem Türkiye’de hem de Almanya’da sizlerin buradaki mevcudiyetinin önemi yeterince değerlendirilmemekte. Sizler sadece Türkiye için değil Avrupa için de hayati bir öneme sahip topluluk haline gelmiş bulunmaktasınız.”

AVRUPA’NIN TÜRKİYE’YE AÇTIĞI KREDİLER VE YATIRIMLAR 

“Son 20 yıl içinde yavaş yavaş yaklaşmakta olan enerji ve tedarik sorunu özellikle Avrupa da son üç yılda somut hale geldi. Avrupa’nın bugünlerde kendisine yeni bir rota izlemek zorunda hissettiği ve bunun için harekete geçtiği bugünlerde sizler Avrupa’nın geleceğinde ben inanıyorum ki çok büyük bir rol oynayacaksınız. Bu sözlerim kesinlikle Türk propagandası şeklinde değildir. Pandemi öncesi belki bunları söylemekte biraz daha zorlanabilirdik, düşünebilirdik ama, Pandemi Dünya’da da, Avrupa’da da ve tabi ki Almanya’da da ülkelerin yaşamlarında yeni bir takım yolların izlenmesi gereğini de ortaya getirdi.

Bugün Almanya ile Türkiye arasında geçmiş tarihi de incelediğimizde, hiç bir zaman kayda değer bir anlaşmazlık konusu olmamıştır. Bunun aksine belli dönemlerde birliktelikler, ittifaklar ve dostluklar oluştu. Bugün Türkiye’den Avrupa’ya ihracatın en büyük bölümü Almanya’ya yapılmaktadır. Gene Türkiye yaklaşık Avrupa’dan 450 milyar dolar bir kredi kullanmış durumda ve yine kredi dışında da yaklaşık 250 milyar dolar Türkiye’ye yapılan doğrudan yatırımlar bulunmaktadır. (…)

ENERJİ VE HAMMADE İLK SIRADA


İkinci Dünya savaşı ve sonrası dönemde paylaşımın yerini Enerji ve hammaddeye ulaşım aldı. Özellikle bu Pandemi’den sonra gelişen dönemde Enerji ve ham maddeye ulaşım ön plana çıktı.  Kurulan ilişkiler ve paktlar yoluyla ülkelerin enerjiye ve hammadde’ye ulaşması mümkün hale geliyor. Avrupa devletlerinin yer aldığı NATO ittifakı elbette Avrupa’nın sınır güvenliğini sağladı. Bugün de takip edilen en önemli politikalardan birisi.”

TÜRKİYE İÇİN AVRUPA BİRLİĞİ HAYAL DEĞİL

Lütfullah Kayalar, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusundaki bir soruyu cevaplarken, geçmişten günümüze kadarki dönemlerde yaşananlara değinerek,  “AB ülkelerinde yaşayan milyonlarca insanımızın, on binlerce firma ve çeşitli mesleklerdeki varlığı ile ihracat ve ihracatımızla  Avrupa’ya entegre olduğumuz ortadadır. Avrupa’nın titizlikle üzerinde durduğu bazı düzenlemelerin de yapılması halinde Türkiye er geç Avrupa Birliği’ne alınacaktır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Eski Milletvekili ve Bakan Lütfullah Kayalar, Rusya ile Ukrayna arasında aylardır devam etmekte olan savaşın özellikle Enerji ve Tahıl konularında dünyayı etkilemesine de vurgu yaparak, “Şimdi yeni  taraflaşmaların geliştiği bir dönemine giriyoruz. Bildiğiniz gibi bir Arap Baharı dönemiyle birlikte Ortadoğu’da bir takım yeni siyasi gelişmeler, oradaki toplumları ve bizi çok yakından ilgilendiren gelişmeler oldu. Şimdi ama bunu kısaca bağlamak gerekirse artık Ortadoğu şu veya bu şekilde belli bir dönem içerisinde bitirilecek. Yani bu olaylar bir şekilde bağlanacak.

Şimdi dünyanın yeni siklet merkezi, yeni çatışma merkezi, yeni rant merkezi artık Asya-Pasifik oluyor.  (…) Peki bunlar bizi neşekilde etkileyecek? Türkiye’ye geliyoruz. Türkiyeyi etkilemesi şu…Ortadoğu bir şekilde Sulh ve sükuna getirilebilirse ki, gelecek gibi gözüküyor kısa bir süreç içerisinde olmasını temenni ediyoruz. Bu Türkiye’nin önünü inanılmaz açacaktır. Başta ekonomi olarak. Çünkü ora bize sınırdaş ve bizim bu devletlerle, halklarıyla çok değişik bağlarımız var. Aynı zamanda kültür bağlarımız da var. Dolayısıyla buradaki yeni yapılanmada Türkiye çok önemli rol alacaktır. Ve doğal olarak olacaktır.”

TÜRKİYE İÇİN YENİ BİR DÖNEM AÇILIYOR

Dünyadaki son 30 yılda üretimin merkezi ucuz işgücü nedeniyle Çin oldu. Buda tabi ki bir anlamda da batılı firmalarının işine geldi. Ama pandemi de görüldü ki, bir aksama olduğu zaman Çin’deki üretim veya lojistik aksamaları olduğu zaman her taraf allak bullak oluyor. Demek ki sadece bir bölgeye üretim olarak bağlı olmak fevkalade büyük sıkıntılar getirebiliyor. Bu düşüncede hareket edildiği zaman Türkiye akla geliyor. Türkiye, Avrupa’ya ve batı pazarlarına, Afrika pazarlarına ve Ortadoğu pazarına. Balkanlar pazarına yakın olan bir konumda. Artık Türkiye orta ölçekli üretimde çok önemli bir güç haline geldi. Dolayısıyla da Uzak Doğu’daki yeni güç merkezlerinin oluşması ve buradaki kamplaşmalar ve sıkıntılardan dolayı Türkiye’nin önünde de yeni bir dönem açılıyor.

İşte bu sebebledir ki şimdi Avrupa ile Türkiye arsındaki ekonomik ilişkilerin daha geliştirilmesi dönemi başlar diye düşünüyoruz. Ama bunların başlayabilmesi için Türkiye’nin kendi içerisinde demokrasisini geliştirmiş ve oturtmuş, hukuk sistemini dünya hukuk sistemi ile entegre olmuş ve güvenilir hale gelmesi, yargı sisteminin güvenilir hale gelmesi, insan hakları ve özgürlükleri alanında dünya standartlarına kavuşan bir ülke konumunda olması ve bunun bu şekilde kabul edilmesi ve ekonomisini bu zemin üzerine oturtması gerekiyor.”

SORULAR-CEVAPLAR

Proğramın son bölümünde dinleyicilerden gelen “Eğitim, Yurtdışı Seçim Bölgesi, Milletvekili Adaylığı teklifleri, Cumhurbaşkanlığı Seçimi, Lozan Andlaşması’nın 100. Yılı” konularındaki soruları da yanıtlayan deneyimli siyasetçi Avukat Lütfullah Kayalar, “Cumhurbaşkanlığı, Sosyal Medya Trolleri ve Pelikan, Adaylık tekifleri” gibi konulara girmek istemediğini belirterek, özetle şu ifadelerde bulundu:

* 2023 bütçesinde Milli Eğitim’e ve Tarım sektörüne ayrılan bütçe beklenenin altındadır.

* Yurtdışı’nın da bir  Seçim Bölgesi olarak kabul edilip yasalaşması halinde, gurbetçilerimiz de seçme ve seçilme hakkına tam olarak kavuşmuş olacaklar ve kendi adaylarını Meclis’e yollayarak da seslerini duyurabileceklerdir. 

* Yaklaşan seçimlerin tarihi konusunda ihtimallerin çokluğu sebebiyle şu anda bir tarih söylemek doğru olmaz. 

* Türkiye Cumhuriyeti’nin için bir tapu senedi niteliğindeki  Lozan Andlaşması’nın 2023’te sona ereceği şeklindeki iddialar asılsızdır.

* Türkiye artık merkezi ve önemli bir güç merkezi haline gelmiştir. Kayalar, katılımcılardan gelen birlikte fotoğraf çektirme tekliflerini de memnunlukla karşılarken, İYİ Parti’ye üye olan Bülent Güven’le de ayakta sohbet etti. Kapanış konuşmasını yapan AYDEF’in eski Başkanı  Salih Çelik ile Bölge Başkanı İrfan Gündoğan, tüm katılımcılar ile emeği geçenlere teşekkür ederek, bu tür toplantıların gelecekte de düzenleneceğini  ifade ettiler. 





Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir