“Almanya, Gücünü Çeşitliliğinden Alan Bir Ülkedir!..

Federal Meclis SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Almanya ve Dünya’da geride bıraktığımız  2025 yılını değerlendirdi.
“Bir yılı daha geride bıraktık. Genel olarak 2025 yılı, Almanya açısından hem iç hem de dış politikada önemli sınamaların yaşandığı bir yıl olmuştur. 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın siyasi ve ekonomik sonuçları, 2025 yılı boyunca başta Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünyada etkisini güçlü bir şekilde hissettirdi. Dünyadaki belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmalar Almanya’yı da derinden etkiledi” diyen Macit Karaahmetoğlu, önemli noktalara dikkat çekti.

Gazetem.eu / Hamburg 

İşte Macit Karaahmetoğlu’nun 2025 yılı hakkındaki değerledirmesi:

“Hiç şüphesiz 2025 yılının en önemli siyasi gelişmesi, 23 Şubat 2025 Federal Meclis seçimleri oldu. Seçimlerin ardından Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında bir koalisyon hükümeti kuruldu. Bu koalisyon görüşmelerinde SPD olarak, özellikle ekonomik ve sosyal politikalarda sosyal devlet ilkesinden mümkün olduğunca taviz vermeden bir uzlaşı sağlanması için yoğun çaba sarf ettik.

Aynı zamanda göç ve mülteci politikaları alanında, Almanya’da uzun yıllardır yaşayan Türkiye kökenli toplumun ve diğer göçmen kökenli kesimlerin eşit haklara dayalı kazanımlarını koruyarak, hukuki ve idari düzenlemelerin bu çerçevede yapılması yönünde önemli adımlar attık.



Almanya’daki Türk Toplumunu İlgilendiren Başlıca Gelişmeler

2025 yılı, Almanya’daki Türk toplumu açısından da kritik başlıkların öne çıktığı bir yıl oldu:


Çifte Vatandaşlık
Bildiğiniz gibi, uzun yıllardır beklenen ve hakkaniyetli bir talep olan Çifte Vatandaşlık Hakkı, önceki yasama döneminde yürürlüğe girdi. CDU/CSU ile kurulan yeni koalisyon hükümetinde, her ne kadar bazı Birlik Partili siyasetçiler bu hakkın sınırlandırılması yönünde görüşler dile getirmiş olsa da, çifte vatandaşlık modern ve eşitlikçi vatandaşlık anlayışının bir parçası olarak korunmuştur. Bu alandaki tek olumsuz değişiklik, kamuoyunda “turbo vatandaşlık” olarak adlandırılan ve uyum süreci başarılı olan kişilerin 3 yıl yerine 5 yıl sonra vatandaşlığa geçebilmesini öngören düzenleme oldu.

Ayrımcılıkla Mücadele
2025 yılı boyunca göç ve mülteci konuları siyasi tartışmaların merkezinde yer aldı. Ne yazık ki bu tartışmalarda “göç” ve “mülteci” kavramlarının, Almanya’da uzun yıllardır uyum içinde yaşayan yerleşik Müslüman ve Türk toplumu imgeleriyle sıkça birlikte anıldığına tanık olduk. Bu durum, kamuoyunda ayrımcı tutumların güçlenmesine zemin hazırlamaktadır. Bunun somut yansımaları, göçmen kökenli vatandaşlarımızın konut, iş veya mesleki eğitim yeri arayışlarında karşılaştıkları engellerde açıkça görülmektedir.

Aşırı Sağ ve Irkçılık
Irkçılık ve yabancı düşmanlığı, 2025 yılında da Almanya için ciddi bir toplumsal sorun olmaya devam etmiştir. Siyasi düzlemde aşırı sağcı AfD’nin güçlenmesi, yılın en önemli tartışma başlıklarından biri olmuştur. Tüm siyasi varlığını göçmen karşıtlığı üzerine kuran bu parti, küresel ölçekte yaşanan siyasi dönüşümlerden de beslenerek, yabancı düşmanlığı gibi aşırı görüşlerin toplumda normalleşmesine katkı sağlamaktadır. Bu gelişmeler, göçmen kökenli topluluklar açısından ciddi bir endişe kaynağıdır.

Dış Politika ve Almanya–Türkiye İlişkileri
Almanya’daki Türk toplumunu dolaylı da olsa yakından ilgilendiren bir diğer önemli alan ise Dış Politika ve Almanya–Türkiye ilişkileridir. 2025 yılında yeni hükümet döneminde bu ilişkiler, “stratejik ortaklık” söylemi çerçevesinde yeniden şekillenmeye başladı. Başbakan Friedrich Merz’in ve Dışişleri Bakanı Wadephul’un Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaretler ve yapılan resmi açıklamalar, bu yaklaşımın somut göstergeleri olmuştur.

Dünya genelinde olumsuz bir siyasi atmosferin hakim olduğu 2025 yılını geride bırakırken, 2026 yılında da ülkemizin ekonomik ve sosyal refahının devam etmesi ve artması için siyasi çabalarımız devam edecektir. Bunun yanı sıra Almanya’da göçmenlerin topluma eşit katılımı ve uyumu için yürüttüğümüz mücadele kararlılıkla sürecektir.

Türk kökenli gençlerimizin eğitimde fırsat eşitliğine kavuşması ve iş piyasasında hak ettikleri yeri almaları, önümüzdeki dönemde de en önemli gündem maddelerimizden biri olacaktır. Mesleki eğitime erişimin kolaylaştırılması ve kamu sektöründeki temsiliyetin güçlendirilmesi, 2026 yılına yönelik temel hedeflerimiz arasındadır.

Almanya, gücünü çeşitliliğinden alan bir ülkedir. Türk toplumu, 60 yılı aşkın süredir bu ülkenin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısına çok değerli katkılar sunmuştur. Sosyal Demokratlar olarak, birlikte daha adil, daha dayanıklı ve daha kapsayıcı bir Almanya için çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın yeni yılını tebrik ederiz.”

(Berlin, 06.01.2026)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir