Türkiye’de, CHP için verilen mutlak butlan kararı ile başlayan çalkalanmaların devam ettiği ve kurultay tarihi konusunda çeşitli tahminlerin ileri sürüldüğü belirsizlik ortamında, adı Galatasaray’la birlikte Dünya Derbileri sıralamasında yer alan güzide kulübümüz Fenerbahçe, 6-7 Haziran’da 25 bini aşkın üyenin iştirakiyle yapılan Olağanüstü Seçimli Genel Kurulunu başarıyla gerçekleştirerek ülkemize ılıman bir rüzgâr estirdi. Hele hele kulübü Fenerbahçe için cezaevine bile giren Aziz Yıldırım’ın tekrar başkan seçilmiş olması, sarı-lacivertli camia için bir vefa vesilesi gibi de düşünülüyor.
Demokrat Hamburg Platformu Başkanı Erkan Erçin’le, üye olarak katıldığı Fenerbahçe Kongresi’ni konuştuk.
SÖYLEŞİ: Mehmet Atak (Gazetem)
İşte, aralarında Hamburg Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Mustafa Çömlek’in de olduğu bir grup Fenerbahçe üyesiyle Genel Kurul’a katılmak üzere İstanbul’a giden Erkan Erçin’le seçim söyleşimiz:
- Sayın Erçin, 6-7 Haziran’da İstanbul’da 25 bin üyenin katılımıyla gerçekleşen Fenerbahçe Kulübü Olağanüstü Seçimli Genel Kurul toplantısına Hamburg’dan hangi üye arkadaşlarınızla katıldınız?

ERÇİN: Hamburg’dan kongreye farklı dönemlerde birlikte hareket ettiğimiz ve Fenerbahçe’ye gönül vermiş üye arkadaşlarımızdan Savaş Sancur ve İstanbul’daki kongre üyesi arkadaşlarımızla birlikte katıldık. Ayrıca Hamburg Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Mustafa Çömlek ile iletişim halinde kalarak, koordinasyon içerisinde bir kongre katılımı gerçekleştirdik. Açıkçası burada isimlerden daha önemli olan, yurt dışında yaşayan üyelerin de kilometrelerce yol kat ederek kulübün geleceğine sahip çıkmasıydı. Bu aidiyet duygusu benim için çok kıymetliydi.

- Yola çıkmadan önce ve uçak yolculuğunuzda üye arkadaşlarınızla konuşmalarınızda başkan adayları konusundaki düşünceleriniz ve beklentileriniz ile oylama sonucu örtüştü mü?
ERÇİN: Açık konuşmak gerekirse benim kişisel beklentim değişim yönündeydi. Uzun yıllar süren bir başkanlık döneminin ardından kulübe yeni bir enerji ve farklı bir vizyonun katkı sağlayabileceğini düşünüyordum. Ancak uçakta ve yolculuk boyunca yaptığımız sohbetlerde şunu da gördüm; üyelerin önemli bir kısmında tecrübeye dönüş isteği vardı. Aziz Yıldırım, Fenerbahçe için çok güçlü bir kimlik ve simge isim. Ağırlıklı görüş, Fenerbahçe’nin kongreden güçlü ve tecrübeli bir yönetim anlayışıyla çıkması yönündeydi. Sonuçlar açıklandığında bunun sandığa çok net yansıdığını gördük. Dolayısıyla benim bireysel beklentim farklı olsa da genel iradenin hangi yönde şekillendiğini kongre boyunca hissetmek mümkündü.
- Genelde kapalı salonlarda yapılan bu tür Genel Kurul toplantılarının bu defa açık havada yapılması ve kısa pantolonlu üyeler ile çocukların da yer aldığı kongrenin içeriğinden bazı kesitleri yansıtır mısınız?

DEMOKRASİ ŞÖLENİ HAVASINDA BİR KONGRE
ERÇİN: Açık havada yapılması kongreye farklı bir atmosfer kattı. Açıkçası klasik kongre ortamından çok büyük bir buluşma havası vardı. Aileler, çocuklar, gençler, yaşlılar; herkes oradaydı. İnsanlar sadece oy kullanmaya değil, aynı zamanda Fenerbahçe ailesinin bir parçası olduğunu hissetmeye gelmiş gibiydi. Bu yönüyle kongre biraz sarı-lacivert bir demokrasi şöleni, biraz da bayram havasındaydı. Büyük bir aile buluşması ortamı vardı ve bu duygu kongrenin her anına yansıyordu.
- Başkan adayları Aziz Yıldırım ile Hakan Safi’nin konuşmalarında en çok beğendiğiniz bölüm başlıkları hangileriydi? Yurt dışı Fenerbahçe dernekleri de gündeme geldi mi?
ERÇİN: Sayın Aziz Yıldırım’ın özellikle tecrübe, kurumsallaşma, güçlü yönetim kadrosu oluşturma ve sportif başarıyı yeniden yakalama konusundaki kararlı duruşu salonda ciddi karşılık buldu. Sayın Hakan Safi tarafında ise yenilikçi bakış açısı ve farklı bir enerji oluşturma isteği dikkat çekiciydi. Yurt dışındaki Fenerbahçelilerin kulüple bağlarının güçlendirilmesi konusu çok detaylı işlenmese de, yurt dışında yaşayan üyelerin yoğun katılımı zaten başlı başına önemli bir mesaj verdi.

- Aziz Yıldırım’ın yapılan oylama sonucu rakibi Hakan Safi’ye büyük fark atarak 8 yıl aradan sonra tekrar Fenerbahçe’ye başkan olmasının perde arkasında hangi nedenler yatıyor sizce? Mesela vefa ve başarısızlıklar etken olabilir mi?
“YAPARSA AZİZ BAŞKAN YAPAR!”
ERÇİN: Bunun tek bir nedeni olduğunu düşünmüyorum. Bir tarafta Aziz Yıldırım isminin oluşturduğu aidiyet, vefa duygusu ve geçmiş başarıların bıraktığı güçlü bir hafıza var. Diğer tarafta son yıllarda sportif anlamda yaşanan hayal kırıklıkları ve camianın artık güçlü bir irade arayışı da etkili oldu. Bence üyeler büyük ölçüde “Zor dönemde tecrübeli bir liderlik gerekir” düşüncesiyle oy kullandı. Sonuçlar da bunu gösterdi. Açıkçası kongrede hâkim olan duygunun “Yaparsa Aziz Başkan yapar” inancı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

- İki gün süren Genel Kurul’da, yurt dışında yaşayan bir Fenerbahçe üyesi olarak neler hissettiniz? Deneyimli Başkan Aziz Yıldırım yönetiminde yeni sezon ve gelecekten, özellikle de futbol branşında ümitli misiniz?
ERÇİN: Açıkçası yurt dışında yaşayan biri olarak binlerce kilometre öteden gelip bu atmosferi yaşamak çok duygusal bir deneyimdi. Fenerbahçe sevgisi kolay bir sevgi değil; zaman zaman üzülüyorsunuz, yoruluyorsunuz ama bağ kopmuyor. Bu kongrede de bunu hissettim.
Ben değişim isteyen tarafta olsam da ortaya çıkan iradeye saygı duyuyorum. Bugünden sonra artık camianın birlik olması gerekiyor. Sayın Aziz Yıldırım’ın yaşı ne olursa olsun hâlâ aynı enerji ve iddiayla yeniden sorumluluk alması önemli bir mesaj verdi. Ben umutluyum ama bu umudun gerçekleşmesi için camianın birlik içerisinde hareket etmesi şart. Çünkü son 10 yılda gördük ki bölünmüş bir Fenerbahçe’nin başarıya ulaşması çok zor oluyor.
Kongreler gelip geçer ama Fenerbahçe sevgisi kalır. Artık enerjimizi seçimlere değil, başarıya yönlendirmeliyiz. Bundan sonraki süreçte Aziz Yıldırım başkan ve yönetimi etrafında kenetlenerek daha güçlü bir şekilde yolumuza devam etmemiz gerektiğine inanıyorum.

- Ve son sorumuz: Özellikle siyasette artık sıkça kullanılan “ama, fakat, lakin, çünkü” gibi kelimelerin spor dünyasına da girdiği bir ortamda, 20 yıllık Fenerbahçe Başkanlığı döneminde şike davasından hapse girip daha sonra beraat eden 74 yaşındaki Aziz Yıldırım’ın, 53 yaşındaki Hakan Safi’ye karşı aldığı farklı bir sonuçla 8 yıl sonra tekrar seçilmesi doğal mıdır sizce?
ERÇİN: Aslında buna cevabı sosyal medyada okuduğum bir cümleyle vermek istiyorum; biraz da gülümseyelim:
“Yıllarca süren bitkisel bir hayattan çıkıyorsun… AKP iktidarda, Kemal Kılıçdaroğlu muhalefette ve Aziz Yıldırım 8 yıl sonra yeniden Fenerbahçe Başkanı… ‘İyi be’ diyorsun, ‘demek ki iyileşmişim.’ Fakat üzülmeyesin diye kimse sana yılın 2026 olduğunu söylemek istemiyor…”
İşin esprisi bir yana, kongrede ortaya çıkan sonuç bize şunu gösterdi: Fenerbahçe camiasının önemli bir bölümü tecrübeye, mücadele ruhuna ve güçlü bir liderlik anlayışına yeniden şans vermek istedi. Sonuç olarak Fenerbahçe camiası bir bütündür ve her şeye rağmen susadığı başarılara doğru koşmaya devam edecektir.
