HÜRRİYET 30 BİN Mİ SATIYOR?

TBMM’nin manevi şahsiyetini küçük düşürdüğü gerekçesiyle dün hakkında suç duyurusunda bulunulan Sözcü yazarı Yılmaz Özdil’in “Demirören Grubu’ndan 5 Milyonluk teklif aldım” açıklamasıyla başlayan tartışmalara Hürriyet’ten Ahmet Hakan’ın da dahil olmasıyla birlikte, Medya Radar’ın bu konudaki yayınlarında,  eskiden beri Türkiye’de  “Gazetelerin Amiral Gemisi” olarak nitelenen Hürriyet’in şu Korona günlerindeki tirajının 30 bin, evet, 30 bin olduğu iddia edildi.

İŞTE MEDYA RADAR’IN O YAZISI:

Demirören’e sesleniyoruz! Medyaradar’a sansürü bırak, gerçeklere bak!
Bugüne kadar omurgalı tek bir davranış içinde olmayan o kişiler unutmasın ki, Babıali’nin sicilini de tutan birileri var!


Değerli MedyaRadar okurları;
Bir süredir severek ve inanarak okuduğunuz sitemize yönelik ‘aba altından sopa göstererek’ bir saldırı gerçekleşmekte. MedyaRadar ailesi olarak, 14 yılı aşkın süredir medya dünyamızın gözü kulağı ve özgür sesi olduk, olmaya da devam ediyoruz. Bugüne kadar başkaları gibi şahsi menfaatler içinde olmadık, olmayacağız da.. Tek amacımız var gerçekleri yazmak, gelişmelerden okuyucularımızı bilgilendirmek. Bizler, gazeteciliği evrensel değerleri çerçevesinde yapıyoruz. Aldığımız eğitim ve terbiye de bunu gerektiriyor. Başkaları gibi, güce tapıp mahalle de değiştirmedik, kalemimizi de satmadık, satmayacağız da…

MedyaRadar olarak, Doğan Grubunun medyadan çekileceğini yazdığımızda bizi topa tutan bir güruh oldu. Hemen yalanlamalar, açıklama yapmalar vs.vs. Sonuç; Doğan Ailesi medyadan çekildi…
Star ve Güneş Gazetelerinin dijital olarak yayın hayatına devam edeceğini yazdık. Yine saldırı, yine yalanlamalara maruz kaldık. Sonuç; bu iki gazetemiz dijitalde yayın hayatını sürdürüyor.
Ve bunlar gibi daha birçok haberimiz önce yalanlandı, bir süre sonra ise gerçekleşti.


Gelelim gerçeklere;
Koronavirüsün ortaya çıkışı ve pandemi halini alması hayatımızı sadece sağlık açısından değil, sosyal ve ekonomik açıdan da etkiledi. Bu durum maalesef medyamızı da büyük ölçüde sarstı. Normalde de can çekişen yazılı basınımızın durumu giderek içinden çıkılmaz bir hal aldı. Tirajlar ortada, gerçek rakamları sizler de en az bizim kadar biliyorsunuz. Bu durum nedeniyle Demirören Ailesinin de radikal bir takım kararlar alması en doğal hakları..

Bu gerçek neden birilerini rahatsız eder ki?
Elbette bizler istemeyiz medya emekçilerinin kapı önüne konulmasını ama somut olayları yazmak da bizlerin görevi..
Tabi bazıları kallavi maaşlarından olmak ve bulundukları statülerinin sarsılmasından ötürü rahatsız olmuş olabilirler ama onlar değil miydi ki ‘o sarı ineği veren?


Bugüne kadar omurgalı tek bir davranış içinde olmayan o kişiler unutmasın ki, Babıali’nin sicilini de tutan birileri var!
Evet, Medyaradar’ın önceki gün yayınladığı ‘Hürriyet dijital dönüşüme başlıyor’ haberi çok ses getirdi.
Önce Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’ın yakın arkadaşı, eski muhabiri İsmail Saymaz’ın aktarımıyla Hürriyet’in tepesinden yalanlama geldi. Daha sonra Ahmet Hakan kendisi ‘yazılanların tek kelimesi bile doğru değil’ diyerek Twitter’dan yalanladı.
En son da Demirören Medya kurumsal bir açıklama yaptı, haberimizi yalanladı, ‘SPK’ya suç duyurusunda bulunacağız’ dedi.


Şimdi soruyoruz:
Bu haberin içerisinde suç unsuru içeren ne var?
Bir yayın kuruluşu olan Demirören neden bir başka yayın kuruluşu hakkında SPK eliyle sansüre gitmek ister?
Gerekçe sanırız ‘haberlerle şirketin değerinin düşürülmesi’ vs…
Fakat o haberin içerisinde değer düşürecek tek bir satır yok ve arkasındayız.
Basılı medyanın tüm dünyada düşüşe geçtiği malum…
Gazeteler satmıyordu…
Üstüne Türkiye’de bir de kağıdın maliyetinin artması vs gibi sorunlar yaşanıyordu.
Ez cümle yazılı basın can çekişiyordu!

Pandemiyse krizi katmerlendirdi…
Evine aldığı sütün kutusunu yıkayan ev ahalisi gazeteye nasıl dokunsun?

Neyse lafı uzatmayalım…
Tüm dünyada yapılan bir şeyin, yani dijital dönüşüme geçilmesinin nesi şirket değerine aykırı?
Bu olsa olsa bir şirketin zamanın gereklerine ayak uydurduğunu gösterir.
Kağıtta ısrar değil, dijitalleşme prestij getirir…
Biz haberimizde yarın dijitale geçiliyor mu, dedik?
Haftaya onlarca gazeteci kapıya koyuluyor mu, dedik?
Tüm bu yazdıklarımızın Demirören yönetiminin en üst katlarında konuşulduğunu ve planlandığını biliyoruz.
Zamanlaması artık yönetimindir.


Son olarak…
İsteyen tedbil-i kıyafet şöyle bir mesela Beşiktaş’ta bir bayinin önünden ya da istediği herhangi bir bayi önünden geçerken gazete raflarını bir kontrol etse durumu anlar.
Ayrıca Demirören’de de herkes biliyor ki, gazeteler satmıyor.
Ahmet Hakan Medyaradar’ı yalanlarken komik hallere düşüp “tirajımız artıyor” da ondan bu haberler demiş ya…
Herkes gibi çok güldük gerçekten….

Ahmet Hakan, madem salgın günlerinde tirajınız arttı, söyleyin de bir zahmet bilelim
Kaç o tiraj?
Neden söylemiyorsunuz?
Çünkü siz de bir devrin siyasi vesayetçilerinin “Amiral Gemisi” diye övündüğü Hürriyet’te, öncekilerden farklı olarak kişisel vesayetiniz sürsün istiyorsunuz.
Hürriyet basılmaya devam etsin ki sizin de çarkınız dönsün… Ne âlâ…
Bundan paniğiniz.
Bal gibi biliyorsunuz Hürriyet’in sattığı “Tirajik” rakamı: Ortalama 30 bin!
Hadi size bir soru Ahmet Hakan, bedava dağıtılanlar bu “Tirajik” rakama dahil mi değil mi?


Kaynak: RADAR OPERATÖRÜ
editor@medyaradar.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: