Gazetem.eu ve LİMAN Dergisi spor yazarı HAKAN ORTATEPE, 40 takımın elendiği “Dünya Kupası“ maçlarını kendine özgü yorumlarıyla kaleme alırken, Çeyrek Finale kalan takımları hakkındaki görüşünü de ortaya koydu,
İŞTE HAKAN ORTATEPE’NİN OYNANMIŞ OLAN MAÇLAR HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ:
Bu defa hiç tadı tuzu olmayan bir Dünya Kupası yaşıyoruz. Saat farkıyla ilgili olsa gerek Dünya Kupası’nın alışıla gelmiş atmosferini maalesef bu yıl çok hissetmedik. Grup aşamalarında oynanan maçlarda, Dünya Kupası tadında kaç tane maç seyrettik diye sorsak, oynanan futbol, özellikle ilk maçlarda gördüğümüz futbol, hiç keyif vermedi.
Taki İngiltere-Hırvatistan maçına gelene kadar. Bu maç Dünya Kupası seviyesinde oynanan ilk maçtı diyebiliriz.
Grup maçları tamamlandıktan sonra 32’ye kalan takımlar arasında biz maalesef kendimize yer bulamadık. Evet kötü bir başlangıç yapmıştık ve ilk maçımızı adeta etten duvar ören Avustralya’ya karşı kaybetmiştik. Ama henüz her şey bitmiş değildi, önümüzde iki maçımız vardı daha ve sıradaki rakip Paraguay’dı. Üst tura çıkmamız için bu maçı kesinlikle kazanmamız gerekiyordu. Çünkü daha ilk maçı kaybeder kaybetmez, hemen “en iyi üçüncüler arasında yer alabilir miyiz” diye hesaplar yapılmaya başlanmıştı. Oysa buraya gelirken hesaplar çok da başkaydı. “Gruptan kesin çıkarız ve bu gazla da öncelikle çeyrek final ve ötesine gideriz” diye düşünülüyordu. Ama sonuç yine hüsrandı ve biz bu maçı da kaybediyorduk.
İkinci maçlar sonunda 48 takım arasında 47. sıradaydık ve Tunus’u geçebiliyorduk sadece. Çünkü iki maçta hiç gol atamamış ve 3 gol görmüştük kalemizde. Artık son maçımız kalmıştı ve üstelik bu maç kupaya ev sahipliği yapan üç ülkeden biri olan ABD ile olacaktı. Tamamen bir prestij mücadelesi olarak vereceğimiz bu sınavı son dakikada attığımız gol ile kazanıyor ve “Veni, Vidi, Vici” diye geldiğimiz turnuvadan “eyvah yine bize hüsran var” diyerek ayrılıyorduk.
Şimdi kafada bir çok deli soru vardı ve acaba neden bu büyük turnuvada başarılı olamamıştık?
Biz Turnuva takımı değil miyiz?
Neyi ya da neleri tam yapamıyoruz? Neden hep bir yanımız hep eksik?
Ya da sadece teoride iyiyiz de pratikte ve uygulamada mı yanlış yapıyoruz?
Tüm bu soruların cevaplarını bulmak gerekiyor.
Zira takımın yarısı yurtdışında top koşturuyor ve oynadıkları takımlara bakınca, Avrupa’nın üstdüzey takımları. Bu takımlarda oynadıkları zaman başarılı olabiliyorlar ama Milli Takım’ da beklenen performansı göstermiyorlar.
En büyük sebebi kendimize özgü ve gereksiz şekilde bir “olduğundan fazla gösterme ve büyütme” durumu söz konusu.
Sadece “BİZİM ÇOCUKLAR veya HAYDİ ÇOCUKLAR” gibi gaz ve lafla futbolun olmadığını anladığımızda ve gerçekten özümüze dönüp futbol oynandığımızda başarılı olacağız.
GÜLME KOMŞUNA, GELİR BAŞINA!
Dünya Kupası’ na genel olarak baktığımızda, favori olarak gösterilen ülkelerden biri olan ve Paraguay’a karşı kaybedip elendiğimizde, bizimle adeta dalga geçen Almanya’nın da Paraguay’a elenmesi büyük bir sürpriz oluyordu. Demek ki neymiş “gülme komşuna, gelir başına.” Zira Hollanda elendiğinde de gülmüşlerdi.
FAVORİLER DE ELENİRSE!…
Diğer yandan bugüne kadar düzenlenen tüm Dünya Kupalarına katılma başarısını gösteren, Dünya Kupası’nı en çok kazanan (5 kez), en çok gol atan takım olan (246 gol) ve hemen hemen kupaya katılamayan tüm ülkelerin de desteklediği ve favori olarak gördüğü Brezilya’nın Haaland’lı Norveç’e elenmesi büyük bir yankı uyandırdı. Ama sürpriz olarak karşılanmadı, zira herkes tarafından söylenen bir şey vardı “Brezilya o eski Brezilya değil” ve gerçekten de Brezilya o alıştığımız futbolu oynayan Brezilya degildi. Çünkü bu turnuvaya Avrupa’lı bir Teknik Adam’la Ancelotti ile ve onun seçtiği ama tarihinin en kötü kadrosu ile gelmişti. Bu konuda Brezilya’nın eski Teknik Direktörü Luxemburgo’ nun Norveç maçından sonra söyledikleri adeta ders niteliğinde:
“Brezilya’nın futbol oynamak için Avrupa’ya ihtiyacı yok. Kendi futbolumuza geri dönmeye ihtiyacı var.”
BU ÜLKELERİ ARTIK UNUTMAYALIM
Başta da belirttiğimiz gibi Dünya Kupası atmosferinden ve tadından uzak olan bu turnuvada, Curacao ve Yeşil Burun Adaları gibİ, Dünya Kupası öncesinde isimleri bile bir çok kişi tarafından bilinmeyen ülkelerin gösterdiği başarı ve sergiledikleri futbol gerçekten takdirle karşılanmalı. Aynı şekilde Mısır’ın da oynadığı futbolla hemen herkesin beğenisini kazandığını söyleyebiliriz.
RONALDO ÜZÜNTÜDEN, MESSİ İSE SEVİNÇTEN
Kupanın devamında beklentilerin yüksek olduğu Ronaldo’lu Portekiz de İspanya karşısında son saniyede yıkılıyordu. Bu maç Ronaldo’nun oynadığı ve sahayı göz yaşları ile terk ettiği son Dünya Kupası maçı olarak da tarihe geçiyordu.
Çeyrek finale kalan ülkelere baktığımızda Özellikle Fas’ın gösterdiği üst düzey performans turnuvanın sürprizi olarak değerlendirilebilir. 1966 dan bu yana kupalarda istediğini bulamayan İngiltere Harry Kane önderliğinde tam gaz geliyor bu defa ve kupanın en büyük favorilerinden biri olarak görünüyor.
Yine Mbappe ve Dembele’li Fransa’da Teknik direktör Deschamp’s la beraber bu kupayı bir kez daha almak istiyor.
Diğer yandan son şampiyon Messi’nin Arjantin’i Mısır karşısında adeta ipten döndü. Maçtan sonra Mısır Teknik Direktörü Hoşsam Hassan’ın FlFA ile ilgili yaptığı zehir zembelek konuşma maça adeta damgasını vurdu. Zira ABD li oyuncu Balogun’un gördüğü kırmızı kartın iptali de FlFA’ nın akıları durduran ama Belçika’yı durduramayan tarihi bir skandal kararı olarak Dünya Kupası sayfalarında yerini alacak.
Final maçı adayları ingiltere, Arjantin, Fransa ve İspanya olarak öne çıkıyor ama ilk başta kimsenin aklına gelmeyen Norveç, Fas, Belçika veya İsviçre’den biri de olabilir.
VE.. FAS’ı 2-0’LA GEÇEN FRANSA İLK ÇEYREK FİNALİST

Foto: Hürriyet
Fransa, 2026 Dünya Kupası çeyrek finalinde Fas’ı 2-0 mağlup ederek yarı finale yükseldi.
Mücadeleyi 2-0 kazanan Fransa, turnuvada yarı finale yükseldi.
Kylian Mbappe, 28. dakikada penaltı atışında kaleci Bounou’ya takıldı ve ilk yarıdan gol sesi çıkmadı.60. dakika sahneye Kylian Mbappe çıktı ve Fransa1-0 öne geçti. Karşılaşmanın skorunu belirleyen gol ise 66. dakikada Ousmane Dembele’den geldi. Asisti ise Mbappe yaptı, ancak daha sonra sakatlanarak oyundan çıktı.
Fransa, yarı finalde İspanya-Belçika eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.
Sona doğru yaklaştıkça kupanın o kendine özgü heyecanını hissedeceğiz gibi görünüyor. Yine de bu sekiz ülke arasında olamamanın burukluğu ile önümüzdeki maçlara bakmaya devam edelim. Bu arada maçları anlatan spikerlerimizin maçı heyecanlı anlatmak ile bağırarak anlatmanın arasındaki farkı anlamalarını ve maçı anlatırken, kazanmasını istedikleri takımı belli etmemeleri gerektiğini hatırlatarak, hak edenin kazanacağı bir Dünya Kupası olması temennisiyle, Avrupa Kupalarında ülkemizi temsil edecek takımlarımıza başarılar dileyelim.
İSTİFA EDEN TEKNİK DİREKTÖRLER ve ÜLKELERİ
Gazetelerde çıkan haberlere göre, Turnuvada elenen ülkeler arasında toplam yedi teknik direktörün görevinden ayrıldığı görülüyor:Tunus’ta Lamouchi, Güney Kore’de Hong Myung-bo, İskoçya’da Clarke, Uruguay’da Bielsa, Ekvador’da Becaccece, Hollanda’da Koeman ve Çekya’da Koubek. Bu isimlerin tamamı, takımlarının elenmesinin ardından kısa süre içinde ayrılık kararı alırken, Türkiye cephesinde tablo tam tersi yönde şekillendi. TFF yönetimi ile teknik direktör Montella arasındaki mutabakat, sürecin bu yönde ilerlemesinde belirleyici oldu.
NOTLAR:
* Ev sahibi Ülkelerin 3’ü de elendi (ABD,Kanada ve Meksika)
* Favori gösterilen takımlardan Almanya, Hollanda Portekiz ve Brezilya elendi.
* Çeyrek Finalde Tek Afrika takımı Fas’ın elenmesinden sonra, Avrupa’dan İngiltere, İspanya, Fransa,Norveç Belçika ve İsviçre… Güney Amerika’dan ise Arjantin yola devam ediyor.
***
