Dernekler eliyle adam kaçırma sektörü

Geçtiğimiz günlerde SÖZCÜ gazetesinde yayınlanan Malatya’daki bir Belediye üzerinden  Gri Pasaport’la Almanya’ya davetli olarak gidip geri dönmeyenler haberinden sonra, aynı gazetenin köşe yazarları İsmail Saymaz ile Saygı Öztürk’ün bugünkü yazılarında da işin Van ve Elazığ ilçelerine de sıçradığı ortaya konuldu. 

İşte “İkinci el kamyon için” ve “Dernekler eliyle adam kaçırma sektörü” başlıklı o yazılar: 

İSMAİL SAYMAZ

İkinci el kamyon için…

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde CHP’li belediye meclis üyelerince fark edilen, yurt dışı gezisi görünümlü insan kaçakçılığı skandalı git gide büyüyor.

Kaçakçılık ağı, sanıldığından daha yaygın…

Şu yöntem uygulanıyor:

Kaçakçılar belediyeyle ilişkiye geçerek, yurt dışındaki şirket veya kurumla ortak proje geliştireceklerini ve yurt dışı gezisi düzenleyeceklerini kaydediyor. Belediye üzerinden hizmet damgalı pasaport çıkarılıyor. Listeye kimi belediye yöneticileri ekleniyor. Kaçaklar Almanya’ya ayak basarken, belediyeciler de bu vesileyle kıyak tatile çıkarılıyor.

İddiaya göre organizasyonun başında eski Bingöl Servi Belediye Başkanı Ali Ayrancı var. AK Parti’den milletvekili aday adayı olan Ayrancı, iddiaları reddediyor.

BASKİL, ARICAK, AKÇAKİRAZ 

Malatya Yeşilyurt’un yanı sıra Van’da Tuşba, Elazığ’da Baskil, Arıcak ve Akçakiraz ilçeleri de kaçakçılıkta köprü işlevi gördü.

Akçakiraz Belediyesi’nin 2019 yılı Kasım ayına ait meclis tutanağına göre ‘Almanya ve Türkiye arasında köprü oluşturmak amacıyla’ Göçmenler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile 1 Kasım 2019’da iş birliği protokolü imzalandı.

‘Geleceğimizi Çöpe Atmayalım’ adlı proje kapsamında Almanya’nın Bremen şehrinde çevre ve atık çalışmalarını yerinde görmek ve incelemek amacıyla ikisi belediyede görevli toplamda 48 kişinin 24-30 Kasım 2019’da ağırlanacağı vurgulandı.

İKTİDARIN SAHTE CENNETİ

Göçmenlerle Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin Almanya’da olduğu belirtiliyor. Ancak gerçekte var olup olmadığı bilinmiyor.

AK Partili Belediye Başkanı Sabahattin Kaya, adını vermediği Elazığlı hemşehrisinin aracı olmasıyla protokol imzaladıklarını ve karşılığında ikinci el bir kamyon aldıklarını kabul ediyor. Belli ki bu yöntem, ekonomik açından darboğazda olan belediyeler için kaynak ve imkan oluşturuyor.

Akçakiraz, bir kamyonla yetinmiş.

Kim bilir…

Belki başkaları para aldı.

İktidarın 19 yıllık sahte cennetinin sıvası dökülüyor. Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Irak ve Suriyeli göçmenlerin sığınağına dönen Türkiye, kendi vatandaşlarının kaçmaya çalıştığı bir ülke halini aldı.

Beyazyakalılar, akademisyenler, üniversiteliler ve liseli gençler, yurt dışında bir iş veya eğitim imkanı bulmanın yolunu arıyor.

Kimileri Edirne, Çanakkale ve Ege’den botlarla, kimileri Malatya ve Elazığ’dan sözde yurt dışı gezisi adı altında gidiyor.

Başkan Kaya: Dedik ki iş güç sahibi olsunlar

AK Partili Akçakiraz Belediye Başkanı Sabahattin Kaya, 48 kişinin 2019 yılında Bremen’e kaçırılmasına ilişkin sorularımı yanıtladı.

– Almanya’ya 48 kişiyi göndermişsiniz.

Bir dostun hatırına böyle bir şey yaptık. Yarısında pürüz çıktı. 20 kişi filan gitti.

– Gidenler döndü mü?

Üçü geri geldi.

– Projeyi kim getirdi?

Almanya’da yaşayan Elazığlı bir hemşehrimiz. Buralar dar bir alan, kapalı bir alan. 2-3 üniversitemiz, organize sanayimiz yok. Vatandaş işsiz güçsüz… Dedik buradan giderler, iş güç sahibi olurlar. Bana makul geldi. Burada Türkiye Cumhuriyeti’ne yük olacak insanlar gidiyor. Euro, altın ve dolar gönderiyor. Annesini babasını rahatlatıyor. Bir şeyin kârı zararından fazlaysa doğrudur, helaldir, hoştur. O mantıkla baktım.

– Gidenleri tanıyor musunuz?

Üçünü tanıyorum.

– Hepsi Akçakirazlı mı?

Elazığlı. İlçemizden iki kişi var.

– Yani siz çalışmaları için izin verdiniz.

Evet. Bu insanlar gidecek, gezecek, imkanı olursa çalışacak. Sonradan duyduk ki bu iş bir sektör ve meslek grubu haline gelmiş. Üç dört defa daha böyle teklif geldi. Gündemimize almadık.

– Dönmeyeceklerini biliyor muydunuz?

Bunlar bize dedi ki: “Gideceğiz, alanı göreceğiz, Güzel bir alan çalışmasından sonra gidebilirsek gideceğiz.” Yani gelecekler, anne babalarından izin alacaklar. Benim yardımcım ve meclis üyem de gitti. Onlar da belki gelmeyebilirdi.

– Nasıl gittiler?

Uçakla. Aynı otelde kalmışlar. Vahşi depolamayı ve çöp arıtma tesisini gezdirmişler.

– Bu dernek nerede?

Bilmiyorum.

– Ama protokol yapmışsınız.

Yaptık ama kimdir, nedir, necidir; çok içinde değilim.

– Elazığ’da mı?

Yok, Almanya’da.

– Hemşehrinizle sonradan konuşabildiniz mi?

Konuştum. “Otelden kaçtılar” dedi. Ben daha üzerine düşmedim.

– İki görevliniz anlamamış mı?

Anlamamışlar. Bizimkiler birkaç gün uzattılar. Eş dost akrabaları gezeceğiz demişler. Son iki üç gün onlardan ayrılmışlar.

– Sizi aradılar mı?

Yok. “Pasaportların hepsi geri gelecek” dediler, gelmedi.

– Listeyi kim yapmıştı?

Ben hiç karışmadım.

– Gidenleri görmediniz mi?

Görmedim.

– Listeyi kim yaptı? Almanya’daki hemşehriniz mi?

Evet.

– Bu kişiye çok güvenmediniz mi?

Diyorum ya işte, öyle bir süreçti, bir anda böyle geldi, bir haftalık bir görüşmeydi, yoğunluktan geldi geçti.

– Belediye kasasına bir şey girdi mi?

Evet, bir araç aldılar.

– Ne aldılar?

Bir kamyon.

– Fiyatı ne kadar?

100 bin TL.

– Yeni mi?

İkinci el, canım.

– Siz aslında kamyon karşılığında izin verdiniz.

Bana da cazip geldi. Nasıl olsa benim personelim de gidecek. Fakat sektör haline gelmiş.

SAYGI ÖZTÜRK

Malatya’nın Yeşilyurt İlçesi’nde, belediye meclisi kararıyla yurt dışına gönderilenler, devleti tuşa getirdi, hizmet pasaportu verilip gönderilen kişiler bir daha yurda dönmedi. Bir yerde, kamu kuruluşları kullanılarak kapağı yurt dışına attılar. Bu olayın, öyle sanıldığı gibi bir ilçe ile sınırlı olmadığı anlaşıldı.

Birkaç ay önce bir okurumuz bana gönderdiği iletide, Ankara’nın bir ilçesinde belediye meclisi kararıyla 50’ye yakın kişinin yurt dışına gönderileceğini bildirdi. Belediye başkanını aradım, “Doğru” dedi. Masrafların kim tarafından karşılanacağını sorduğumda, yurt dışındaki dernek olduğunu söyledi. Olay ortaya çıkınca, onun da bu planın bir parçası olduğu anlaşılıyor.

SİSTEM ŞÖYLE İŞLİYOR

Almanya’ya dernek üzerinden götürülüp bir daha gelmeyenlerin sayısının öyle az olmadığı, bu uygulamanın birkaç yıldır devam ettiği anlaşılıyor. Bitlis’te yaşayan, şahsen de tanıdığım okurumuz, dün bazı belgeler gönderdi. Belgeleri inceleyince dedim ki meğer Almanya’da, Türkiye’de ne hayırsever dernekler varmış da haberimiz yokmuş!

Tam anlamıyla bir sektör haline gelen sistemin nasıl işlediğini şöyle anlattı: Bir dernek çıkıyor, yurt dışına 50 kişi göndereceğini duyuruyor. Örgütlü çalışıldığı için başka illerden de yurt dışına gideceklerin kayıtları yaptırılıyor. Yurt dışına gitmek isteyenlerden 10-12 bin Euro alınıyor. Seminer, eğitim, bilgi-görgü artırma gibi gerekçelerle Türkiye’deki dernek, yurt dışındaki bir derneğin davetlisi olarak gitmek istediklerini belirtip ilgili makama başvuruyor. Örneğin, engellilerle ilgili “Engelsiz Yarınlar” projesinden söz ediliyor. Devlet de böyle bir projenin arkasındaki hinliği bilmediği için projeye destek oluyor, protokol imzalanıyor.

Kişi başı 10-12 bin Euro alan yurt dışındaki dernek, Türkiye’de organizasyonuna yardımcı olan dernek yöneticilerine maddi yardım yapıyor. Ayrıca, derneğe destek olduğunu göstermek için elektrik, bir yıllık kirasını da ödüyor.

BİR BELGEDEN OKUYALIM

Almanya’da ne hayırsever dernekler varmış. Bunlardan birisinin Ağrı Doğubayazıt’ta bir dernekle yapılacak proje kapsamında gönderdiği yazıyı okuyalım:

“… ilçesi ile Avrupa arasında bir köprü oluşturmak amacı ile burada ki yerel yönetimler, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile Avrupa’daki STK (Sivil Toplum Kuruluşları) arasındaki iletişim ve diyalog kapsamında, ‘Engelsiz Yarınlar’ adlı proje kapsamında sivil toplum kuruluşları çalışanları, uzmanlık, eğitim, sosyal sorumluluk, bilgi ve tecrübe edinme kapsamında, … Derneği’nden 55 kişiyi en geç 10 gün burada görmek ve ağırlamak istiyoruz. Bu nedenle sizlerin ve ekibinizin burada kaldığı sürede her türlü eğitim ve danışmanlığı ile tüm masrafları tarafımızdan karşılanacaktır. Bu çalışma bir ilk olmakla beraber bundan sonraki dönemlerde kurumunuz ile tekrar farklı projeler yapmak ve yeni çalışmaları birlikte yürütmek istiyoruz. Gereğini bilgilerinize arz eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.”

Bu kez, dernek ilgili müdürlüğe başvuruyor. Başvurunun ekinde bir liste yer alıyor. Listede isimleri bulunan kişilere “Hizmet Pasaportu” çıkarılması isteniyor. Onlar da bu iyi niyetli gibi görünen gezi için pasaport çıkarılması için ilgili birime yazı gönderiyor.

Bu olay Malatya’nın Yeşilyurt İlçesi’nde ortaya çıktı ama bu yeni bir durum değil. Yıllardır başvurulan bir yöntem. İşin içinde belediyeler, bazı kuruluşlar da var. Bu yolla hangi derneğin insan kaçakçılığı yaptığı, bunların kimlere yakın olduğu ortaya çıkarılmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: