Zuhal Aktan: “Müzik bir kültürdür, ama anlayana!” 

“O Aşk Bitti Kalbimde” adlı parçasıyla büyük beğeni toplayan Zuhal Aktan, ses sanatçısı Korcan Yiğit’e verdiği röportajda Türkiye ve yurt dışında müzik camiasında   oldukça  ses getirecek konulara parmak bastı.

Röportaj: Korcan Yiğit – İstanbul / Gazetem.eu (Almanya)

Şarkıcı, Besteci, Şarkı Sözü Yazarı, Gazeteci ve Köşe Yazarı Zuhal Aktan ile müzik piyasasının son durumu ve sanatçıların yaşadığı zorluklara dair bir söyleşi yaptık. Daha çok bir sohbet havasında geçti bu görüşmemiz ve konu konuyu açtı. Konular açıldıkça yaralar da depreşti.. 

KORCAN YİĞİT SORDU, ZUHAL AKTAN ANLATTI:

Korcan Yiğit:Sevgili Zuhal, uzun yıllar müziğe emek vermiş bir sanatçı olarak bugün müzik piyasasının içinde bulunduğu durumu nasıl ifade edersin?

Zuhal Aktan: Evet gerçekten uzun yıllardır müziğin içindeyim. Bugün için yorum yapmam gerekirse, çok acı bir durumda müzik piyasası. Üretimin neredeyse yok denilecek kadar az olduğu, hit şarkıların gittikçe azaldığı, hatta hâlâ eski ama eskimeyen şarkıların tekrar tekrar coverlandığı bir dönem yaşıyoruz. Yeni üretilen ve kayda değer hiç bir şey yok makesef.


MÜZİK KÜLTÜRÜNDE TAHRİBAT!​​​​​​


Korcan Yiğit: Peki, müzik nedir diye sorsam…

Zuhal Aktan: Müzik bir kültürdür. Ancak günümüzde bunu anlayacak ne dinleyici ne de yapım şirketlerinin olmadığını düşünüyorum. Maalesef istisnalar az tabii ki. Yapımcılar gündem yaratacak farklı tarzlar deniyorlar, yenilikler arıyorlar. Ticari olarak bu konuda haklı da olabilirler. Ancak bunu yaparken kaliteden uzaklaşıp, Türk müzik kültüründe tahribat yaptıklarının farkında bile değiller. Tek odak noktaları para kazanmak.

Korcan Yiğit: Sence bu eskiye rağbet neden?

Zuhal Aktan: Eskiden bir âdap vardı. Müziğin makamı, şarkının sözleri, sözlerin müzik içerisindeki uyumu ve anlamı üzerine titizlikle eğilinir, belki bir beste için yıllarını verirdi insanlar. Ama şimdi herkes beş dakikada beste yapıyor oturduğu yerden. Abuk sabuk sözler, manasız cümlelerle dolu şarkıların çöplüğüne döndü piyasa. 

SAHNEDE REPERTUAR  YAPMA ZORLUĞU ÇEKİLİYOR

Korcan Yiğit: Yeni pek çok isim çıktı piyasaya, bir çoğu da cover şarkılarla yer edinmeye çalışıyor. Bu konuda fikrin ne?

Zuhal Aktan: Yahu, isimler yeni ama şarkılar eski. Biz bıktık bu eski şarkıları  söylemekten, cover yapanlar bıkmadı. Herkes işin kolayına kaçıyor tabii. Garanti, banko şarkılar seçip isim yapmaya çalışıyorlar. İnan, sahnede repertuar yapmakta zorlanıyorum. Yeni bir şarkı o kadar az ki…

Korcan Yiğit: Peki müzik yapımcıları sence neden bu konuda duyarlı değil?

Zuhal Aktan: Yapımcı için önemli olan bu kişinin Tik Tok’ta, sosyal medyada fenomen olması, çok tıklanması. Alt yapısı nedir, kimdir, hiç önemi yok. Üstelik bunlara büyük yatırımlar yapılıyor. Türkiye’de parayı kazanan isimler belli zaten. Bu belli başlı isimlerin dışında onların yerini dolduracak kimse çıkamıyor, çıkarılmıyor. Yeni çıkanlar da saman alevi gibi bir parlıyor, bir sönüyor. Tek şarkılık star bunlar. Prodüktör yeni nesil müzik arayışında, mekân sahipleri yeni nesil meyhane derken ne hale geldik.

Korcan Yiğit: Evet, son zamanlarda bu yeni nesil meyhane diye bir trend çıktı. Nedir bu?

Zuhal Aktan: Yeni nesil demek; “Sahneye bütçe ayırmıyorum. Al sana bir Dj, bir darbukacı, iki de oryantal. Kendin söyle kendin eğlen” kafasıdır. Eskiden müziğin kalitesi gözetilirdi, şimdi maliyet hesabı yapıyor mekânlar. “8 parça değil de 5 parça enstruman olsa arkanda” diye müzisyen pazarlığına oturan mekânlar biliyorum. Bizler o şaşaalı eski dönemlerde hayatta olmadığımız için kaçırdık. Geçmiş olsun… Eski mekânlar, eski patronlar kalmadı artık.

Korcan Yiğit: Hiç mi yok kaliteli, müziğe yatırım yapan mekâncı?

Zuhal Aktan: Bu işi hem farklı hem de kaliteli yapan, ünlü isimlere sahne veren iyi işletmeciler de var tabii ki. Örneğin İzzet Çapa gibi.. Kendisini alkışlıyorum. Ama onlar da banko isimleri çıkartıyorlar, yeni isimlere imkan tanıyıp risk almıyorlar. O sebeple maalesef sahnede hep aynı isimleri görüyoruz. 

PANDEMİNİN GETİRDİĞİ YAŞAM ZORLUKLARI

Korcan Yiğit: Türkiye haricinde Avrupa’da da pek çok ülkede sahne aldığını biliyorum. Şu an Avrupa’daki müzik piyasasını nasıl yorumlarsın?

Zuhal Aktan: Yurt dışında da artık kaliteli mekânlar pek kalmadı. Pandemi süreci Türkiye’yi etkilediği gibi Avrupa’yı da vurdu. Tüm müzisyenler, sanatçılar ve bu sektörden geçimini sağlayanlar olarak çeşitli zorluklar yaşadık, hâlâ da yaşamaya devam ediyoruz. Gerçi devletimiz MSG ve MESAM aracılığı ile müzisyenlere 8 ay boyunca 1000 TL pandemi yardımı yaptı,sağolsunlar. Kimi şükretti, kimi yetersiz buldu, o ayrı mesele. Pandemi sürecindeki kapanma ile yaşanan ekonomik darboğaz sebebiyle yakından tanıdığımız kaç tane müzisyen arkadaşımız maalesef evine ekmek götüremediği, borçlarını ödeyemediği için canına kıydı. Pek çok müzisyen kardeşimiz enstrümanlarını sattı. Müziği bırakıp fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı. Bunlar asla unutulmayacak.

Korcan Yiğit: Evet hepimiz için zor bir süreçti pandemi. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum, günahları af olsun inşallah. Şimdi pandemi geçti deniyor ama saat 24.00’ten sonra müzik yasağı hâlâ devam ediyor. Bu konuda ne söyleyeceksin?

YASAKLAR TURİSTLERİ DE ETKİLİYOR

Zuhal Aktan: Müzik eğlence sektöründe çalışanlar biraz rahatlasalar da saat kısıtlaması sebebi ile maalesef iş sıkıntısı yaşıyorlar. Eskiden yemekli mekânlarda ve gece kulüpleri ile barlarda farklı müzisyenler sahne alırdı. Herkes rahat rahat iş bulurdu. Ya şimdi ?

Saat 24.00’ten sonra müzik yasağı sebebi ile pasta küçüldü ve bu durum acımasız bir rekabet oluşturdu. Türkiye bir turizm ülkesi. Müziğimiz ve marka mekânlarımız bizim zenginliğimiz. Müzik emekçilerinin rahatlaması için gerekli iznin çıkması gerekiyor. Hayat pahalılığında evine ekmek alamayan müzisyenlerin durumuna bir hal çare bulunur inşallah. Zaten ülkemizi ziyarete gelmiş bir turiste 24.00 sonrası müzik yasağını anlatmak ta zor…

Korcan Yiğit: Pandemi süreci, sonrasında petrol fiyatlarının artışı, uluslararası nakliye sıkıntıları ve yine Rusya – Ukrayna arasında çıkan savaş ile beraber dünyanın içine düştüğü bu ekonomik krizin ülkemizdeki yansımalarını nasıl değerlendiriyorsun?

Zuhal Aktan: Evet, tüm dünya büyük bir ekonomik kriz içerisinde. Tüm ülkelerde enflasyon problemi başladı. Gıda sıkıntısı, ham madde yetersizliği sebebi ile ticari malların arz sıkıntısı, hepsi üst üste geldi. Evet, tüm dünya halkları bu sıkıntıyı yaşıyor ama ülkemizdeki sıkıntının boyutları maalesef çok daha fazla. En son açıklanan enflasyon rakamına göre paramız günden güne değer kaybediyor, halkın alım gücü azalıyor.

Korcan Yiğit: Haklısın, umarım bir an önce güzel, mutlu günlerimize geri döneriz hep beraber. Çok keyifli bir sohbetti, teşekkür ederim. Son olarak okuyucularımıza söylemek istediğin birşey var mı?

SABIR HERŞEYİN İLACIDIR

Zuhal Aktan:
Sabır herşeyin ilacıdır. Umutsuzluğa düşmeden, sabırla bu günleri hep beraber atlatacağız. Herkese sağlık ve afiyet diliyorum. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Korcan Yiğit: Ben de böyle açık yüreklilik ve içtenlikle sorularıma cevap verdiğin için tekrar teşekkür ediyorum, yeni şarkını ve klibini sabırsızlıkla bekliyorum. O güzel sesini ve eğlenceli sahneni çok özledik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: