HAKAN ORTATEPE’nin kaleminden Türkiye’de Futbola Bakış ile Avrupa ve Dünya Kupası

HAKAN ORTATEPE’nin kaleminden Türkiye’de Futbola Bakış ile Avrupa ve Dünya Kupası

“Dön Baba Dönelim!”

İyisiyle, kötüsüyle yine kocaman bir futbol sezonunu geride bıraktık. Sevinenler, üzülenler, hemen her maç sonrasında hakemlerden şikâyet edenler derken lig bitti. Süper Lig 2025-26 sezonunda şampiyon Galatasaray oldu.

AVRUPA YOLUNDA 5 TAKIM

Süper Lig şampiyonu Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’ne direkt gidecek. Fenerbahçe ise şampiyonluk yarışında geride kaldı ve ikinci sırada yer aldı. Ön eleme maçlarını geçerse Fenerbahçe de Şampiyonlar Ligi’nde yoluna devam edecek. Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu Trabzonspor ile ligi 4. sırada bitiren Beşiktaş, Avrupa Ligi’ne katılmak için mücadele edecek. Başakşehir de Konferans Ligi’ne katılacak.

SÜPER LİG’DE KÜME DÜŞENLER VE TERFİ EDENLER

Ligin son haftasında alınan sonuçlara göre Antalyaspor, Kayserispor ve Karagümrük seneye bir alt ligde, yani TFF 1. Lig’de mücadele edecek.

Yine aynı şekilde Süper Lig’e yükselen takımlar da Erzurumspor, Amedspor ve Çorumspor oldu. İlginç bir şekilde bu defa bir İstanbul takımı bir üst lige yükselemedi. Üç ekip de Anadolu’dan. Bu şekilde daha renkli bir sezon olacak gibi görünüyor.

TFF 1. LİG’E ÇIKANLAR VE KÜME DÜŞENLER

Bursaspor, Batman, Muğlaspor ve Şanlıurfaspor, 2026-27 sezonunda terfi ettikleri 1. Lig’de mücadele edecekler.

1. Lig’den düşen takımlar ise Adana Demirspor, Hatayspor, Sakaryaspor ve Serikspor. Bu takımlar gelecek sezon 2. Lig’de yer alacak.

DURSUN ÖZBEK 3. KEZ SEÇİLDİ… FENERBAHÇE’DE AZİZ YILDIRIM İLE HAKAN SAFİ BAŞKAN ADAYI

Evet, yakında transfer dönemi resmî olarak başlayacak ve takımlarımız yine futbolcu ve teknik direktör arayışlarına girecekler. Yani her yıl olduğu gibi “dön baba dönelim” şeklinde aynı şeyleri yaşamaya devam edeceğiz.

Baktığımızda, mayıs ayında yapılan genel kurulda tek aday olarak 3. dönem seçilen Dursun Özbek başkanlığındaki Galatasaray’da Osimhen ve Icardi’nin akıbetleri henüz tam belli değil. Bu nedenle alternatiflere de bakılıyor. Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olabilmek için kadronun takviye edilmesi şart. Bakalım kimler gelecek, kimler gidecek?

Fenerbahçe’nin başkanlık yarışı tüm hızıyla ve her gün daha da artan bir rekabetle devam ediyor. Geçmişte 20 yıl boyunca Fenerbahçe’de başkanlık yapmış olan Aziz Yıldırım ile yönetim kurulu üyesi ve iş insanı Hakan Safi’nin sürekli olarak “Şu star futbolcuyu transfer edeceğiz, bu yıldız futbolcuyla görüşmelerimiz sürüyor, takımın başına deneyimli bir hoca gelecek ve bu yıl kesin şampiyon olacağız.” şeklindeki söylemleriyle seçim hazırlıkları devam ediyor.

Hatta 38 yaşındaki Lewandowski’nin bile ismi transfer söylentileri arasında geçiyor. Bu şekilde baktığımızda yine geçici çözümler ve yarayı tam iyileştirmek yerine pansuman etme hareketleriyle günü kurtarma ve kısa vadeli başarı hedefleniyor. Her yıl olduğu gibi sezon başladıktan sonraki ilk 5-6 hafta içerisinde alınan sonuçlara göre transfer edilen yeni futbolcuların ve teknik adamın akıbeti belli olacak. Başarısızlık durumunda yine ilk etapta teknik direktör değişikliği gündeme gelecek, akabinde ara transfer döneminde “Şu eksiğimizi giderelim, bu eksiğimizi giderelim.” diye arayışlar içerisine girilecek. Bu eksiklerin neden hiç bitmediği bugüne kadar hiç anlaşılmış bir konu değil. Yani “dön baba dönelim”i yaşamaya devam edeceğiz.

HAVAYA UÇAN PARALAR

Baktığımızda, başarıya aç olunması ve sabırsızlık en önemli iki olgu olarak öne çıkıyor aslında. Bu yüzden uzun vadeli başarı maalesef tahammül sınırları içerisinde yer almıyor ve planlanmıyor. Bu da ne yazık ki çok yüksek meblağlarda harcamalara neden oluyor ve harcanan paralar yine havaya uçmuş, ortada da bir şey yok görüntüsü karşımıza çıkıyor.

Acaba neler yapılmalı? Yapılması gerekenler aslında çok iyi biliniyor ve dile de getiriliyor ama icraata gelince maalesef tersi yapılıyor. Beklentimiz ve ümidimiz tabii ki takımlarımızın Avrupa kupalarında başarı gösterip bize mutluluk yaşatması.

KUPALARIN KUPASI “DÜNYA KUPASI” BAŞLIYOR

Dünya futbolunun en büyük sahnesi olan Dünya Kupası da önümüzdeki günlerde başlayacak ve millî takımımızdan da aynı şekilde bize mutluluk yaşatacak sonuçlar beklediğimizi buradan belirtelim. Çok iyi bir jenerasyon yakaladık. Oyuncularımızın oynadıkları takımlar itibarıyla gerçekten kupaya katılan ülkelerin birçoğundan daha kaliteli bir kadroya sahip olduğumuzu söyleyebiliriz.

DENİZ VE CAN’A AVRUPA ŞART

Burada bir parantez açarak belirtmemiz gerekirse, son oynadığımız Kuzey Makedonya maçına baktığımızda öne çıkan isimler olarak Deniz Gül ve Can Uzun göze çarpıyor ve bu oyuncuları transfer listesine alan takımlarımız da mevcut. Bu iki genç oyuncumuz da kariyerlerinin henüz çok başında ve daha başarılı olabilmeleri için kariyerlerine kesinlikle Avrupa takımlarında devam etmeli. Zira bu şekilde Avrupa’da yıldızı parlayan ve ligimize gelen genç oyuncularımızın nasıl kaybolduklarını yaşayıp gördük. Aynı akıbetle karşılaşmamaları için bu iki gencimizin Avrupa’da devam etmeleri çok daha doğru gibi görünüyor. Zamanı gelince de ülkemizdeki takımlara transferlerini gerçekleştirirler ve toplamış oldukları tecrübelerle bu takımların başarısı için mücadele ederler.

GRUPTAN ÇIKMA ŞANSIMIZ YÜKSEK… FAVORİLER DE BELLİ GİBİ

Millî takımımızdan beklentimiz ilk etapta gruptan çıkmak. Bu konuda yapılan yorumlara göre Türkiye’nin gruptan çıkma şansı hayli yüksek. Daha sonrası kendiliğinden gelecektir. Bu tip turnuvalarda hep bir hedef belirlenip o hedefe ulaşılmalı ve bir sonraki hedefe konsantre olunmalı. Yani “step by step”.

Kupanın favorilerine baktığımızda, tabii ki kadro olarak öne çıkan ilk takım Fransa olarak görünüyor. Ardından, bugüne kadar düzenlenen tüm Dünya Kupalarına katılma başarısı gösteren ve kupayı tam beş kez kazanan tek ülke olan Brezilya ile kupanın gediklileri İspanya, Arjantin ve Almanya’yı sayabiliriz. Sürpriz olarak da İngiltere, Portekiz ve Meksika var.

MAÇ ANLATIMINA DİKKAT

Dünya Kupası heyecanını televizyondan takip edeceğiz. Bir iki cümleyle de televizyonda bu maçları anlatacak olan spikerlerimize seslenelim: Lütfen maçları bağırmadan anlatın.

Bugüne kadar seyrettiğimiz Dünya Kupalarında maçları anlatan ve ilk akla gelen isim elbette Halit Kıvanç. Onun ardından gelen jenerasyonda ise hatırladıklarımız; Necati Karakaya, Tansu Polatkan, İlker Yasin, Abidin Aydoğdu, Ümit Aktan, Murat Ünlü, Öztürk Pekin ve hemen sonrasında da Levent Özçelik, Ercan Taner ve Hüseyin Başaran gibi duayen isimler. Bu isimlere Erdoğan Arıkan ve Kerem Öncel’i de dahil edebiliriz. Bu büyüklerimizden hayatını kaybedenleri rahmet ve saygıyla anıyoruz.

Dünya futbolunun bu en büyük sahnesinde “BİZİM ÇOCUKLAR”dan beklentimizin büyük olduğunu belirtiyor ve başarılar diliyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir